TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2022 NUMARASI : 2020/578 Esas 2022/681 Karar DAVA : Depo Talebi DAVA TARİHİ : 20/11/2020 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025 Taraflar arasındaki İİK 308/b-1 maddesine dayalı gayri nakit alacak için depo istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı tar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/250 Esas - 2025/999 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/250 KARAR NO : 2025/999 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2022 NUMARASI : 2020/578 Esas 2022/681 Karar DAVA : Depo Talebi DAVA TARİHİ : 20/11/2020 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025 Taraflar arasındaki İİK 308/b-1 maddesine dayalı gayri nakit alacak için depo istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/Borçlu hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/878 Esas sayılı dosyası ile konkordatonun tasdiki yargılaması görüldüğünü, dosya kapsamında konkordatonun tasdikine karar verildiğini, yargılama kapsamında müvekkili banka tarafından süresinde alacak bildiriminde bulunulduğunu, bankanın alacağının, mühlet tarihi itibariyle 109.889,98 TL kadar olduğunu, davalı tarafından müvekkili banka alacağının 38.040,51 TL’lik kısmına itiraz edildiğini, müvekkili banka alacağının 71.789,47 TL olarak kabul edildiğini, davalı ile imzalanan kredi sözleşmesi çerçevesinde müvekkil Banka’dan büyük miktarlarda kredi kullandığını, Davalı/Borçlu ... Çikolata tarafından konkordato tasdiki talepli olarak Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/878 Esas sayılı dosyasında 05/12/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 06/05/2019 tarihinden itibaren ise kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkili banka tarafından kesin mühlet tarihi itibariyle alacağın 109.889,98 TL olarak bildirildiğini, çekişmeli alacak davasının konusu deposu gerekli çek yaprak sorumluluk bedelleri olduğunu, tasdik kararını veren konkordato mahkemesinin, konkordato davasındaki 15/01/2020 tarihli ara kararıyla müvekkili bankanın 71.789,47 TL adi alacaklı olduğu tespitinde bulunduğunu ve müvekkili bankayı bu tutar üzerinden konkordato projesine dahil ettiğini, ancak söz konusu tarih itibariyle müvekkili banka kayıtlarında yer alan deposu gerekli çek yaprak sorumluluk bedellerinin konkordato projesine dahil edilmediğini, söz konusu çek yaprak sorumluluk bedellerinin projede yer almayarak müvekkili bankaya depo edilmemesi hakkındaki konkordato komiserlerinin raporu ile yasal şartları taşıyan ve karşılıksız çıkan her bir çek yaprak sorumluluk bedelinin müvekkili bankaca yetkili hamillere ödeme riskinin ortada olduğunu, davalı ile akdedilen genel kredi sözleşmesinde, borçlu/davalının muacceliyeti halinde teslim edilen çek yapraklarının yasal karşılıklarının müvekkili bankaca deposunun talep edebileceği gibi, bilcümle yasal yollardan dilediğine ve dilediklerine başvurabileceğinin taraflarca mutabakata varıldığını, müvekkili bankadan teslim alınan çek defterlerindeki çek yapraklarının davalı tarafça keşidesi ile çeklerin karşılıksız çıkması halinde, karşılıksız çıkan tutar kadar müvekkili bankanın ilgili yasal tutarı ödeme sorumluluğu bulunduğundan ve çekteki mevcut yetkili hamile ödeme yapma durumunda müvekkil bankanın zararı oluşacağını, bu alacak kaleminin yasal ve sözleşmesel deposu gerekli alacak kalemi olduğunu bildirerek alacak davasına konu gayri nakdi çek yasal sorumluluk bedellerinin depo edilmesi yönündeki davanın kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, davacı bankanın alacak yönünden ileri sürdüğü iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacı bankanın talep ettiği alacağın ne kadarının faiz ne kadarının anapara olduğunun dahi dilekçeden anlaşılamadığını, dava dilekçesinde sadece kredi alacağı denilmekle yetinildiğini, alacak miktarı olduğu iddia edilen 109.889,98 TL'nin ne kadarının anapara ne kadarının faiz olduğunun belirtilmediğini, davacı tarafından konkordato yargılamasında da aynı prosedür izlendiğini, alacak türünün açık bir şekilde belirtilmediğini, ancak konkordato süreçlerinde anapara ve faiz konularında farklılıklar bulunduğunu, davacı bankanın hangi tarihten itibaren faiz işlettiğini, faiz işletmedi ise anapara tutarları arasında 71.789,47 TL gibi büyük bir fark bulunduğunun anlaşılamadığını, şirketin muhasebe kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davacının iddia ettiği gibi bir alacağın bulunmadığının tespit edildiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 11 adet çek yaprağından 10 adedinin 05/06/2019 tarihinden önce karşılıksız kaldığı halde, taahhüt bedellerinin hamillerince davacı bankadan talep edilmediği, diğer yandan, söz konusu 11 adet çekin bedeli 1.129.709,45 TL olup, bu çeklerin hamilleri tarafından konkordato projesine başvuru yapılıp yapılmadığının da bilinmediği, konkordatonun sadece dava tarihindeki durum nazara alınarak karar verilmesi gereken dava teorisine bağlı davalardan olmadığı talep sonrası gelişmeler, muhtemel olgular nazara alınarak karar verilmesi gerektiği, davacı gayrinakdi alacak miktarını dava dilekçesinde belirtmediği 19 adet çek yaprağına ilişkin taahhüt sorumluluğu için tespit edilen miktarın ise 38.570,00 TL olduğu gayri nakdi alacak niteliğinde olan bu miktarın ancak davacı tarafça her bir çek yaprak için öngörülen yasal bedelin ödenmesi halinde davalı borçlu tarafından davacı banka adına faizsiz bir hesapta depo edilebileceği anlaşılmakla, 38.040,51 TL çekişmeli alacak olarak açılan davada 1.600,00 TL nakdi alacağın İİK'nun 308/b maddesi gereğince konkordato projesine dahil edilmesine, davacının, konkordato tasdik yargılamasında (Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/878 esas 2020/571 karar sayılı dosyasında) borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen gayri nakdi alacağı talebinin kısmen kabulü ile; davacı tarafça bedeli ödenmesi halinde 38.570,00 TL gayri nakdi alacağın, davalı borçlu tarafından davacı banka adına faizsiz bir hesapta depo edilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankaca davalıya teslim edilen çek yapraklarından ötürü yasal sorumluluk bedellerinin yetkili hamillere ödeme sorumluluğu bulunduğundan şimdiden davacı bankaya depo edilmesinin hem kredi sözleşmesi hem de mer'i mevzuat çerçevesinde zorunlu olduğunu, konkordato yargılamasını gerçekleştiren mahkemenin 2018/832 E. sayılı dosyası ile davacı bankanın 71.789,47 TL'lik alacağı konkordato projesi kapsamında proje hesaplamasına dahil edildiğini ancak davacı banka kayıtlarındaki 40.170 TL'lik deposu gerekli çek alacağı için depo talebinin reddine karar verildiğini, davalı ile akdedilen kredi sözleşmesi ile borçlunun, muacceliyet halinde teslim edilen çek yaprakları, davacı bankaca deposu talep edebileceği gibi diğer tüm yasal yollara da başvurabileceğinin taraflarca akdedilen kredi sözleşmesi ile imza altına alındığını, davacı banka yetkili hamillere ödeme yapması halinde ilgili tutarları üstelik borca mahsup olarak değil, depo ile sınırlı bir yetki tanınması da açıkça davacı banka zararına olduğunu ve ayrıca hatalı bir biçimde davacı banka aleyhine nispi vekalet ücretine de hükmedildiğini, ilk derece mahkemesi, davacı banka aleyhine üstelik nispi vekalet ücreti ile yargılama masraflarından sorumlu tutmasının hukuken mümkün olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kısmi kabul yönündeki kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacının talebini aşar şekilde kurulan hükmün usule aykırı olduğunu, dava konusu edilen çekişmeli banka alacağı bankanın henüz ödemediği çek sorumluluk tutarı ile ilgili olup konkordato talebinde bulunan borçlunun konkordatoya tabi olan borçlarının sadece muaccel olan borçlar olduğunu, 1443453CI seri numaralı çek yaprağı için davacı banka tarafından yapılan ödeme nedeniyle konkordato projesine dahil edilmesi gereken tutarın 1.600,00 TL’lik kısmı asıl alacak olmak üzere toplam 1.755,61 TL olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen gayri nakdi alacağın deposu istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında bankacı bilirkişi ...'den alınan 30/06/2021 tarihli kök ve 25/04/2022 tarihli ek raporda özetle; davacı ... Bankası A.Ş.’nin, alacak davasına konu gayri nakdi çek yasal sorumluluk bedellerinin depo edilmesi yönündeki davanın kabulü, alacağının tespiti, alacağın davalıdan tahsili, çekişmeli hale gelen alacağın konkordato projesine dahil edilmesi talepleriyle işbu davanın ikame olunduğunu, mahkemece reddedilen tutarın, davacı bankaca davalıya verilen çek yapraklarından kaynaklanan yasal sorumluluk bedelleriyle ilgili olduğunu, davalı şirkete verilen 20 çek yaprağından sadece 1443453CI seri numaralı çek yaprağı için 17/12/2018 tarihinde 1.600,00 TL taahhüt bedeli ödemesi yapıldığını, davalı tarafça keşide edilen 11 adet çek yaprağının hamilleri tarafından davacı bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu, ancak bu 11 çek için yasal taahhüt bedeli ödemesi yapılmadığını, 8 adet çekin ise bankaya ibraz yahut iade olunmadığını, bu durumda, davalıya verilen çek karneleri nedeniyle sadece 1.600,00 TL’lik yasal taahhüt tutarının nakdi alacağa dönüştüğü, söz konusu 1.600,00 TL’nin ve bu tutarın ödeme tarihinden kesin mühlet (06/05/2019) tarihine kadar olan dönem için hesaplanan faizinin konkordato projesine dahil edilmesi gerektiğini, 11 adet çek yaprağı 06/05/2019 tarihinden önce karşılıksız kaldığı halde, taahhüt bedellerinin hamillerince davacı bankadan bu güne kadar talep edilmediğini, diğer yandan, söz konusu 11 adet çekin toplam bedeli 1.129.709,45 TL olup, bu çeklerin hamilleri tarafından konkordato projesine başvuru yapılıp yapılmadığının da bilinmediğini, eğer 11 adet çekin hamili konkordato projesine başvurarak, çek bedellerinin nisaba katılmasını talep etmiş ve bu talep kabul edilmiş ise söz konusu çek bedellerinin tamamının zaten davalının borcuna ilave edilmiş olacağından, davacı bankanın da depo talebinin kabul edilmesi halinde, yasal çek taahhüt bedellerinin davalı tarafça hem çek hamillerine, hem de davacı bankaya mükerrer şekilde ödenmiş olacağını, 1443453CI seri numaralı çek yaprağı için davacı banka tarafından yapılan ödeme nedeniyle konkordato projesine dahil edilmesi gereken tutarın 1.600,00 TL’lik kısmı asıl alacak olmak üzere toplam 1.755,61 TL olduğunu, ancak, davacı banka tarafından, davalı şirkete verilmiş olan lakin banka kaynağından herhangi bir sorumluluk ödemesi yapılmamış olan 19 adet çek yaprağına ilişkin taahhüt sorumluluğu için davacı bankanın toplam 38.570,00 TL depo talebinde bulunması mümkün olmakla birlikte, bu tutarın davacı bankaya değil, mahkeme yahut icra (iflas) idaresi veznesine depo edilmesinin ve söz konusu çek yaprakları için banka kaynağından ödeme yapıldığının ispatı şartıyla davacı bankaya ödenmesinin, olayın mahiyetine ve hakkaniyete en uygun çözüm yolu olacağını, davacı bankanın depo talep edebileceği tutarın 38.570,00 TL olduğunu bildirdiği görülmüştür. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/878 E.sayılı konkordato dosyası irdelendiğinde; Mahkemece 08/10/2020 tarih, 2018/878 E., 2020/571 K sayılı ilamı ile verilen konkordato tasdik kararının istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2021 tarih, 2020/20031 esas, 2021/88 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ilgili kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine de Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2021 tarih, 2021/3961 E., 2022/1153 K.sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına sunulan 27/01/2021 tarihli davacı vekilinin beyan dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davacı vekilince Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/878 Esas sayılı konkordato dava dosyasına 109.889,98 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı bankanın ilgili alacak bildirimi incelendiğinde 06/05/2019 tarihi itibariyle davacının talep ettiği 109.889,98 TL'nin 66.661,51 TL işletme kredileri, 1.728,02 TL kar payı mahrumiyeti, 40.170,00 TL deposu gereken gayri nakti alacak, 1.330,45 TL masraf olduğu, konkordato mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ara kararı ile davacı bankanın 71.789,47 TL adi alacaklı olduğunun tespitine karar verildiği, bakiye 38.100,51 TL'lik kısmın reddedildiği, davacı banka vekilince huzurdaki çekişmeli alacak davasının deposu gerekli çek yaprak sorumluluk bedelleri hakkında olduğunu mahkemeye beyan ettiği görülmüştür. Hal böyle olunca, davacı vekilinin talebini gayri nakdi alacak olarak hasrettiği ve yargılamanın ve bu doğrultuda istinaf incelemesinin konkordato mahkemesince red edilen ve çekişmeli hale gelen gayri nakti alacak yönünden yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Tarafların istinaf itirazları doğrultusunda davaya konu Gayri nakit alacaklar yönünden yapılan değerlendirmede ; Davacı bankanın davalının 06/05/2019 tarihi itibariyle talep ettiği 109.889,98 TL alacağın 40.170,00 TL'lik kısmının bankaca verilen çek yapraklarından kaynaklanan sorumluluk bedellerine ilişkin depo talebinden, 69.719,98 TL'lik kısmının ise nakdi alacaklardan kaynaklandığının ve konkordato mahkemesince davacının talebinin 71.789,47 TL'lik kısmının kabul edilip, bu miktar üzerinden nisaba katılmasına karar verildiği, bu miktarı aşan kısım olan 38.100,51 TL yönünden talebin reddedildiği, hal böyle olunca reddedilen kısmın 38.100,51 TL gayri nakit alacağın depo talebine ilişkin olduğunun konkordato dosya kapsamı ve