11. Hukuk Dairesi 2022/3253 E. , 2023/6976 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2032 Esas, 2022/362 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2021/479 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince …
**11. Hukuk Dairesi 2022/3253 E. , 2023/6976 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2032 Esas, 2022/362 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2021/479 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; finansal kiralama sözleşmesi ile müvekkilinin satın aldığı iş makinesinin davalı tarafından nakli esnasında meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, hasar bedeli ödenmişse de makinede değer kaybının da oluştuğunu ileri sürerek 700.000,00 TL değer kaybının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin zararın tamamını tazmin ettiğini, olaydan yaklaşık üç yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, taşıyıcının dolaylı zararları tazmin yükümünün bulunmadığını, doğrudan zarar için dahi sorumluluğun sınırlı tutulduğunu, kazanın sürücünün hatasından değil iradesi dışındaki faktörlerden kaynaklandığını, değer kaybının oluşmadığını, araçlar için belirlenen değer kaybının iş makineleri için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 19.05.2018 tarihinde meydana geldiği, eşya taşıma işi olduğuna göre bir yıllık zaman aşımının uygulanacağı, bu sürenin eşyanın teslimi ile başladığı, taşıyıcının kastı veya savsamasına dair delil olmadığı, incelenen kaza tespit tutanağına göre hafif virajlı yolda taşıyan kamyonun yan yatması nedeniyle kaza ve hasar doğduğu, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 855 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı, makinenin kaza sonrası davacıya teslim edildiği, onarımının da 2019 yılında tamamlandığı, bu durumda onarımın tamamlanması ile teslim şartının gerçekleştiği, aynı maddenin birinci fıkrasında bir yıllık zaman aşımı süresinin taşıma işlerine ait özel bir düzenleme olduğu, 19.03.2021 dava tarihi itibariyle bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar pervasızca bir davranıştan kaynaklandığından üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre 19.05.2018 tarihinde söz konusu iş makinesinin taşınması esnasında makineyi taşıyan araç seyir halinde iken gidiş yönüne göre sola doğru virajlı ve iniş eğimli yol kesiminde yağışlı hava, ıslak zemin ile taşınan yükünde etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yol içerisinde, sağ yan üzerine devrilmesi neticesinde tek taraflı kaza meydana gelip iş makinesinin hasarlandığı, 08.04.2019 tarihli ekspertiz raporuna göre onarımının tamamlandığı, makinenin davacıya teslim edildiği, bir davranışın pervasız olarak nitelendirilebilmesi için taşıyanın sözleşmenin ifasında özen gösterme yükümlülüğünü düşüncesizce, sonucuna aldırmaksızın, yoğun ve ağır bir şekilde ihlal etmesi gerektiği, taşıyanın dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı neticesinde meydana gelen bir trafik kazasının söz konusu olduğu, kaldı ki taşıyanın kendisinin de zarar görme ihtimalinin bulunduğu bir kazayı öngördüğü halde söz konusu bilinçle hareket ettiğinin söylenemeyeceği, iş makinesinin 2019 yılı içerisinde onarılarak davacıya teslim edildiği, davanın teslimden itibaren 1 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait aracın sürücüsünün kazanın meydana geldiği yerin gidiş yönüne göre sola doğru virajlı ve iniş eğimli, yol kesiminde havanın yağışlı, zeminin ıslak ve yükünün ağır olduğunu bildiği ve gördüğü halde, gerekirse bu şartlar nedeniyle kazanın meydana geleceğini öngörerek yola devam etmeyerek gerekli tedbirleri alması gerekirken pervasızca bir davranışla kazanın meydana geleceği ihtimalinin bilinciyle yola devam etmesi sonucu olayın meydana gelerek zararın oluştuğunu, sürücünün bunları gördüğü ve bildiği halde, kazanın meydana gelebileceği ihtimalinin bilinciyle yola devam etmesi halinde taşıdığı emtianın zarar göreceği ihtimalinin bilinci ile hareket ettiğini, yolun sola doğru virajlı ve iniş eğilimli olması, yol kesiminde havanın yağışlı olması, zeminin ıslak ve yükünün ağır olması nedeniyle gerekli tedbirleri almadan yola devam etmesi halinde kazanın ve taşıdığı emtianın zarar görme ihtimalini umursamayarak pervasız bir davranışta bulunup yola devam etmek suretiyle zararın meydana gelmesine neden olduğunu, 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 855 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.