T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/466 KARAR NO:2026/524 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/782 (Derdest) ARA KARAR TARİHİ:20/02/2026 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili talep dilekçesind…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/466 KARAR NO:2026/524 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/782 (Derdest) ARA KARAR TARİHİ:20/02/2026 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında devam eden alacak davasında, alacaklarının varlığı ve miktarının dosyaya sunulan sözleşmeler, faturaya bağlanmış borç ilişkileri ve ticari yazışmalar ile sübut bulduğunu, dosya kapsamında alınan ön raporlar ve devam eden bilirkişi incelemelerinin müvekkili şirketin alacağının likit ve tartışmasız olduğunu ortaya koyduğunu, davalı şirketin mali ve yönetsel açıdan derin bir kriz içerisinde bulunduğunu, ödeme gücünü büyük ölçüde kaybettiğini ve iflas sınırına dayandığını, davalı şirket ile ... Holding arasında yaşanan ciddi ticari ve yönetsel anlaşmazlıklar nedeniyle, şirketin finansal yapısının ağır biçimde sarsıldığını, bu uyuşmazlıkların şirket faaliyetlerini felç ettiği ve borç ödeme kabiliyetini ciddi ölçüde ortadan kaldırdığı hususlarının kamuoyuna da yansıdığını, davalı şirket yönetiminde bulunan ... Şubesi hakkında ...bank tarafından başlatılmış icra takibi olduğunun bilindiğini, bu nedenlerden dolayı; müvekkili şirketin alacağının (asıl alacak + faiz ve giderler toplamı miktarında) güvence altına alınması amacıyla, davalı ... A.Ş.'nin, trafik siciline kayıtlı araçları üzerine, tapu siciline kayıtlı taşınmazları üzerine, banka hesaplarındaki bloke konulmak suretiyle mevduatları üzerine, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.Mahkemece; "...Somut durumda, talep eden tarafça davalının trafik siciline kayıtlı araçları üzerine, tapu siciline kayıtlı taşınmazları üzerine, banka hesaplarındaki bloke konulmak suretiyle mevduatları üzerine, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; talep dilekçesinde ileri sürülen iddia ve yasal düzenleme nazara alınarak davalı şirketin, mali ve yönetsel açıdan derin bir kriz içerisinde bulunduğu, ödeme gücünü büyük ölçüde kaybettiğini ve iflas sınırına dayandığı iddiasını ispata yeterli olmaması nedeni ile tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı yokluğundan tedbir talep edilen davalı şirkete ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine.." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Talep dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, Yargıtay içtihatlarında ihtiyati tedbir kararlarının yalnızca borçlunun kasıtlı mal kaçırması durumunda değil aynı zamanda borçlunun ekonomik durumunun objektif olarak kötüleşmesi, ödeme gücünün azalması, borçlarını aksatması, malvarlığında olağandışı tasarruflarda bulunması gibi hallerde de verilmesinin zorunlu hale geldiği açıkça kabul edildiğini, dosya kapsamında yer alan ticari sözleşmeler ve borç belgeleri, yazışmalar, bilirkişi raporları, mali veriler itibariyle yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, davalı şirketin son dönemde faaliyet alanlarını daralttığını, organizasyon yapısında değişikliğe gidip personeli azalttığını, menkul ve gayrimenkul varlıklarını elden çıkarma işlemlerini hızlandırdığını, bu eylemlerin müvekkilinin alacağını tahsil etmesini imkansız kılacak stratejik adımlar olduğunu, Yargıtay içtihatlarında bu türden faaliyetlerin mal kaçırma niyetinin dolaylı emareleri olarak kabul edildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını, müvekkili şirketin alacağının (asıl alacak + faiz ve giderler toplamı miktarında) güvence altına alınması amacıyla; davalı şirketin ticari işletmesinin devrine, şirket aktiflerinde yer alan malvarlığı unsurlarının üçüncü kişilere devrine yönelik tasarrufların önlenmesi amacıyla, davalı ... A.Ş.'nin trafik siciline kayıtlı araçları üzerine, tapu siciline kayıtlı taşınmazları üzerine, banka hesaplarındaki bloke konulmak suretiyle mevduatları üzerine, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.Dava; taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça, alacağın teminat altına alınması amacıyla ihtiyati tedbir talep edilmiş olup istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir...''; 390/2 maddesinde; "Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir." 390/3 maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; 391/1 maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan eldeki davada, davalının menkul ve gayrimenkul malları hak ve alacakları dava konusu değildir. Mahkemece bu gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken yaklaşık ispat koşulunun gerekçe gösterilmesi hatalı ise de netice itibariyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/04/2026