İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2026 Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin 01.03.2024 tarihli GIB ... nolu 22.03.2024 tarihli ...No.lu fatura karşılığı toplam davalı borcunun 174.709- TL olduğunu, davalı tarafından borcuna…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/550 KARAR NO: 2026/675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2026 NUMARASI: 2024/442 Esas - 2026/96 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2026 Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin 01.03.2024 tarihli GIB ... nolu 22.03.2024 tarihli ...No.lu fatura karşılığı toplam davalı borcunun 174.709- TL olduğunu, davalı tarafından borcuna karşılık toplam 65.000- TL tutarında (50.000- TL çek, 15.000- TL kredi kartı) ödeme yapıldığını,bakiye alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, beyan ederek davalının İstanbul.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyanın itirazının iptaline, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili; asıl davada ki vakıaları tekrar ederek İstanbul.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu bu nedenle İstanbul Anadolu ... ATMnin 2024/442 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, aynı zamanda İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile de takip başlattıklarını ve davalının takibe itiraz ettiğini belirterek; öncelikle davanın İstanbul Anadolu 13. ATMnin 2024/442 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin karavan imalatıyla ilgilendiğini, davacı şirkettin bu imalat için gerekli olan demir çelik malzemelerinin tedarik edildiği firma olduğunu, davalı yanın, davacı şirketten imalatı için gerekli malları tedarik ettiğini, siparişe konu ürünlere ilişkin ödemeleri ve hatta ürünlerin nakliye ödemelerinin dahi davacı şirkete yapıldığını, dosyada mevcut whatsapp yazışmalarında da bu hususun sabit olduğunu, davalının dava konusu faturalarda belirtilen ürünleri teslim almadığını, haliyle almadığı malın ödemesini de yapmadığını, yine ürünlerin miktarı ve birim fiyatları noktasında taraflar arası ihtilaf bulunduğunu, fatura muhteviyatındaki malların davalı yana teslim edildiğinin ispatı gerektiğini, ispat külfetinin davacı yanda olduğunu beyan ederek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; tarafların usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafça hizmet olgusunun ispatlandığı ve davacı tarafın davalı taraftan alacağı olduğu, davalı tarafça borcunu ödediğine dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, her ne kadar 3095 sayılı yasaya göre faaliyetin ticari iş sayılması ve avans faizi talep edilebilmesi mümkün ise de, davacı tarafça takip talebinde yasal faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilebileceği, davacının asıl davada 23.818,70- TL, birleşen davada 85.890- TL alacağı olduğu tespitiyle beraber, asıl davada, davalının İstanbul.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 23.818,70- TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına; birleşen davanın kabulüne, davalının İstanbul.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın toplam 85.890-TL asıl alacak üzerinden iptaline,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl ve birleşen davada alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen miktarlar üzerinde %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket temsilcisi; davacı taraf yalnızca fatura kayıtlarına dayanarak alacak talebinde bulunduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamadığı, mal tesliminin sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya teslim alan imzası ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafın malların teslim edildiğini ispatlayan bir belge sunamadığını, davacı taraf teslim belgesi, sevk irsaliyesi, teslim alan imzası veya taşıma belgesi sunamadığını, teslim ispatlanmadan alacak hükmü kurulamayacağını, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bilirkişi yalnızca taraf defterlerini ve fatura kayıtlarını incelediğini, ticari defter kayıtları tek başına borcun varlığını kanıtlamadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, kararının kaldırılmasına, davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Asıl dava, İstanbul....İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına, Birleşen dava,İstanbul....İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı asıl davada; 88.819-TL, birleşen davada 85.890-TL bedelli faturayı takibe konu etmiştir. Asıl davada davalının 50.000-TL çek ödemesi +15.000-TL kredi kartı ödemesi toplamı 65.000-TL düşülerek kalan 23.818,70 TL için itirazın iptaline karar verilmiş, karara karşı davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK'nın 341/2, HMK'nın Ek 1.maddesine göre 1.1.2024 tarihinden itibaren miktar veya değeri 28.250-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu itibarla asıl davada verilen karar kesinlik sınırı içinde bulunduğundan davalı şirketin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2024 yılında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının 2024 yılında düzenlediği takiplere konu edilen iki adet 01.03.2024 tarihli 88.819,50-TL bedelli, 22.03.2024 tarihli 85.890-TL bedelli faturalardan sonra davacının ticari defterlerinde iki faturadan bakiye 109.708-TL fatura bakiyesinin kaldığı hesaplanmıştır. Davalının ticari defterlerinde ise davacının iki ayrı faturası ile birlikte 2023 yılından gelen 19.050-TL alacak devrinin davacıda kaydı bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen 28.03.2024 tarihli fatura içeriği 1987 kg saç, 7 adet 50x100 profil olduğu, anılan faturanın açıklama kısmında "50.000-TL çek ödemesi, 15.000-TL kredi kartı ödemesi 65.000-TL olarak fatura kesilecek "açıklaması bulunduğu, buna göre davalıya mal faturası düzenlenmiş ise de davacı tarafça düzenlenen 01.03.2024 tarihli faturasının iadesi niteliğinde olduğu; yine aynı tarihte davalı tarafından "2 adet paslanmaz çelik depo"ibareli 28.03.2024 tarihli fatura düzenlediği, bu faturanın davacının ticari defterlerinde kaydı bulunmadığı, teslim belgesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre; davacının ikinci faturası davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup; itiraza uğramadığı belirlenmiştir,Davalı şirket fatura içeriğinin tesliminin kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı sözleşme yapılması gerekmemektedir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bu halde, 22.03.2024 tarihli 85.890-TL bedelli fatura içeriği malların teslim edildiği ispatlanmıştır. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş,fatura karşılığında davacıya tebliği ve içeriğinin teslimi kanıtlanamayan faturasının ticari defterlerine kaydederek fatura bakiyesini sıfırladığı anlaşılmakla davalı şirketin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve irsaliyelerin her iki tarafın e-defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya birleşen davada 85.890-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346/1 gereği USULDEN REDDİNE, birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Birleşen davada alınması gereken 5.867,14-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.873,54-TL harcın mahsubu ile kalan 3.993,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 395-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2026