11. Hukuk Dairesi 2023/1780 E. , 2024/4905 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/92 Esas, 2022/1610 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/268 E., 2020/200 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf …
**11. Hukuk Dairesi 2023/1780 E. , 2024/4905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/92 Esas, 2022/1610 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/268 E., 2020/200 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1960 yılında üretim hayatına başladığını, kendi emeği ile geliştirmiş olduğu pencere, kasa ve kapı profillerini Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde endüstriyel tasarım olarak tescil ettirdiğini, davalılardan ...Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nin davalı Kurum nezdinde 2017/06682 sayılı çoklu tasarım başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya yaptıkları kısmi itirazın 13, 15, 16 ve 18 sıra no.lu tasarımlar yönünden davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa söz konusu tasarımların müvekkili adına tescilli 2004/02532, 2005/03852, 2005/00556, 2006/02058, 2007/06161, 2008/05386, 2009/04950, 2011/06550, 2012/03567, 2013/03044 ve 2014/02802 sayılı çoklu tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, bu tasarımların çok daha önceki tarihlerde müvekkili şirket tarafından kamuya sunulduğunu ve tescil ile koruma altına alındığını ileri sürerek, YİDK'nın kısmi ret kararının 2017/06682 sayılı ve 13, 15, 16 ve 18 sıra numaralı tasarımlar yönünden iptaline ve bu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) ilgili maddeleri gereğince, iki tasarım arasında benzerlikten söz edilebilmesi için, gözle görülür bir benzerliğin bulunup bulunmadığı, aşikâr bir benzerlik varsa da bu benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklamadığı gibi hususların göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, dava konusu tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davanın mahiyeti gereğince aksinin ispatı yükünün davacı tarafta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teknik boyutu karşısında benimsenen bilirkişi heyet raporu ve ek raporunda ifade edildiği üzere bilgilenmiş kullanıcı nezdinde dava konusu 2017/06682-13 ve 16 no.lu tasarımların yenilik ve ayırt edici nitelik koşulunu sağlamadığı, 2017/06682-15 ve 18 no.lu tasarımların ise bu koşulu sağladığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu YİDK kararının 2017/06682 sayılı 13 ve 16 sıra no.lu tasarımlar yönünden iptaline, 2017/06682 sayılı 13 ve 16 sıra no.lu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer tasarımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin yer almadığını, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay'ın küçük ayrıntılardan daha fazla farklılık bulunan tasarımın yeni olduğunu kabul ettiğini, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının 15 ve 18 no.lu tasarımlar yönünden kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yenilik ve ayırt edicilik kriteri değerlendirmesinde seçenek özgürlüğünün de dikkate alınması gerektiğini, seçenek ve tasarım geliştirme alanının oldukça dar olduğu mevcut sektörde iç ve dış yanak olarak tabir edilen tasarımların görünen iki farklı yüzeyindeki ebat – genişlik farkının son kullanıcıda ürünleri ayırt etmeye yarayacak ciddi bir fark yarattığını, 15 ve 18 sıra no.lu tasarımların yenilik kriterini sağlamadığı belirtilmiş ise de, bilirkişilerce yapılan teknik değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde metalürji ve malzeme mühendisi ile tasarım konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda ilgili sektörde seçenek özgürlüğünün dar olduğunun, küçük değişikliklerin bile tasarımları farklılaştırmada etkili olabileceğinin ve bu farklılıkların da genel izlenime etki edeceğinin belirtildiği, bilirkişilerce kök ve ek raporda bu kapsamda yapılan teknik değerlendirmeye itibar edilerek verilen İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK tasarım kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.