T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/10/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/10/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki anlaşmaya nazaran davalı şirkete ait konteynerin nakliyesi hususunda toplam 31.200,00TL'ye anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından edimler yerine getirilerek ürünün davalıya teslim edildiğini, sonrasında fatura düzenlendiğini, faturaya istinaden alacakların tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını beyanla; müvekkili şirketin, uluslararası alanda faaliyet gösteren ... şirketi ile anlaşma yaparak 3 adet konteynerin 5 gün süreyle kiralanması konusunda birlik sağlandığını, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu nakliye firmasının ...'ndaki ifade edilen konteynerleri almak üzere gittiğinde ürünlerin yetkisiz kişilerce teslim alındığı bilgisinin kendilerine verildiğini, konteyneri davacı şirket yetkileri adına taşındığının öğrenildiğini, ürünleri bu şirketlerden alan kişiler hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, hal böyleyken davacı tarafından sanki müvekkili şirket ile aralarında rızai bir taşımacılık anlaşması yapılmış gibi gösterildiğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin söz konusu olmadığını, davacı tarafından sunulan mail yazışmalarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 17/04/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Akdi ilişkinin olmadığı iddia edildiğinden, sözleşmenin ifa yerinde davanın görülmesi usulen mümkün değildir. Somut olayda, HMK'nın 6. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Ancak, davalı icra dosyasında ilk olarak usule uygun yetki itirazında bulunduğu için öncelikle oradaki yetki hususunun dikkate alınması gerekir. Takip, yetkili yer icra dairesinde yapılmadığından, davalının yetki itirazı yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAİREMİZİN 25/11/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "...Taraflar arasında taşımacılık sözleşmesi bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır. TBK'nın 1. maddesinde; "sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir." hükmü yer almaktadır. Taraflar arasındaki mail yazışmalarının incelenmesinde; davalı tarafın, davacı taraftan taşımaya konu konteynırın Aliağa/Arkas deposuna teslimatını ve konteynırın limana teslim edilmesinden sonra fatura düzenlenebileceğini beyan ettiği, davacının konteynırı ... geri bırakacaklarını, nakliyesinin 26.000,00+KDV üzerinden fatura edileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu mail yazışmalarının içeriği ise taraflarca inkar edilmemiştir. Bu durumda artık taraflar arasında taşıma hususunda sözleşmenin kurulduğunu kabul etmek gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede davalının borcu para borcu olup TBK'nın 89. maddesine göre para borçlarının ifa yeri alacaklının ikametgahıdır. Davacı tarafın adresi Antalya ili olduğundan, somut olayda Antalya İcra Daireleri'nin de yetkili olduğu anlaşılmakla mahkemenin icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesi ile yukarıda yazılı şekilde davanın usulden reddine karar vermesi hatalı olmuştur. Takibe konu faturanın nakliye bedeline ilişkin olduğu görülmekle, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek söz konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın gidiş-dönüş için mi kesildiği, sadece Antalya- İzmir arasındaki tek seferlik taşıma için mi kesildiği, taşıma sözleşmesi nedeni ile davacının tek yön için mi, çift yön için mi talepte bulunabileceği, taşıma nedeni ile davacının talep edebileceği bedelin ne olduğu hususunda tarafların delilleri toplandıktan sonra değerlendirilme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre ise, AAÜT'nin 7/2. fıkrasında davanın dinlenebilmesi için kanunda ön görülen ön şartın yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi halinde hükmedilecek vekalet ücretinin tarifenin 3. kısmına göre belirleneceği, ancak bu miktarın tarifenin 2. kısmının 2. bölümündeki yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmekle, mahkemenin kararı yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 08/10/2025 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...özellikle faturaların tarafların BA/BS formunda kayıtlı olduğu hususu ile yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda davacı tarafından fatura konusu hizmetin teslim edildiği, taraflar arasında tek seferlik taşıma değil, gidiş dönüş olarak anlaşma sağlandığı ve bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davalı taraftan 31.200,00 TL alacağı bulunduğu, başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede: Davacı vekili, takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında herhangi yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak aralarında hizmet sebebiyle ticari ilişki bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu yukarıda belirtilmişti. Dolayısıyla tarafların arasında faturalara ilişkin belli vadenin kabul edildiğine ilişkin dosya kapsamında sözleşme veya başkaca herhangi bir belge bulunmamaktadır. Davacı kendisi düzenlediği bu faturalarda vade tarihi belirtmiştir. 27/06/2003 tarih ve ... Esas, ... sayılı İBK'da da belirtildiği gibi mal bedeline ilişkin faturada vade tarihine ilişkin kayıt bulunması ve faturaya süresinde itiraz edilmemiş olması bu içeriğin de kabul edildiği ve bu tarihlerden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği anlamına gelmez. Bu nedenlerle takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, itirazın 31.200,00 TL asıl alacak miktarı yönünden iptali ile, takibin bu miktar yönünden devamına, işlemiş faize dair talebin reddine, alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen 6.240,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın taşıma hukukundan kaynaklanmış olmasına rağmen, taşıma hukuku alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmadığını, alanında uzman olmayan bilirkişilerden alınan rapor doğrultusunda karar verildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi kurulmadığını, davacının yetkisi bulunmamasına, şirketin bilgisi ve talimatı olmamasına rağmen konteyneri Aliağa Limanı'ndan Antalya'ya kadar taşıdığını, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, el koyma gerçekleştirilmeden tekrar ...'nda müvekkiline teslim edildiğini, İzmir'den Antalya'ya gerçekleşen taşımada müvekkilinin taşıtan sıfatına sahip olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında bir navlun sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında bir taşıma anlaşması bulunulduğu düşünülse dahi, bunun yalnızca Antalya-Aliağa Limanı arası konteynerin geri teslimine yönelik olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 523 sıra nolu VUK Genel Tebliği kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılı Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren form BA ve BS bildirimlerine dahil edilmeyecektir. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlık konusu e-faturanın davalının BA formlarında görünmesinin nedeninin, Gelirler Müdürlüğü'nün sistemine otomatik olarak düşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu e-faturanın davalı tarafından bilfiil beyan edilip edilmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması ile oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, faturanın BA bildiriminde bulunduğu bu nedenle taraflar arasında tek yönlü değil çift yönlü taşıma bulunduğu şeklindeki kabulle, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, söz konusu faturanın, davalının BA formlarında görünmesinin nedeninin, Gelirler Müdürlüğü'nün sistemine otomatik olarak düşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu e-faturanın davalı tarafından bilfiil beyan edilip edilmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 125.000,00 TL tutarlı nakdi teminatın yatırana İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...