T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1806 - 2025/2030 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1806 KARAR NO : 2025/2030 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2025 NUMARASI : 2024/302 E. - 2025/173 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1806 - 2025/2030 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1806 KARAR NO : 2025/2030 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2025 NUMARASI : 2024/302 E. - 2025/173 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/04/2025 tarih ve 2024/302 E. - 2025/173 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirket tarafından 2019/07987 sayılı çoklu şişe tasarımı başvurusu yapıldığını, müvekkilince bu başvurunun 13 nolu tasarımına yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan inceleme ve değerlendirmede itiraza konu 2019 07987/13 numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2013 07300/1, 2014 06131/1, 2016 00216/1 numaralı tasarımın, şişe malının bilgilenmiş kullanıcıları nezdinde genel izlenim itibariyle farklı olduğu kanaatine ulaşıldığını, 6769 sayılı Yasada ayırt edici nitelik testinde kullanılan ölçütün KHK’ya göre aşağı çekildiğini, ancak buna karşın bile dava konusu edilen tasarım başvurusunun, müvekkiline ait tasarımlar karşısında farklılık oluşturmadığını, dava konusu 2019/07987-13 sayılı tasarım başvurusunun YİDK kararının aksine, müvekkiline ait 2013 07300-1, 2014 06131 ve 2016 00216 sayılı tescilli tasarımlar ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, dava konusu tasarımın yenilik şartını taşımadığını, müvekkili firmaya ait tasarımların 2012, 2014 ve 2016 yıllarında tescil edildiğini, itiraza konu tasarım başvurusunun ise 10.12.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkili firmanın tasarımlarının, itiraza konu tasarımdan önce tasarlanıp kamuya sunulduğunu, itiraza konu tasarımda bilgilenmiş bir kullanıcı tarafından fark edilebilecek herhangi bir farklılığın bulunmadığını, müvekkiline ait her üç tasarımda da yer alan kapak kısmından şişenin boynuna doğru inen tasarımın açısı, şişenin omuz kısmından gövdeye inen açının daralan/incelen şekli, gövdeden tabana inen tasarımın yere değen noktada da yanlara doğru hafif bombelenmesi tasarımının, dava konusu şişe tasarımında birebir aynı olduğunu, yuvarlak yapılı şişenin orta kısmının hafif incelmesinin de müvekkili firmanın tasarımıyla ayniyeti artırdığını, itiraza konu tasarımın, müvekkili firmanın tasarımıyla olan ayniyete varacak derecede benzerliği karşısında bilgilenmiş kullanıcının, tasarımlar arasında fark olmadığını, söz konusu tasarımın yeni ve ayırt edici bulunmadığını göreceğini, dava konusu tasarım üzerine yapıştırılacak marka etiketi ile şişe tasarımlarının birbirinden hiç ayırt edilemeyecek hale geleceğini, davalı tarafından tescil ettirilmek istenen tasarımın şekil itibariyle müvekkilinin "..." markalı ürünlerini ve tasarımlarını çağrıştırdığını, davalı yanın, sahip olduğu seçenek özgürlüğü de dikkate alındığı takdirde tescil edilecek bunca şişe tasarımı şekli varken müvekkili firma tarafından kullanılan tasarımları tescil ettirmeye çalışmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-394 sayılı kararının iptaline, 2019/07987-13 sayı ile tescil başvurusu yapılan “...” tasarımının hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davaya konu tasarımın, itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, tesciline karar verilen dava konusu müvekkili tasarımının, davacı yanca itiraza ve davaya dayanak yapılan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu, şişe tasarımı bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün oldukça sınırlı bulunduğunu, tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğu böyle bir tasarım bakımından zorlama bir şekilde benzerlik bulmaya çalışılarak dava açıldığını, seçenek özgürlüğünün düşük olduğu hallerde tasarım üzerinde ufak değişikliklerin dahi bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımların benzerliğini ortadan kaldıracağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 2019 07987/13 sıra numaralı tasarımın, davacı tarafça dayanılan 2013 07300, 2014 06131 ve 2016 00216 sıra numaralı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, mutlak yenilik incelemesi neticesinde 2019 07987/13 sıra numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini etkileyecek herhangi bir tasarıma rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olmasının ve eksik inceleme yapılmasının, kararın kaldırılması sebebi olduğunu, somut olayda da ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun hem teknik açıdan yetersiz bulunduğunu hem müvekkili itirazlarını karşılamadığını, söz konusu bilirkişi raporunda, dava konusu tasarım ile müvekkili tasarımları arasındaki benzerliklerin yüzeysel biçimde değerlendirildiğini, özellikle tasarımların silüet karşılaştırmasından doğan ayniyetin göz ardı edildiğini, bilirkişinin, sadece küçük detaylardaki farklılıklara odaklanarak tasarımları farklı saydığını, dava konusu tasarımın mutlak yenilikincelemesi yapılırken ... görsel arama motorunda resimle arama yapıldığını ve çıkan sonuçlarda birebir benzer bir tasarım bulunamadığının raporda belirtildiğini, oysa internet arama motoru sonuçlarının, özellikle kısıtlı anahtar kelime veya görsel eşleme yöntemleriyle, dünya çapındaki tüm tasarımların en güvenilir envanteri olarak görülemeyeceğini, mahkeme kararının aksine dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, mahkemenin ayırt edici nitelik testini yanlış uygulayarak tasarımlar arasında mevcut olan ayniyet derecesindeki benzerliği göz ardı ettiğini, bilgilenmiş kullanıcının bakış açısının yeterince gözetilmediğini, tasarımların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğu gerçeğinin ıskalandığını, seçenek özgürlüğü ilkesinin de yanlış yorumlandığını, dava konusu tasarımların müvekkilinin tescilli tasarımlarıyla neredeyse aynı olduğunu, şişe tasarımlarında yaratıcılığın kısıtlı olmadığını, aksine ambalaj ve şişe tasarımı alanında, tasarımcıların oldukça geniş bir seçenek özgürlüğüne sahip bulunduğunu, bu yönden dava konusu uyuşmazlıkta, seçenek özgürlüğü hususunda değerlendirmenin hatalı yapıldığını, davalı tasarımının müvekkilinin ünlü markasının tasarımına kasıtlı yakınlaşma suretiyle yaratıldığı olgusunun da dikkate alınması gerektiğini, dava konusu tasarımın kötü niyetli taklit niteliği taşıdığı gibi müvekkilinin tescilli "..." ibaresinin kullanıldığı ürünlerin şişe tasarımlarına ve açıkça müvekkilinin markalarına yanaşmak ve yaklaşmak için kötü niyetli bir şekilde yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olduğu gibi davacının itirazına mesnet tasarımlar karşısında da yeni ve ayırt edici bulunduğunun, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında açıklandığı, söz konusu bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu ve davacının istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf aşamasında peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.