davacı banka vekilinin 27/01/2022 tarihli beyan dilekçesi ile sabittir. Dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın davacı bankanın deposunu talep edebileceği çek yapraklarından kaynaklanan sorumluluk bedeli olup olmadığı, var ise miktarı noktasında toplandığı görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davalı borçluya ait 144344, 1443442,1443443, 1443444, 1443445, 1443446, 1443447, 1443448, 1443449, 144345, 1443452 numaralı on bir adet çekin 06/05/2019 tarihinden sonra bankaya hamilleri tarafından ibraz edildiği ve karşılıksız işlemine tabi tutulduğu,1443453 numaralı çekin 17/12/2018 tarihinde bankaya ibraz edilmesi neticesinde 1.600,00 TL taahhüt ödemesinin yapıldığı ve bu bedel yönünden gayri nakdi alacak yönünden alacağın nakit alacağa dönüştüğü, 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çekin bankaya ibraz yahut iade olunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda dökümü yapılan ve 17/12/2018 tarihinde bankaya ibrazı karşısında davacı banka tarafından 1.600,00 TL taahhüt bedeli ödenmesi suretiyle nakde dönüşen 1443453 numaralı çekin uyuşmazlık konusu olmamasına rağmen mahkemece talebi aşar şekilde davacı bankanın konkordato komiserliğine başvuru tarihinden önce nakit alacağa dönüşen 1.600,00 TL yönünden hüküm kurmasının HMK'nun 26.maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı olduğu görülmekle , davalı borçlunun bu yöndeki istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda dökümü yapılan davacı bankaya 06/05/2019 tarihinden sonra ibraz edilen on bir adet çek yönünden yapılan değerlendirmede ise de ; söz konusu çeklerin 31/12/2018 ila 25/04/2019 tarihleri arasında bankaya ibraz edildiği, ibraz tarihinden sonra 10 yıl süre ile davacı bankanın karşılıksız işlemine tabi tutulan çek taahhüt bedellerini ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, hal böyle olunca mahkemece 144344, 1443442, 1443443, 1443444, 1443445, 1443446, 1443447, 1443448, 1443449, 144345, 1443452 numaralı on bir adet çekin taahhüt bedellerinin (toplam 22.300,00 TL) deposu yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Yine, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca bilirkişi raporunda gösterilen yirmi adet çek yaprağından sadece sekiz adet çek yaprağının bankaya ibraz olunmadığı ve bu bağlamda davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davalıdan sekiz adet çekten kaynaklanan 16.240,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiş ise de, davaya konu 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çeklerin en son teslim edildiği tarihin 22/11/2018 tarihi olduğu ve basım tarihlerinin de bu tarihten önce olacağı dikkate alındığında Dairemiz inceleme tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin evleviyetle dolduğu görülmüştür. Bu durumda depo talebine konu edilen iş bu sekiz adet çeklerin basım tarihleri gözetildiğinde Çek Kanunu'nun 3/9. maddesinde öngörülen 5 yıllık süre dava ve ilk derece mahkemesi karar tarihlerinde dolmamış ise de, dosya Dairemize geldikten sonra, Dairemizin inceleme tarihi olan 26/09/2025 tarihi itibarıyla sona ermiş durumdadır. Bir başka anlatımla Dairemizin inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan yasal sorumluluğu sona ermiş durumdadır. Bu durumda davaya konu 1443451, 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çekten kaynaklı gayri nakit alacak yönünden Dairemiz karar tarihi itibarıyla davacının yasal sorumluluğunun sona erdiği, davacının iş bu sekiz adet çekten kaynaklı gayri nakit alacağa yönelik talebinin konusuz kaldığı gözetilerek 1443451, 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çekten kaynaklanan gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmiştir. Davaya konu 1443451, 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çekten kaynaklanan gayri nakit alacağa ilişkin dava konusuz kaldığından iş bu çekler yönünden yargılama giderleri yönünden davadaki haklılık durumunun dava tarihine göre tespiti gerekecektir. Davacı bankanın Çek Kanunu'ndan kaynaklanan çek yapraklarının karşılıksız kalanları için kanuni ödeme yükümlülüğü "erteleyici koşula bağlı" alacaklardan olup, davacı bankanın ancak "erteleyici koşula bağlı" iş bu alacağının depo edilmesini talep edebileceği ve dava tarihi itibariyle davacı bankanın on dokuz adet çekten kaynaklı (11 adet ibraz edilen 8 adet ibraz edilmeyen çekten) gayri nakit alacağını dava etmekte haklı olduğu ve bu bağlamda yargılama giderlerinden HMK'nun 326. maddesi uyarınca on