T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:11/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:11/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 13/04/2019 - 2020 yürürlük dönemli genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, 21/01/2020 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araçın pert-total hale geldiğini, davalı/borçlu ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta dosyası üzerinden yaptığı incelemede, aracın bulunduğu serviste onarım bedelinin 293.051,42 TL olarak belirlediğini ve ... plakalı aracın pert-total olmasına karar verdiğini, müvekkili tarafından zararlarının karşılanması için 22/01/2020 tarihinde davalı sigorta kuruluşuna müracaat edildiğini, aracın kaza tarihinde rayiç değeri olan 630.000,00 TL’nin ödenmesi talep edilmiş ise de, sigorta kuruluşu tarafından 535.000,00 TL ödeme teklif edildiğinden davalı sigorta kuruluşuyla anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketi tarafından, müvekkili şirkete bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin taleplerinin davalı sigorta kuruluşu tarafından karşılanmadığından, müvekkili tarafından 18/03/2020 tarihinde kendi talepleri ile sigorta kuruluşunun teklifi arasındaki uyuşmazlık tutarı olan 95.000,00 TL’nin ödenmesi için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonunun ..., K-... dosyasında alınan 11/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda;“… aracın ekli eksper raporundan da anlaşılacağı üzere onarımının ekonomik olmayacağı ve araca pert – total işlem yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.…” şeklinde görüş bildirildiğini ve aracın 21/01/2020 günü meydana gelen kazanın 1 gün öncesindeki araç rayiç değerinin 616.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun ..., K-... Karar sayılı dosyasında“...95.000,00TL tazminatın davalı sigorta kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine hükmedilmiştir.…” şeklinde karar verildiğini, işbu karara davalı/borçlu sigorta kuruluşu tarafından İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz edilmiş ise de itirazın reddine karar verildiğini, 95.000,00TL'nin kabulüne ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu kararının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konulduğunu, anılan kararda bahsedilen müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarının ise, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ..., K-... dosyasında alınan 11/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile işbu dosya takip dayanağı yapılmak suretiyle, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibine konulduğunu, buna göre, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ..., K-... dosyası ile rayiç değeri 616.000,00 TL olarak hesaplanan ve fazlaya ilişkin haklar baki kalmak kaydıyla taleple bağlılık ilkesi uyarınca, 95.000,00 TL'nin kabulüne karar verilen işbu dosya dayanak yapılmak suretiyle; fazlaya ilişkin 521.000,00 TL'nin rizikonun sigorta kuruluşuna ihbar edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin 23/11/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı/borçlu tarafından 25/11/2020 tarihinde borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe konu borcu Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ..., K-... Karar sayılı kararı ile sabit hale geldiğinden, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle davalının Denizli 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının takip tutarı 571.422,81 TL’nin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafından ilamsız icra takibine konu edilen bilirkişi raporunun tanzim edildiği Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... numaralı dosyasının taraflarınca temyiz edildiğini hali hazırda temyiz yargılamasının devam etmekte olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, usule ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek üzere, dosyanın alanında uzman sigorta eksperine tevdii ile birlikte dava konusu araçta meydana gelen hasar miktarının Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ve müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi gereğince belirlenmesi gerektiğini, yine aracın hasar tarihindeki piyasa rayiç değerinin uzman sigorta eksperince belirlenmesinin zaruri olduğunu, müvekkili şirket nezdinde görevlendirilen ekspertizce Kasko Sigortası Genel Şartları ile poliçe özel şartları doğrultusunda, aracın hasar tarihi itibari ile rayiç değerinin belirlendiğini ve davacının hak ettiği tazminat tutarının hesaplandığını, dava konusu trafik kazasının müvekkili şirket nezdinde “Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi” ile sigortalı ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçların çarpışması neticesinde meydana geldiğini, müvekkili şirketçe sigortalıya yapılan ya da yapılacak ödemelerin rücusunun, kusur oranları doğrultusunda işbu şirketten talep edileceğini, bu nedenle kusur oranlarının tespitinin zaruri olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması halinde işbu tazminat tutarının davacı tarafça avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan “Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi”nde açık bir şekilde davacıya ait aracın kullanım türünün hususi olduğunun belirlendiğini, bu durumda davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, bu nedenlerle öncelikle derdestlik itirazları doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı hususunda uzman sigorta eksperi bilirkişiden rapor hazırlatılmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 24/07/2010 tarihli ... - ... Esas ve Karar sayılı dosyasında talep konusu edilen uyuşmazlık "davalı sigorta kuruluşuna Kara taşıtları Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta 21/01/2020 tarihinde meydana gelen hasara ilişkin olarak 95.000,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta kuruluşundan tahsili" talebidir. Sigorta Tahkim Komisyonu'nda alınan 11/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "aracın rayiç değerinin 616.000,00 TL" olduğu tespitine yer verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararda "... Bilirkişi görüşü esas alınarak 21/01/2020 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle başvurana ait aracın kaza öncesi rayiç değerinin 616.000,00 TL olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin 616.000,00 TL'den sorumlu olduğu, ancak başvuran tarafından 95.000,00 TL taleple komisyona başvuru yapılmış olması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taleple bağlılık kuralı gereği 95.000,00 TL tazminatın davalı sigorta kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine hükmediği belirtilmiştir. Karara karşı itiraz edildiği, itiraz üzerine yapılan inceleme neticesinde 24/07/2020 tarihinde itirazın reddine kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Mahkememiz dosyasında ise talebin 21/01/2020 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle davalı sigorta şirketinin davacıya ait aracının pert olması sebebiyle kasko poliçesi