11. Hukuk Dairesi 2008/9657 E. , 2010/1053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2006/105-2008/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki
**11. Hukuk Dairesi 2008/9657 E. , 2010/1053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2006/105-2008/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin bal emtiasını içeren "ZARA" ibareli markanın sahibi olduğunu, anılan markaya iltibas ve tecavüz oluşturan davalı Birliğin " ZARA BALI" ibareli menşe adını içeren coğrafi işaret tescil başvurusunun Resmi Gazetede yayınlanmasını müteakip, başvurunun müvekkili adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturacağı, ayrıca coğrafi işaret tescili için gerekli nitelikleri taşımadığı gerekçesiyle itirazda bulunulduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın itirazı reddedip, bu karara karşı gerçekleştirdikleri itiraz hakkında bir karar da tesis edilmeden, tescil başvurusunun hukuka aykırı olarak kesinleştirdiğini ve coğrafi işaret tescil belgesinin davalıya gönderildiğini ileri sürerek, "ZARA BALI" ibareli coğrafi işaret tescil başvurusunun tesciline ilişkin TPE. kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, 544 sayılı KHK’ nin 1 ve 3. maddeleri ile 555 sayılı KHK’nin 6. maddesi gereğince coğrafi işaret tescil görevinin kurumlarına ait olduğunu, coğrafi işaret tescil başvurusunun Resmî Gazetede de yayının müteakip gerçekleşen itirazın reddi üzerine kesinleştiğini ve bu nedenle tescilinin hukuka uygun bulunduğunu, zira 555 sayılı KHK’ nin Markalar Dairesi'nin itirazın reddine dair tesis etmiş olduğu kararlara karşı ilgililerin itirazınayer vermediğini, davacının bal emtiasını içeren tescilli markasının bulunmasının coğrafi işaretin tesciline engel oluşturmadığını, "ZARA BALI" ibareli işaretin menşe adı olarak coğrafi işaret tescili için gerekli nitelikleri taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Birlik vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkememece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin, bal emtiasını da içeren "ZARA" ibareli tescilli markanın sahibi olduğu, davalı Birliğin "ZARA BALI" ibareli menşe adını içeren coğrafi işaret tescil başvurusunun 09.12.2003 günlü Resmî Gazete’ de yayınlandığı, davacı şirket tarafından başvurunun reddi arzusu ile itirazda bulunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın davacı itirazını reddettiği, bu sırada coğrafi işaret tescil belgesini düzenleyerek başvurucu davalıya gönderdiği, davacı muterizin itirazın reddine dair Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kararına karşı itirazının gerek dava tarihinde ve gerekse kararın tesis edildiği tarihe kadar incelenmediği, Markalar Dairesi tarafından verilen ret kararının kesin olmadığı, bu nedenle başvurunun coğrafi işaret sicilindeki kaydın hâlen geçici olduğu, işlem ânında yürürlükte bulunan 544 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 ve bu Kararname yerine yürürlüğe konulan 06.11.2003 gün ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kenar başlığını taşıyan 10. maddesi uyarınca, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun kararlarının Enstitünün nihaî kararı olduğu ve bu kararlara karşı ilgilinin mahkemede dava açılabileceği, bu nedenle yasal süre içerisinde gerçekleşen itirazı hakkında bir karar verilmeden, coğrafi işaret tescil başvurusunu kesinleştirme işleminin hukuka uygun bulunmadığı, davalı başvurusunun konusunun menşe adı olarak tescil edildiği, bunun yanında ticaret konusu yapılabilecek ve ticari amaçla kullanılabilecek nitelikte bal ürününe ilişkin bulunduğu,"ZARA" ibaresi ile "ZARA BALI" ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları ve her iki sınaî hakkın da bal emtiasına ilişkin olduğu,556 sayılı KHK’ nin 7/c ile 555 sayılı KHK’ nin 2/5. maddesi hükümleri göz önüne alındığında, bir coğrafi yer adının marka olarak tescil edilmiş bulunmasının, sonradan gerçekleşecek coğrafi işaret tescil başvurusunu engelleyemeyeceği, başvuru konusunun menşe adı olarak tescil edilmesi sebebiyle; bu işaretin tescili için coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması zorunluluğu bulunduğu, yani sınırları belirli bir coğrafyadan kaynaklanması gerektiği, Zara Balı ibareli başvurunun konusu bal ürününün Zara ilçesi sınırları içerisinde üretildiğinin ifade edildiği, oysa nitelikleri belirlenen ürünün anılan coğrafi sınırlar dışında da aynı vasıfları taşıyacak biçimde üretilmesinin mümkün olduğunun anlaşıldığı, yine anılan bal ürününün tanımlanan ayırt edici özelliklerinin, Zara ile aynı bölge ve iklim özelliklerine sahip, benzer bitki örtüsünü içeren komşu il ve ilçelerde üretilen ürünlerden bir farkının bulunmadığı, bundan başka ayırt edici nitelikleri taşıyan ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılması zorunluluğunun bulunduğu, anılan işaretin menşe adı olarak coğrafi işaret biçiminde tescili için iki şartın eksik bulunduğu, en azından tescil belgesindeki nitelendirme ve bölge sınırlandırmalarının bu konuda yeterli olmadığı, bu nedenle "ZARA BALI" ibareli işaretin, gerçekten coğrafi işaret olarak tescil edilebilme koşulları varsa bile; tescil belgesindeki tanımlama ve sınırlamalarla menşe adı olarak tescili için yeterli hukukî koşulların bulunmadığı, bir işaretin menşe adı olarak tescili için, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan veya bölgeden kaynaklanan bir ürünün, tüm veya esas nitelik veya özelliklerinin belirlenen bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanması zorunluluğunun bulunması ve mahreç kaydı tescilinden farklı olarak, belirgin ünü’ nün bulunmasının tescil için yeterli olmaması sebebiyle "ZARA" ilçesinin bal ürünü için bir ününün bulunmasının da iş bu tescile yeterli bulunmadığı, anılan nitelikleri taşımamasına karşın, davacının itirazları reddedilerek, menşe adı coğrafi işaret olarak tescilinin kesinleştirilmesine ilişkin Markalar Dairesi Kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiye, davanın kabulüne, dava konusu coğrafi işaret tescil başvurusunun kesinleştirilmesine ilişkin Markalar Dairesi Kararının İptaline karar verilmiştir. Kararı, davalılar (ayrı ayrı) vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ayrı ayrı tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin ayrı ayrı bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 20,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 25,70 TL harcın ise temyiz eden davalı Zara Kaymakamlığı'na iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.