T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/114 KARAR NO: 2026/93 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02.12.2025 tarihli ek karar. NUMARASI: 2025/617 D. İş - 2025/664 K. İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/ DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/114 KARAR NO: 2026/93 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02.12.2025 tarihli ek karar. NUMARASI: 2025/617 D. İş - 2025/664 K. İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/ DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen ...12.2025 tarihli ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; borçlu ile alacaklı müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, iş bu ilişkiye binaen cari hesap sürdürüldüğünü, iş bu cari hesap ilişkisine ait alacaklı müvekkili tarafından borçlu firma aleyhine birçok fatura kesildiğini, bu faturalara borçlu tarafından hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, cari hesap ilişkisi sonucunda alacaklı ile borçlu arasında mutabakat imzalandığını, 04.08.2025 tarihi itibariyle mutabakat ile sabit olduğu üzere müvekkili alacaklının şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 75.260,10 TL alacağını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, irsaliyeli fatura örnekleri ve cari hesap mutabakatı dikkate alındığında ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat kuralının fazlasıyla yerine getirildiğini, borçlu hakkında İstanbul ....İcra Dairesinin .... Esas numarası ile takip başlatıldığını, borçlunun icra takibinden haberdar olduğu takdirde mallarını kaçırmasından endişe ettiklerini ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, İstanbul ... İcra Dairesi .... Esas dosyasından infazına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği ....10.2025 tarihli değişik iş kararında; "...Talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin asılları ile ihtiyati haciz talep edenin onayladığı aslına uygun fotokopilerin incelenmesi sonucunda; borcun rehinle temin edilmediği, vadesinin geçtiği ve ödenmediği hususları anlaşıldığından talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, talebin kabulü ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep edenin ileride ihtiyati haciz de haksız çıkması halinde borçlu/borçlular ile üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydı ile ihtiyati haciz isteyen alacaklının şimdilik talebe konu alacak olan 75.260,10 TL'nin %15 (yüzde onbeş) oranınına isabet eden 11.289,01 TL miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki bir başka bankaya ait teminat mektubu olmak kaydı ile) yatırdığında veya ibraz ettiğinde borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; huzurdaki ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemeden alındığını, somut uyuşmazlık bakımından ilamsız icra takipleri için yetkili olan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin, ihtiyati haciz talepleri için de yetkili olduğunu, ilgili ihtiyati haciz kararına konu ilamsız icra takibinin İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile ikame edildiğini, HMK'nin 6. maddesinin kıyasen uygulanması sonucunda ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesi; borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, kesin hüküm bulunmayan hallerde; ilamsız takipte borçlunun takip tarihindeki ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi yetkili olduğunu, eldeki bilgiler ışığında, yetkili icra dairesi Bakırköy İcra Daireleri olup ilgili yetki kuralı dikkate alındığında yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun görüleceğini, somut olayda ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin cari ekstre uyarınca ihtiyati haciz talep eden şirkete yönelik 96.757,93-TL ödeme yaptığını, bu nedenlerle; itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili, itiraza cevabında özetle; cari hesapların para borçlarını içerdiğini, bu para borcunun ise taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklandığını, söz konusu para borcunun ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğunu, HMK madde 10 uyarınca mahkemenin yetkili olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı itirazının da mesnetsiz olduğunu, her hangi bir ispat aracı kullanamadıklarını belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 02.12.2025 tarihli ek kararında; "... Tüm dosya kapsamı ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda, öncelikle karşı tarafın yetki itirazı bakımından; ihtiyati haciz kararına konu alacak faturalara dayalı cari hesap bakiyesine ve mutabakata ilişkin olup, TBK'nın 89, HMK'nın 10. maddeleri uyarınca para borcunun ifa yeri olan alacaklının ikametgahı veya genel yetki kuralı gereğince borçlunun yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, alacaklının yerleşim yerinin Şişli/İstanbul olması nedeniyle mahkememizin yetkili olduğu, her ne kadar icra dosyasında borçlu tarafından yapılan yetki itirazının alacaklı tarafından kabul edilmesi nedeniyle icra dosyasının Bakırköy'e gönderildiği anlaşılmış ise de, icra dosyasında alacaklının yetki itirazını kabul etmesinin mahkememizi bağlamayacağı gözetilerek yetki itirazı kabul görmemiştir. Karşı tarafın borca itirazı yönünden; ihtiyati haciz talep eden ve aleyhine ihtiyati haciz verilen tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde, mutabakat sözleşmesi ve tüm dosyanın tetkikinden; ihtiyati hacze konu 05/08/2025 tarihli 75.260,10 TL bedelli mutabakat metninden sonra karşı tarafça 02/11/2025 tarihinde 96.757,93 TL tutarında "cari hesap kapama" açıklaması ile ödeme yapıldığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ayrıca karşı tarafça yapılan ödemenin, mutabakat