11. Hukuk Dairesi 2009/13016 E. , 2011/14584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2009 tarih ve 2008/41-2009/346 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacı asil ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve davalı avukatı duruşmaya gelmediklerinden temyiz dilekçesinin de süresi içinde
**11. Hukuk Dairesi 2009/13016 E. , 2011/14584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2009 tarih ve 2008/41-2009/346 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacı asil ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve davalı avukatı duruşmaya gelmediklerinden temyiz dilekçesinin de süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan asil dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 30.07.1998 tarihinde Halk Yaşam Dövize Endeksli Yaşam Sigortası başvuru talebinde bulunduğunu, 01.01.1998 tarihinden başlayan poliçe düzenlendiğini, müvekkilinin davalı sigortacının talebi doğrultusunda primlerini her yıl belirlenen şekilde ödediğini, 10-15-20 yıl sonra sigortadan emekli olabileceğini vaat ettiğini, müvekkilinin buna göre primlerini arttırdığını, davalının 03.10.2007 tarihli yazısı ile poliçe süresinin 01.01.2008 tarihide sona ereceğini kapatma formunu imzalayarak müvekkiline gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin süre uzatım talebinde bulunduğunu, sigortacının bunu reddettiğini, müvekkilinin prim ödemesi ve verilen vaatlere göre kandırıldığını, ödenmesi teklif edilen iştira bedelinin ödenen primlerin karşılığı olmadığını, poliçe süresinin uzatılmamasının verilen taahhütlerin yerine getirilmemesinin müvekkilini maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek toplam prim tutarı, kar payı ve tazminattan oluşan toplam 27.756,30. Euro karşılığı 47.843,00.-TL nin 01.01.2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı adına düzenlenen dövize endeksli yaşam sigortası poliçesinin vade tarihi olan 01.01.2008 tarihi itibariyle iştira bedelinin 21.959,64 Euro olduğunu, 37.676,13.-TL karşılığının belirlenecek tediye mahalline ödemeye hazır olduklarını, tediye mahalli tayini talep ettiklerini, davacının diğer istemlerinin yerinde olmadığını, sözleşme ve mevzuat uyarınca iştira bedelinin hesaplandığını savunarak davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam ödenen prim tutarı karşılığında ödenmesi gereken iştira bedelinin 21.959,64 Euro olduğu, bu bedelin karşılığını TL olarak davalı tarafından mahkemece belirlenen tevdii mahalline 28.05.2008 tarihinde ödendiği, davacının başlangıçta talebini dövizden TL ye çevirerek istediğinden bu durumun davalı yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğu, iştira bedelinin dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında tevdii mahalline ödenmiş olması nedeni ile dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu, iştira bedelinin ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar olan süreye ilişkin olarak işleyecek faizden de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıya ödenmesi gereken tutar 37.676,13 TL’nın ödenmiş olduğundan bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına, bu miktar yönünden 01.01.2008 tarihinden ödeme tarihi olan 28,05.2008 tarihine kadar oluşan avans faizi tutarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve davalı vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,aşağıda yazılı bakiye 1.729.30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına. 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi