İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili sigortacı tarafından ... ile sgortalanan araçların, Pondik/Türkiye limanından.../İtalya limanına taşınmak üzere davalı ... ... İşletmeleri A.Ş, ne ait “...” adlı ... gemisine yüklendiğini, 06.02.2008 tarihinde “... “ adlı gemide meydana gelen yangın rizi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1635 KARAR NO : 2025/1928 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/04/2025 NUMARASI: 2014/368 Esas - 2025/232 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ : 30/01/2009 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili sigortacı tarafından ... ile sgortalanan araçların, Pondik/Türkiye limanından.../İtalya limanına taşınmak üzere davalı ... ... İşletmeleri A.Ş, ne ait “...” adlı ... gemisine yüklendiğini, 06.02.2008 tarihinde “... “ adlı gemide meydana gelen yangın rizikosu neticesinde sigortalı araçlar yanarak tam ziyaa uğradığını, yangın rizikosunun gerçekleşmesinde davalının kusurlu olması ve geminin denize, yola ve yüke elverişli olmaması nedeniyle gerçekleşen yangın sonucunda meydana gelen zarardan davalı donatan/tasıyan sorumlu olduğunu, sigortalı ... Ltd. Şti'ye 35.000-TL, VFS Finansal AŞ ye 146.000-TL, .... Şti'ye 37.500-TL, ... Şti'ye 101.000-TL ve 36.000-TL yapılan ekspertiz çalışmaları ve sigorta tazminatları tediye edildiğini beyanla 355.500-TL sigorta tazminatının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek TC Merkez Bankası Avans Faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ... İşletmeleri A. Ş.'ne ait “...” isimli ... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye)/... (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, söz konusu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiva eden akülü-dizel yakıtlı yaklaşık 60 TIR ve kamyon bulunduğu, bu TIR ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağı bulunmadığını, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58- YTL olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açıldığını, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiğini, bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası 2008/151 olup ilk olarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11.HDnin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerektiğinin belirtildiğini, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.ATMnin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay 11.HD nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 esası üzerinden direnme kararı verilerek dosya Yargıtay HGK na gönderildiğini, HGK nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" ne karar verildiği;bu aşamadan sonra 2019/211 esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,iş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulduğunu; bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiğini; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; pilot dava olarak seçilen 2024/215 Esas sayılı dosyasının tarafı olmayan müvekkili ... Şirketi'nin ("Müvekkil Şirket"); işbu dosya üzerinden gerçekleştirilen usul işlemlerine, düzenlenen bilirkişi raporlarına; itirazı, istinafı ve temyizi kabil kararlara karşı bir beyanda ve/veya itirazda bulunma imkanı da söz konusu olmadığından, salt bu kararlara dayanılmak suretiyle eldeki uyuşmazlığın çözümlenmesi karşısında, müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, mahkemenin (bozma kararı öncesi) 2019/211 Esas sayılı dosyasında alınan 25.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalı şirketin ... adlı gemiyi yola elverişli olmadığı halde sefere çıkardığını, dolayısı ile 6762 s. eTTK'nın 1019, 1061 ve 1062. maddeleri uyarınca, kaza ertesinde doğan zararları gidermekle yükümlü olduğu yönündeki tespitler uyarınca, davalı ...'nun Müvekkil Şirket'in dava dışı hak sahibine ödediği tutarları donatan sıfatı ile rücuen tazmin yükümlülüğü bulunduğunu, Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde; gemide çıkan yangının, sefer başlangıcında mevcut olan çeşitli elverişsizlikler yüzünden yayıldığı ve denetim altına alınamayarak gemideki bütün araç ve yüklerin zayi olmasına yol açtığını, bu elverişsizliklerin sefer başına kadar tedbirli bir taşıyanın göstereceği özenle saptanmasının mümkün olduğunu, taşıyanın olası elverişsizlikleri saptama konusunda hizmetlerinden yararlandığı kişilerin ihtimallerin de sorumlu olacağını, kaldı ki yangının elverişsizlikten kaynaklanmamış olmasının taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağının ifade edildiğini, alıntıladığı bilirkişi ve uzman görüşlerinin doğruluğunun, eldeki dosya bakımından da tevsik edilebilmesi bakımından dosyanın alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi ile birlikte rapor düzenlenmesi talebinde bulunulmuş ise de mahkemece gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, müvekkili şirketin sigortalısına ait yüklerin taşıyıcısı konumundaki ... ..AŞ'nin eTTK'nın 1061. maddesinde öngörülen şekilde kusursuzluğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle taşıyıcı sıfatıyla; ...'nın sigortacısı konumundaki diğer davalı ... Limited Şirketi'nin ise davalının sigortacısı sıfatıyla, müvekkili şirketin ödediği tutarlardan (müteselsilen) sorumlu olduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davacı tarafından sigortalılarına ait beş aracın davalı şirket tarafından işletilen ...gemisinin endik-... seferini yapmakta iken sefer esnasında içinde ki 202 adet yüklü araçlar ile birlikte yanarak batması tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında davalı Donatan'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür. Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından pilot davada toplanan tüm delillerin, alınan ifadelerin alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangının başladığı ve müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini, geminin yangın olayından evvel denize elverişsizliğinin tesbit edilebileceğini bu yolda bir inceleme yapılmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkeme kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez yargıtay bozma ilamlarına konu olmuş, yargılama sürecinde 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalı Donatanın kusurlu bulunmadığına, denizde bir geminin başına gelebilecek risk niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde; bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği ;yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporlarında gemide teknik kusur tesbit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır. Bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle "geminin yola elverişli olduğu donatanın kusuru" bulunmadığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 15-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/11/2025