metninde kararlaştırılan alacağa mahsuben yapıldığı iddiası bulunduğundan 75.260,10 TL alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, karşı tarafça yapılan itirazın kabulü ile, mahkememizin 30/10/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın kabulü ile mahkemenin 30/10/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında borcun muaccel olduğu tarihte ticari ilişki bulunmakta olup işbu ilişkiye binaen cari hesap sürdürüldüğünü, aralarında bulunan cari hesap ilişkisine ait alacaklı tarafından borçlu firmaya birçok fatura kesildiğini, faturalara borçlu tarafından hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının hatalı olduğunu, haczin şartlarının oluşmadığına dair ispat yükünün karşı yan üzerinde olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, borcun herhangi bir şekilde rehinle temin edilmediğini, cari hesabın vadesinin de geldiğini, bu durumda ise karşı tarafın iddia ettiğinin aksine ihtiyati haciz uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, karşı tarafça ihtiyati hacze konu alacak bakımından ödeme yapıldığı iddia edilmişse de bu iddianın hiçbir şekilde ispatlanamadığını, dekonttaki açıklamanın davaya konu alacağa ilişkin olduğu hakkındaki tahmine dayalı kabul sonucu verilen kararın hukuka aykırı oluğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, karşı tarafça yapılan ödemenin öncelikle icra dosyasındaki fer'ilere mahsup edileceği ve yapılan ödemenin ana para borcunu dahi karşılamadığının da icra dosyasına bakıldığında açıkça görüleceğinin icra dosyasında ana para borcunun 98.900,33 TL olduğunu, aleyhe hükmedilmiş olan yargılama gideri ve vekalet ücretininde hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, yargılamaya alacaklının sebep olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yaptığı itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilen 02.12.2025 tarihli ek karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın mahkemece kabulüne dair verilen 02.12.2025 tarihli ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural olarak ihtiyati haciz istenemeyecek ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede, bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 265/1. maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Somut olayda talep eden alacaklı vekili, müvekkilinin karşı tarafla olan ticari ilişkisi sebebiyle faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı bulunduğunu, 75.260,10 TL borca ilişkin mutabakat belgesi imzalandığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş olup mahkemece ....10.2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verilmiştir. Bu karara yönelik karşı taraf/ borçlu vekilince yapılan itiraz üzerine mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Borçlu vekilince itiraz dilekçesi ile cari hesap ekstresi uyarınca alacaklıya 96.757,93 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ve bir adet dekont sunulmuştur. Somut olayda, alacaklının dayandığı ve borçlu tarafından imzalanmış 05/08/2025 tarihli, 75.260,10 TL bedelli cari hesaba ilişkin mutabakat metni sonrasında ve ihtiyati haciz kararının akabinde borçlu tarafça sunulan dekonta göre borçlu tarafından alacaklıya 02/11/2025 tarihinde 96.757,93 TL tutarında "cari hesap kapama" açıklaması ile ödeme yapıldığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ayrıca karşı tarafça yapılan ödemenin, mutabakat metninde kararlaştırılan alacağa mahsuben yapıldığının belirtildiği, ihtiyati haciz kararından sonra yapılan ödeme İİK'da sayılan itiraz sebeplerinden değil ise de bu durumda talep konusu 75.260,10 TL alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatının sağlanamadığı, bu noktadan mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak alacaklının değişik iş dosyası üzerinden talepte bulunulması sebebiyle mahkemece değişik iş dosyası üzerinden mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilirken borçlu vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Az yukarıda belirtildiği üzere, ihtiyati haciz kararından sonra yapılan ödeme İİK'da sayılan itiraz sebeplerinden değil ise de HMK'nın ''Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk'' başlıkl 327/1 maddesine göre gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Buna göre somut olayda ihtiyati haciz talep tarihinde, talep haklı olduğundan HMK'nın anılan maddesi uyarınca itiraz eden borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, talep eden alacaklı vekilinin isitnaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi ek kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve Dairemizce yeniden karar verilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden, kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 02.12.2025 tarihli ek kararın vekalet ücreti ve giderler yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazı hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2. ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi ihtiyati hacze itirazın kabulüne ilişkin ....12.2025 tarihli ek kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhtiyati hacze itirazın kabulü ile ilk derece mahkemesinin .../10/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, 2-Yargılama giderlerinin alacaklı üzerinde bırakılmasına, 3-Borçlu lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının talep halinde iadesine, 4-Alacaklı tarafça yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde alacaklı tarafa iadesine 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine 7-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2.ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 22.01.2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.