T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1139 KARAR NO : 2025/1711 KARAR TARİHİ :27/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2024/640 Esas -2025/264 Karar DAVACI : ... …
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1139 KARAR NO : 2025/1711 KARAR TARİHİ :27/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2024/640 Esas -2025/264 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Araç tamirinden kaynaklı itirazın iptali talebi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki araç tamirinden kaynaklı itirazın iptali talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı olarak şirketin vekil eden fatura alacağı mevcut olduğunu, yargılamaya konu fatura alacağı davalı yandan talep edildiğini, karşı taraf herhangi bir ödeme yapmadığını, faturalardan kaynaklı alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi 2024/16229 Esas sayılı dosyası ile örnek 7 ilamsız icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibi ile takip konusu edilen alacağın takip tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte ve yapılacak ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubu ile tahsili istendiğini, bu kapsamda takip dayanağı faturaların vade tarihlerinden itibaren avans faizi işletilerek 7.503,98-TL işlemiş faiz ve 104.235,00-TL fatura alacağı olmak üzere toplamda 111.738,98-TL alacak takip konusu yapıldığını, İcra takibine ilişkin ödeme emri davalıya 27.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili, yasal süresi içerisinde borca, faiz oranına ve türüne, işlemiş faize ve diğer tüm ferilere itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile icra takibi durdurulmuş olup, müvekkilin haklı alacağının tahsili için davalının itirazının iptalini mahkemenizden talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle davalının Gebze İcra Dairesinin 2024/16229 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının borcun en az %20’ı oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davacı vekili olarak talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava ve davaya konu icra takibi yetkisiz yerde açıldığını, davacı taraf, vekil eden şirket aleyhine Gebze İcra Dairesi'nin 2024/16229 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bahse konu icra takibine taraflarınca yasal süre içerisinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davacı tarafça yetki itirazımız kabul edilmediğini ve İzmir Adliyesinde huzurdaki dava ikame edildiğini, müvekkili şirketkin merkez adresinin Üsküdar/İstanbul sınırları içinde yer almasından dolayı huzurdaki dava ve icra takibindeki yetkili mahkeme/icra dairesi İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi/İcra Daireleri olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından vekil edene verildiğini, alacak doğurur bir hizmet bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' 1-Davanın kısmen kabulü ile takibin 100.160,00 TL üzerinden devamına, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından vekil edene verilmiş alacak doğurur bir hizmet bulunmadığını, faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden önce borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiğini, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurması da söz konusu olmadığını, geçersiz bir sözleşmeye 8 gün içinde itiraz etmeme muteber olmayan sözleşmeye geçerlilik de sağlamadığını, davacı tarafından gerek sözleşmesel gerekse de cari ilişki nedeniyle teslim ve/veya ifa edilmiş bir mal/hizmet bulunmadığını, davacının işlemiş faiz talebi, faiz oranı ve türü de hatalı olduğunu, davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiğini, takibe vaki itirazlarının haklı ve hukuka uygun olması karşısında, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik talebini içeren davanın tümden reddini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davacının tüm taleplerinin reddini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, kendisini temerrüte düşürecek ihtarname çekilmediğini ve başkaca herhangi bir evrak sunulmadığını ileri sürerek temerrütün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğini, işbu tarihten önce faiz talep edilemeyeceğini ileri sürdüğünü, davalı taraf yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, fatura içeriklerinde fatura vadesi belirtildiğini, anılan vade tarihleri belirli vade niteliğinde olduğunu, belirli vadeli işlemlerde borçluyu temerrüde düşürmek için temerrüt ihtarına gerek bulunmadığını, davalı yanın takip tarihinden önceki dönem için talep edilen işlemiş alacağına yönelik itirazının yerinde olmadığını, taraflar arasında kurulu ticari ilişkiden kaynaklı alacağımız söz konusu olduğundan işbu alacak için avans faizi talep edilebileceğini, davalı yanın istinaf kanun yoluna başvurusunun reddini talep etmiştir . C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, araç tamirinden kaynaklı itirazın iptali talebi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK 3. Değerlendirme ve karar Dava, araç tamirinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı husus olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Eser sözleşmeleri iki tarafa hak ve borç yükleyen sözleşmelerden olup, yüklenici eseri iş sahibinin amacına uygun ve fen ve teknik kurallar gözetilerek iş sahibine teslim yükümlülüğü bulunmaktadır. İş sahibi de kararlaştırılan iş bedelini ödemekle sorumludur. Eserin eksiksiz ve zamanında teslim edildiğini ispat külfeti yüklenici tarafa aittir. Bedelin ödendiğini ise iş sahibi kanıtlamalıdır. Eser sözleşmelerinde ücret ödeme borcu, iş sahibinin aslî edimidir. Sözleşme de aksine hüküm yoksa, iş sahibinin ücret ödeme borcu eserin teslimi anında muaccel olur. (TBK.479) Davacı vekili; taraflar arasında davalı şirkete ait araçlarda meydana gelen arızaların bakım ve onarımına ilişkin akdi ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin takip konusu faturalardan kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının fatura borcunu ödemediğini beyanda itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporundan; davacı tarafından davalı adına düzenlenen takip konusu faturalar nedeniyle davalının defter ve kayıtlarına göre davalı tarafça davacı lehine 100.160,00 TL alacak kaydı bulunduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre ise takip sonrası 8.8.2024 tarihinde davalı lehine 45.675 TL ödeme kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı tarafça akdi ilişki inkar edilse de, mahkemece aldırılan denetlemeye elverişli nitelikte hükme dayanak bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere dava ve takibe konu faturalar nedeniyle 100.160,00 TL davacı alacağının davalı şirketin defter ve kayıtlarında yer aldığı gibi ilgili faturalara ilişkin davalının kendi defterlerinde kısmi ödeme kaydının da bulunduğu, bu suretle 6102 sayılı TTK'nın 21/2. Maddesi gereğince takip konusu fatura bedellerine ilişkin 100.160,00 TL alacağın davalı aleyhine kesinleştiği, 45.675 TL ödemenin takip sonrası olması nedeniyle icra aşamasında nazara alınmasının tabii olduğu, bu nedenle mahkemece davacının asıl alacağının 100.160,00 TL olduğunun kabulü ile temerrüdün takip tarihinden başlatılmak ve davalı tacir olduğundan takip talebinde avans faizi uygulanmak suretiyle takibin bu miktar yönünden kısmen kabulü ve alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazı ileri sürülmüşse de, araç tamirine dayalı akdi ilişki kapsamında işin niteliği gereği akdin ifa yerinin davacının Gebze’de bulunan tamir atölyesi olduğundan takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinafı yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararı yerinde görüldüğünden, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 5.131,43 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, 4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak karar verildi. 27/11/2025 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır