T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1929 - 2026/543 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1929 KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/960E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1929 - 2026/543 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1929 KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/960E., 2020/498K. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/03/2026 YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davaya konu güneş enerji santrali alanında kullanılan izleme kulübesi/konteynır elektrik tesisatından kaynaklı, elektrik kablolarının şase yapması sonucu kulübe, içindeki emtialar, demirbaşlar, kulübe yakınında bulunan emtialar ve araçlarda hasar meydana geldiğini, izleme kulübesinin imalatının davalı şirket tarafından çok yakın süre önce yapıldığından yine davalının anahtar teslim olacak şekilde kulübe imalatını üstlendiğinden sigortalıya ödenen hasar tazminatından davalının sorumlu olduğunu, itfaiye yangın raporlarında ve ekspertiz raporlarında yangının kabloların şase yapması sonucu oluştuğunun tespit edildiğini, yangın nedeniyle 51.019,-TL tazminatın sigortalıya ödendiğini belirterek ödeme tarihi olan 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Yangının meydana geldiği konteynır ve alanda ekipmanları güvence altına alma ve koruma sorumluluğunun iş sahibine ait olduğunu, davalının bahse konu GES tesisini sözleşmeye uygun şekilde yaptığını ve davacıya teslim ettiğini, teknik açıdan birçok ekipmanla dolu olan izleme merkezini güvenlik görevlilerinin yaşam alanı ve istihdam alanı haline çevirmek suretiyle kusurlu ve ihmali hareketleri ile bu yangına sebebiyet verdiğini, olay günü konteynerde plastik aksama yakın tüp üzerinde çay demlendiğini, itfaiye personelinin yetersiz olması ve teknik bilgi sahibi olmaması dolayısıyla sadece personelin beyanı ve ihtimaller çerçevesinde bir rapor düzenlendiğini, yangın anında koruma sisteminin çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Dava, meydana gelen yangın nedeni ile, davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının itfaiye ve ekspertiz raporlarında yangının kabloların şase yapması sonucu oluştuğunun tespit edildiği, poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapılarak sigortalının halefi haline geldiği iddiası ile sigortalısına ödediği 51.019,07 TL bedelin davalıdan tazminini talep ettiği, davalının ise, davacı sigortalısına ait GES tesisinin sözleşme kapsamında tamamlanarak yangın öncesinde teslim edildiği, GES projesi kapsamında uygulanan projede bir hata bulunmadığı, tesisatta 30 mA kaçak akım rölesinin mevcut olduğu ve yangın sırasında bu rölenin işlev görerek enerjiyi kestiğinin tespit edildiği, itfaiye ve ekspertiz raporlarının eksik incelemeye dayalı ve ihtimale yönelik olduğu, yangın olayının garanti kapsamında değerlendirilemeyeceği, yangının görevli bekçinin ihmali sonucunda piknik tüpü veya sigara izmaritinden kaynaklandığı savunmaları doğrultusunda davanın reddini talep ettiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık meydana gelen yangının çıkış nedeni, kusur durumu ve davacının sigortalısına ödediği bedelin davalıdan rücu edilmesinin mümkün olup olmadığı ve mümkün ise miktarının tayini hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı sigortalısı ile davalı arasında Fotovoltaik Enerji Santrali için Mühendislik, Ekipman Tedarik, Kurulum ve İşletmeye Alma Sözleşmesi adı altında eser sözleşmesi ve davacının söz konusu riziko mahalline ilişkin dava dışı firma ile aralarında Bizim İşyeri sigorta poliçesi akdetmiştir. Hükme esas alınabilir ve denetime elverişli bilirkişi heyeti raporunda detayı ile incelendiği üzere, konteynırda meydana gelen yangının kablolarda kısa devre arkı oluşması sonrasında meydana geldiğine dair bir bulgu bulunmaması, henüz yeni tesis edilmiş üzerinde defermasyon bulunmayan kablolarda hatalı veya kasıtlı bir müdahale yapılarak kablo izolelerinin tahrip olması hali dışında bir kısa devre meydana gelmesinin mümkün olmaması, yangının davacı sigortalısı bekçinin ihmali sonucunda çay demlediği tüpün açık bırakılması veya yanar vaziyette sigara izmaritinden kaynaklanmasının kuvvetle muhtemel olması, yangın olayında davalının bir kusur ve ihmalinin bulunmaması karşısında, hasarın sözleşmenin 7. maddesindeki Garanti kapsamında bulunmadığı, 16/11/2017 tarihinde meydana gelen yangının, davalı şirketçe tesis edilerek 01/11/2017 tarihinde davacı şirkete teslim edilen GES projesi kapsamındaki konteynırdaki elektrik kablolarının kısa devre yapması sonucu çıktığını ortaya koyan herhangi bir bulgu bulunmadığı gibi, sistemde kaçak akım rölesi mevcut olan henüz daha yeni tesis edilmiş kablolarda dışarıdan kablolara bir müdahale olmaksızın kısa devre olayı gerçekleşmesinin ve aleve neden olmasının mümkün görülmemesi, 01/11/2017 tarihinde geçici kabulü yapılan konteynırda projeye göre bir eksiklik bulunmaması karşısında, meydana gelen yangın nedeni ile davalının sorumlu olduğu hususuna yönelik iddiaların ispat edilemediği ve dolayısı ile davalının tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile yapıldığını, dışı tanığın davalı yan çalışanı olup davalı şirket çalışanı tanığın ifadeleri doğrultusunda rapor tanziminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile ekspertiz raporu arasında çelişki bulunduğunu, vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yangın nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tazmini taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 05/03/2026 Başkan Üye Üye Katip