11. Hukuk Dairesi 2024/2164 E. , 2025/473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1890 Esas, 2024/96 Karar HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2016/159 E., 2017/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler i
**11. Hukuk Dairesi 2024/2164 E. , 2025/473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1890 Esas, 2024/96 Karar HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2016/159 E., 2017/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Abiyenial" ibareli marka başvurusu ile ilgili TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının gerekçesiz olduğunu, red sebebi olarak gösterilen mülga 556 sayılı Markaların korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7/1-(a) ve (c) hükmü ile dava konusu marka arasındaki bağın açıklanmadığını, müvekkili markasının mülga 556 sayılı KHK'nın 5. maddesinde aranan şartları taşıdığını, marka başvuru kapsamındaki bir kısım sınıf yönünden aynı KHK'nın 7/1-(c) hükmüne göre verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 7/2 hükmündeki şartların somut olayda gerçekleştiğini, www.abiyenial.com alan adlı internet sayfasının 2011 tarihinde satın alındığını, milyondan fazla kullanıcısının olduğunu, markanın tescil başvurundan önce de yoğun kullanıldığını, müvekkilinin dava konusu marka başvurusu ile aynı hizmet sınıfında tescilli "Abiyenia" markasının bulunduğunu ileri sürerek 2015/07196 numaralı 35. sınıfta tescil edilmek istenen "Abiyenial" ibareli marka başvurusu ile ilgili 2016-M-286 sayılı YİDK kararının iptaline, marka tescil işlemlerinin devamına, markanın tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Abiyenial" ibareli işaretin başvuru kapsamında reddedilen mallar bakımından ayırt edici olmadığını, 35/6. sınıf hizmetler açısından vasıf bildirdiğini, davacının, tescilden önce markasının tanınmışlıkla ayırt edicilik kazandığı hususunun itiraz aşamasında ispatlanamadığını, YİDK'e sunulan evraktan da bu sonuca ulaşılamayacağını, davacının "Abiyenia" markasındaki kelimenin bilinen bir anlamı olmadığından tescil engeli bulunmadığını, işaretin markasal olarak kullanıldığını gösterir kanıt sunulmadığından kullanımla ayırt edicilik vakıasının gerçekleşmediğini, 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a ve c bendi hükümleri uyarınca kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı itiraz aşamasında kullanımla ayırt edicilik vakıasına dayanmadığından YİDK kararının iptali talebiyle açılan davada bu vakıaya dayanamayacağından bu yöndeki tespit talebi hakkında müstakil bir karar tesis edilemeyeceği, bir markanın ayırt edici niteliğe sahip olduğundan bahsedebilmek için, bu markanın tescili talep edilen malların veya hizmetlerin belirli bir işletmeden kaynaklandığını göstermesi ve bu şekilde malların diğer işletmelerin mallarından ayırt edilmesini sağlaması gerektiği, işaretin ayırt edici olup olmadığı konusunda ortalama tüketicilerin nazara alınacağı, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki; müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" açısından işaretin kamunun ilgili kesiminin anılan mal ve hizmetlerle doğrudan bir bağlantı kurmasını engelleyecek anlamsal bir derinlik içermediği, tescil kapsamına alınmak istenilen anılan malların/hizmetlerin ayrılmaz bir parçası olması karşısında, fonksiyonel açıdan bu malların/hizmetlerin serbest bir unsuru olarak değerlendirilememesi sebebiyle işaretin malları/hizmetleri piyasada ferdileştirerek, teşhis edilebilir kılmaktan ve bu bağlamda malları/hizmetleri talep edenlerce başka işletmelerin ürünlerinden ve hizmetlerinden ayırt edilebilmesini sağlayamayacağı, işaretin sunulan ürün ve hizmetlerin niteliğini bildirdiği yönünde bir algıyı değil de köken işlevi bağlamında bir işletmeye ait ürünü getirdiği şeklinde bir bağımsızlaşmanın ispatına elverişli bir delil bulunmadığı, buna karşın başvuru konusu işaretin, kapsamındaki diğer hizmetler için, münferit unsurlardan ziyade, işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâı nazara alındığında, kullanılacağı ürün ve hizmetler için marka olarak tescilinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2016/M-286 sayılı kararının 25. sınıf ürünler için 35/6. sınıf hizmetler "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerinin (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" haricinde kalan hizmetler bakımından davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden (25. sınıf ürünler için 35/6. sınıf hizmetler bakımından) iptal isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraz aşamasında kullanımla ayırt edicilik vakıasına dayanmadığı, YİDK kararının iptali talebiyle açılan davada da bu nedenle bu vakıaya dayanamayacağı, davacının bu yöndeki tespit istemi hakkında müstakil bir karar verilemeyeceği, başvuruyu oluşturan kelimelerin genel niteliği ve başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki; müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri dikkate alındığında, bu ibarenin anlamının ilgili kesim tarafından kolaylıkla anlaşılacağı, "Abiyenial" ibaresinin ortalama tüketicilerde, belirtilen hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/1-(c) hükmü anlamında somut ayırt ediciliğinin olmadığı, buna karşın başvuru konusu işaretin, kapsamındaki diğer hizmetler için marka olarak tescil edilebileceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ... başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7/1 (a) ve (c) hükümlerinden dolayı nihai olarak reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.