11. Hukuk Dairesi 2010/16472 E. , 2012/7462 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2010 tarih ve 2010/333-2010/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16472 E. , 2012/7462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2010 tarih ve 2010/333-2010/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilimin eşi ...........,’in davalı şirkete 12.11.1989 başlangıç tarihli yaşam sigortası yaptırdığını ve ölüm tarihine kadar primlerini yatırdığını, vefat tarihinde son ödenen primlerin 500 katı kadar temel ölüm tazminatı ve ölüm tarihindeki %95 kar paylı birikim kapitali ilave edilerek davacıya ödeme yapılması kararlaştırılmasına rağmen uzun yazışmalar sonunda 6.5.2005 tarihinde çok az miktarda ödeme yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,- YTL' nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının sigortalı ........,’in 01.06.2002 tarihinde vefat ettiğini müvekkili şirkete 19.06.2002 tarihinde ihbar ettiğini,davacıya dava konusu poliçe nedeni ile toplam 7.751.720.000 TL. ödeme yapılacağının 14.10.2002 tarihinde bildirildiğini, TTK.nun 1268. maddesi hükmünde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin 14.10.2004 tarihinde sona erdiğini savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def’ine davacı tarafın karşı çıkması nedeniyle usulüne uygun olmayan zamanaşımı def’inin reddi ile işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı tarafından yapılan ödemenin yerinde olduğu, davacının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının murisi tarafından davalı nezdinde 12.11.1989 başlangıç tarihli hayat sigorta sözleşmesinin düzenlenmiş olduğu ve sözleşmenin 12.11.1999 tarihinde yenilendiği, bu yenileme sırasında davacının murisi tarafından “ciddi bir rahatsızlık geçirdiniz mi?” sorusuna hayır cevabı verildiği ve murisin 01.06.2002 tarihinde vefat ettiği ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 5.492,50 TL ölüm tazminatı, 2.204,03 TL iştira bedeli ve 55,18 TL prim fazlası olarak toplam 7.751,72 TL ödendiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sigortalının ölüm nedeninin poliçenin yenilenmesinden önce var olup da gizlenen bir rahatsızlıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dolayısı ile davalı tarafından tazminattan yapılan indirimin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.