TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/01/2026 NUMARASI : 2025/885 Esas (Ara Karar) DAVA : Ticari Şirket TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemli davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden dav…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/345 Esas 2026/224 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/345 KARAR NO : 2026/224 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/01/2026 NUMARASI : 2025/885 Esas (Ara Karar) DAVA : Ticari Şirket TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemli davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, yönetim kurulu çağrısı üzerine 08.11.2025 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını ve oy çokluğu ile sermayenin artırılmasına karar verildiğini, sermayenin artırılmasına yönelik genel kurul kararının hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia ederek davalı şirketin 08.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 2 numaralı gündem maddesi kapsamında alınan “Şirket sermayesinin tadil metninde gösterilen şekilde artırılması" kararının icrasının geri bırakılması ve tescilinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 18/12/2025 tarihli ara karar ile; davalı şirket pay sahipleri tarafından karşılıklı olarak birbirleri hakkında açılan derdest davalar sonucu pay oranlarının değişmesi ihtimali bulunmakla, yani mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği kanaatine varılmakla davalı şirketin 08.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2 numaralı gündem maddesi kapsamında alınan kararın TTK'nın 449. maddesi uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına, davacı vekilinin icranın geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, TTK'nın 449. maddesi uyarınca, davalı şirketin 08.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2 numaralı gündem maddesi kapsamında alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 15/01/2026 tarihli ara karar ile; dava konusu 08.11.2025 tarihli genel kurul gündeminin 2. maddesinde, davacı pay sahipleri temsilcisinin " yazılı muhalefet şerhini sunacağız " şeklindeki beyanın tutanağa yazıldığı, aynı tarihli yazılı muhalefet şerhi başlıklı belgede, " alınan karara " muhalefet edildiğinin belirtildiği, gündem maddesindeki beyanın peşin muhalefet sayılamayacağı, zira bu durumda beyanın " yazılı muhalefet şerhini sunuyoruz " şeklinde tutanağa geçmesi gerektiği, davalı şirket ortakları arasında görülen davaların pay sahipliği oranlarını etkileyebileceği gerekçeleriyle davalı vekilinin 18/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava özel şartı yokluğunun göz ardı edildiğini, genel kurul tutanağında adeta cımbızla cümle alınarak yorum yoluyla davacılar lehine karar verildiğini, davacıların muhalefet beyanında bulunmadıklarını, sermaye arttırımının zorunlu olduğunu bildererek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararların kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetildiğinde mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı şirket vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -