T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1908 - 2025/2168 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1908 KARAR NO : 2025/2168 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 NUMARASI : 2022/386 E. - 2023/194 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkem…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1908 - 2025/2168 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1908 KARAR NO : 2025/2168 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 NUMARASI : 2022/386 E. - 2023/194 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/05/2023 tarih ve 2022/386 E. - 2023/194 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2020/103086 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketlerin 2016/100454, 2015/71431, 2018/122441 sayılı ve "... sigorta", "... ...", "... inşaat" ibareleri markalarını gerekçe göstererek bu başvuruya yaptıkları itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, müvekkili şirket kurucusu ... ...’ın 2012 yılından bu yana gayrimenkul danışmanlığı yaptığını, ... Invest şirketini kurumsallaşmak amacıyla kurduğunu, şirketin resmi web site adresinin https://....org/ olduğunu, davalı yanın resmi internet sitesinin ise https://www.....com.tr/ şeklinde bulunduğunu, söz konusu site incelendiğinde davalı şirketin tek iştigal alanının sigorta hizmetleri olduğunun görüldüğünü, sigorta şirketlerinin sigorta haricinde bir alanda faaliyet göstermesinin kanunla yasaklandığını, diğer davalı ... ... şirketinin ise 2015/71431 başvuru numaralı ve 29/30/31/35/37/43. sınıflarda tescil edilen “... ...” markası ile 2018/122441 başvuru numaralı ve 37. sınıfta tescil edilen “... inşaat” markasının karıştırılma ihtimaline gerekçe gösterildiğini, ... ... şirketinin resmi internet sitesinin https://.... com.tr/ olduğunu, söz konusu site incelendiğinde, şirketin süt çiftliği işlettiğinin ve inşaat ve taahhüt projelerinin bulunduğunun görüldüğünü, 37. sınıf yönünden bir faaliyetinin bulunmadığını, müvekkili tarafından tescili talep edilen hizmetlerin, 36. sınıfta yer alan “Finansal ve parasal hizmetler” ile “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” olduğunu, "Finansal ve Parasal hizmetler" yönünden başvuru kabul edilmişse de “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” yönünden yayına yapılan itirazın kabul edildiğini ve buna ilişkin yapılan itirazlarının da reddedildiğini, itiraz sahibi davalıların asıl faaliyet ve iştigal alanlarıyla müvekkili şirketten ayrıştığını, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali ve imkanı bulunmadığını, markaların isimleri haricinde şekil açısından da incelendiğinde, müvekkili şirket başvurusuna konu markanın hiçbir şekilde diğer markalarla renk, font, ibare ve logo benzerliğinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-9308 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru ile ret gerekçesi markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... İnşaat Tarım Hayvancılık Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkili adına tescilli marka ile davacı tarafından tescili talep edilen marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun, müvekkili ile aynı faaliyet alanında tescil edilmesinin mümkün olmadığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, itiraza konu başvuruda bulunan “Yatırım” ibaresinin başvuruya konu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici nitelikte olmadığını, buna göre başvuru ile müvekkili markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yüksek düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile "... sigorta", "... ..." ve "... inşaat" ibareli redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin tamamı yönünden SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, "..." ibaresinin, kamuya mal olmuş bir sözcük olduğunu, tek başına herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan söz konusu kelime dolayısıyla benzerlik değerlendirmesi yapılmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, söz konusu markaların karıştırılabilmesi için tarafların aynı alanda faaliyet göstermesinin gerektiğini, davalı şirketlerin gayrimenkul danışmanlığı hizmeti vermediklerini, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili başvurusunda "..." kelimesine, "yatırım" ibaresi eklenmiş olmakla, inşaat ve sigorta alanlarından ayrışmanın sağlandığını, "..." kelimesinin ise anlamsız bir takı olup, bu açıdan da herhangi bir karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığını, dava konusu başvurunun, redde mesnet markalarla en ufak bir renk, font, ibare ve logo benzerliğinin dahi bulunmadığını, eksik inceleme sonucu verilen kararın hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da eksik ve usule aykırı biçimde hazırlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "Yatırım" ibaresinin, ayırt ediciliği sağlamaya elverişli bulunmadığı, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, karşılaştırmaya konu markaların tescil kapsamlarının dikkate alınacağı, bunun dışında marka sahiplerinin fiili faaliyet alanlarının bir öneminin bulunmadığı, dolayısıyla bu yöne ilişkin davacı itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.