kapsamında rayiç bedelin bakiye sorumluluğuna ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu'nda aynı kaza sebebiyle kısmi olarak dava açıldığı ve davanın ıslah edilmeksizin hükme bağlandığı ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemeniz dosyasındaki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu'nda görülmekte olan dava her ne kadar aynı kazaya dayanmakta ise de fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmak suretiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaat edildiği görülmektedir. Davacı tarafından Tahkim Komisyonu'nda kısmı dava açılmıştır. Bu sebeple mahkemenizde görülmekte olan dava ek dava mahiyetinde olup iki dosya açısından derdestlik durumunun oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkememizce hasar dosyasındaki bilgi ve belgeler getirtilerek dosyanın makina ve sigorta hukuku alanında uzman ve hesap bilirkişine tevdi edilerek; kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle rapor aldırılmıştır. (17. Hukuk Dairesi 2016/17651 Esas 2019/6930 Karar). Mahkememizce hüküm kurmaya yeterli görülen Sigorta Eksperi ... ve Hesap Uzmanı ...'nın 20/01/2022 havale tarihli raporu ve ... tarihli bilirkişi ek raporunda, ... plakalı aracın 21/01/2020 tarihli kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 580.000,00 TL olduğu, aracın hasarlı olarak sigorta şirketine terk edilmesi suretiyle bu tutar üzerinden pert işlemi yapılmasının uygun olduğu, tahkim komisyonu tarafından karara bağlanan 95.000,00 TL'nin mahsubu ile davaya konu Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip tarihi olan 18/11/2020 itibari ile; 485.000,00 TL asıl alacak, 47.121,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak miktarının 532.121,40 TL olarak tespit edilmesi karşısında davacının davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, takibe konu alacak, mahkemece aldırılacak hasara ilişkin raporlar sonucu belirlenebilir bir alacak olup, likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmekte ise de, davalı sigorta şirketi tarafından davacının ilk başvuru tarihi itibari ile kendi sigorta eksperine yaptırdığı tespit sonucunda belirlenen 535.000,00 TL'nin ödenmesi kabul edilerek davacı yana bu bedelin ödenmesi teklif edilmiş olup, davacı tarafından davaya konu takip talebinde 521.000,00 TL asıl alacak talep edilmekle ve davalı tarafından tüm takip çıkışına itiraz edildiği dikkate alındığında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 485.000,00 TL asıl alacak, 47.121,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 532.121,40 TL üzerinden itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 485.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın rayiç değerinin eksik hesaplandığını, aracın kaza öncesi rayiç değerinin 616.000,00 TL olduğunu, bu tutarın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bilirkişi tarafından aracın donanım özellikleri göz önünde bulundurulmaksızın rayiç değer tespitinin yapıldığını ve bunun da aracın gerçek değerinden eksik hesaplanmasına neden olduğunu, mahkemece usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından ilamsız icra takibine konu edilen bilirkişi raporunun tanzim edildiği Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... numaralı dosyasının hali hazırda temyiz yargılamasının devam ettiğini, başvuru konusu olay ve istemlerle alakalı bir davanın bulunduğunu, işbu davanın açılması için mevcut olması gerekli dava şartının noksanlığı sebebiyle usul ve hukuka aykırı davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Km kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılmaksızın yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen hasar tutarlarının son derece fahiş olduğunu, mahkemece, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan karar verildiğini, sigortalının aracında meydana gelen hasar miktarının itirazlar neticesinde farklı bir uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan, kusur oranları hesaplanmadan hatalı olarak hüküm kurulduğunu, davacı tarafın kaza sonucu meydana gelen hasara ilişkin istemine istinaden her ne kadar ekspertiz raporu tanzim edilmiş ise de, söz konusu tutarların uzman bir sigorta bilirkişi eksperi tarafından da inceleme yapılarak gerçek tutarın belirlenmesi gerekeceğinden, alacağın likit bir alacak olmadığını, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, sigortalının kasko sigortacısına karşı kasko bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Eldeki dava açılmadan önce davacı tarafından hasar bedelinin tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava şeklinde 95.000,00 TL'nin tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru sonucunda, davacının aracında oluşan hasar bedelinin KDV dahil 616.000,00 TL olduğu belirtilerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 95.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Yine, alacağın bir kısmı için dava açılabilir. Bir başka ifade ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşulu ile de ek dava açılması olanaklıdır. Ek dava ise, asıl dava kesinleştikten sonra ya da zamanaşımını kesmek gibi amaçlarla asıl dava kesinleşmeden önce açılabilmektedir. Somut olayda, davacı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nda açılan kısmi dava tutarını aşan miktar için başlatılan icra takibine davalı tarafın vaki itirazının iptalini talep etmiş olup, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının eldeki ek dava için kesin hüküm sonucu doğurması mümkün değildir. Kısmi davada hüküm altına alınmayan hasar bedeli yönünden davacının icra takibi yapması veya ek dava açması mümkündür. Bu sebeple davalı tarafın buna ilişen istinafının reddi gerekmiştir. Buna karşın mahkemece alınan bilirkişi raporunda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 24/07/2020 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararına dayanak yapılan bilirkişi raporu değerlendirilmediği gibi bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğundan söz edilemez. Dosyada alınan rapor ile Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alınan rapor arasında çelişkiler mevcut olup bu çelişkiler giderilmemiştir. Bu sebeple taraf vekillerinin buna ilişen istinaflarının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; davanın tazminat davası oluşu nazara alındığında alacak likit olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuş davalının buna ilişen istinafının kabulü gerekmiştir. Mahkemece yapılacak iş: kesinleşen Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti dosyası dosya arasına alınmak suretiyle, mevcut bilirkişi heyetinden ya da yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinden Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti dosyasında alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek, tarafların iddia ve itirazlarını karşılar mahiyette, bilimsel verilere uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 09/09/2022 tarihli ve ... numaralı 1.050.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...