dokuz adet çek yönünden aleyhine hüküm verilen davalı tarafın sorumlu olduğu görülmüştür. Yine, ilk derece mahkemesince her ne kadar davanın kısmen kabul edildiğinden bahisle davacı ve davalı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, davacı tarafça dava dilekçesinde ve tevzi formunda harca esas değerin belirtilmediği, davacı vekilince dava dilekçesi dava değerinin talep edilen 109.889,98 TL'den kabul edilen 71.789,47 TL'nin mahsubu ile çekişmeli hale gelen gayri nakit alacak olduğunu beyan etmekle birlikte davacı vekilince 27/01/2021 tarihli beyan dilekçesi ile dava değerinin 40.170,00 TL olduğunu açıklandığı dikkate alındığında , çekişmeli hale gelen gayri nakti alacak toplamı 38.100,51 TL olmasına rağmen HMK'nun 26. maddesi uyarınca davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak davacının talebinin ve dava değerinin 40.170,00 TL olduğu Dairemizce kabul edilmiştir. Yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere davamızın konusunun gayri nakit alacak olup, mahkemece dava konusu olan ve hüküm altına alınan gayri nakit alacak yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı aleyhine nispi harç ve nispi vekalet ücreti hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, Dairemiz inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın sekiz adet çeklerden kaynaklanan 16.240,00 TL yönünden yasal sorumluluk süresinin sona erdiği, bu miktar kadar gayrınakit alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı bankanın 22.330,00 TL gayri nakit alacak talebinin haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen 144344, 1443442,1443443, 1443444, 1443445, 1443446, 1443447, 1443448, 1443449, 144345, 1443452 numaralı on bir adet çekten kaynaklı toplam 22.330,00 TL gayri nakit alacak talebinin kabulü ile, 22.330,00 TL gayrinakdi alacağın davalıdan tahsil edilerek faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, davaya konu 1443451, 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çekten kaynaklanan 16.240,00 TL gayri nakit alacağa ilişkin konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan gayrınakit alacağa ilişkin talep yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu dikkate alınarak yargılama giderlerinin gayrınakit alacak yönünden de işbu davada haksız bulunan davalıdan tahsiline, davalı aleyhine maktu vekalet ücreti hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 22.330,00 TL gayrinakdi alacağın davalıdan tahsil edilerek faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, 16.240,00 TL gayrınakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının bakiye talebi olan (40.170,00 - 16.240,00 - 22.330,00 = 1.600,00 TL) yönünden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih ve 2020/578 Esas 2022/681 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının davalı borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen 144344, 1443442,1443443, 1443444, 1443445, 1443446, 1443447, 1443448, 1443449, 144345, 1443452 numaralı on bir adet çek yönünden kabulü ile, 22.330,00 TL gayrinakdi alacağın davalıdan tahsil edilerek faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, 2-Davaya konu 1443451, 1443454, 1443455, 1443456, 1443457, 1443458, 1443459, 1443460 numaralı sekiz adet çekten kaynaklanan 16.240,00 TL gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3- Davacının 1.600,00 TL ve fazlaya ilişkin talebinin reddine, 4-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. Maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kısmen kabul oranına göre hesaplanan 1.267,42 TL'nin davalıdan, reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 52,58 TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan toplam 116,60 TL harcın davanın kısmen kabul oranına göre hesaplanan 111,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 61,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 661,50 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 635,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı bankaya verilmesine, 9-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, (davanın red edilen kısmı 1.600,00 TL üzerinden) karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince 1.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 27,00 TL dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam 247,70 TL yargılama giderinin davadaki haklılık payı gözetilerek 237,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.30/09/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -