11. Hukuk Dairesi 2022/6139 E. , 2024/339 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1257 Esas, 2022/1156 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2010/803 E., 2019/29 K. Taraflar arasındaki ... sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın k…
**11. Hukuk Dairesi 2022/6139 E. , 2024/339 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1257 Esas, 2022/1156 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2010/803 E., 2019/29 K. Taraflar arasındaki ... sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 13.05.2019 tarihli ek karar ile davacı vekilinin hatalı hesaplanan harç miktarına yönelik tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ek karara yönelik ve davalı vekilinin ana karara yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmiş, harç ve yargılama giderleri hatalı hesaplandığından re'sen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanzim etmiş olduğu "... Sigorta Poliçesi" uyarınca sigorta teminatı sağladığı MY/NIRA isimli gezi teknesinin, davalı ile oluşan bağlama hizmeti anlaşması çerçevesinde Bodrum Kumbahçe mevkiinde mevcut davalı tarafa ait tonoza 11.10.2009 tarihinde bağlandığını ancak 13.10.2009 tarihinde anılan teknenin, bağlandığı tonozun kifayetsiz olması nedeniyle koparak teknenin sürüklenmesine sebep olduğunu ve Bodrum Kalesi arkasındaki kayalıklara oturduğunu, bu hadise neticesinde anılan teknenin ağır maddi hasara uğradığını, yine teknenin bulunduğu yerden çekilmesi ve yüzdürülmesi işlemleri sebebiyle masraflar yapıldığını, zararlara uğranıldığını ve alacak davalarına maruz kalındığını ileri sürerek fazla talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.604,00 euro zarar ve masraf alacağının ihtarname tebliğ tarihi olan 01.06.2010 tarihinden itibaren ...'nın 1 yıl vadeli euro döviz hesaplarına uyguladığı oranlara göre hesaplanacak en yüksek faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihinde cari olacak T.C. ... Efektif Euro Döviz Satış ...'na göre tespit edilecek Türk Lirası karşılığının ihtarname tebliğ tarihi olan 01.06.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak bankalar arası en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ettiği gibi kaza tarihi itibari ile NIRA teknesi donatanı veya kaptanı arasında imzalanmış herhangi bir bağlama hizmeti anlaşmasının mevcut olmadığını, dava konusu tonoz şamandıraların liman dolu olduğunda bekleme yapan tekneler tarafından kullanılmakta olduğunu, şamandıraların kullandırılmasının sadece iyi havalarda müsaade edildiğini, kötü havalar da ise kesinlikle kullanmalarına müsaade edilmediğini, şamandıraların 15 Mayısta denize bırakılıp 15 Ekimde de toplandığını, kaza günü NIRA teknesinin izin almadan şamandıraya bağlandığını, müvekkili şirketin kaza tarihinden 2 gün öncesinden beri tüm belediye hoparlörlerinden, Bodrum Liman Başkanlığı ve meteoroloji istasyonlarının kötü havanın geleceği konusunda tüm ihbarların ve uyarıların yapıldığını, kazanın meydana geldiği tarihte söz konusu ... hariç fırtına nedeni ile Bodrum İç Limanda hiçbir teknenin kalmadığını, oluşan kazada gemi kaptanının kusurlu olduğunu, şamandıraya bağlamadan önce gerek Liman Başkanlığından gerekse Liman İşletmesinden hiçbir izin almadığını ve bildirimde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket, sigortalısı olan M/Y NIRA isimli gemi teknesinin bağlama anlaşması karşılığında, davalının limanında tonoza bağlandığını, tonozların yetersizliği nedeniyle meydana gelen kopma sonucu geminin hasarlandığını, bu nedenle sigortalısına 1.604.000,00 euro ödemek zorunda kaldığını ve bu bedelin davalıdan tahsilini talep ettiğini, sigortacı şirketin ödediği bedeli değil, ... zararı talep edebileceğini, kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise M/Y NIRA teknesinin olay günü davalıya ait limanın tonozuna bağlandığı, bu hususta 13.10.2009 tarihli fatura düzenlendiği, tonoza bağlanmanın herhangi bir kontrata tabi olmadığı ve bu geminin davalı tonozuna bağlandığının davalı şirket çalışanları tarafından bilindiğinin tanık ifadelerinden anlaşıldığı, olayda ...-kıç vurmanın oluşturacağı kuvvetlerin tonoz kilidinin kopma kuvvetinin çok altında olduğu, bu nedenle ancak kilidin kusurlu olması halinde kopabileceği, dava konusu teknenin ... bir yat olduğu ve bir yat kaptanı, iki adet de gemici / usta gemici ile donatıldığı, kaptanların acil sebepler olmadıkça gemiden ayrılamayacakları, acil bir sebeple ayrılmaları halinde ise de, zabitler veya tayfalar arasından bir vekil bırakmak zorunda olduğunu, yat kaptanlarının, yattan hiç ayrılmasının mümkün olmadığını, yatın 3-5 dakika içerisinde sürüklendiğinin anlaşıldığı, yani kaptan yatta olsaydı dahi geminin hasar görmeden kurtulmasının mümkün olmayacağı, ancak hasarın azalmasında kaptanın rol alabileceği, bu nedenle kusur belirlenmesinde bu hususun da göz önünde bulundurulduğu gerekçesi ile davacı şirketin %35 oranında kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davacı tarafından ispatlanabilen ... zarar bedeli olan, 900.000,00 euro, 194.700,00 euro gemiyi yeniden yüzdürme ücreti, 49.350,00 euro belgelenebilen klas ve survay ücreti toplamından oluşan 1.144.050,00 euro toplam zarar bedelinin davalının %65 oranında tespit edilen kusuruna denk gelen 743.632,50 euroluk miktarının 01.06.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının 25.03.2019 tarihli tashih talebine binaen mahkemece taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği gerekçesiyle tashih talebinin reddine dair ek karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ek karara karşı, davalı vekili asıl karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tashih talebine konu 08.02.2019 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmında 5 nolu bentte peşin nisbi dava harcı olarak yatırdıkları 47.303,80 TL tutarın kabul-red oranına tabi tutulmasının açık bir yazı ve hesap hatası olduğunu, aleyhine hüküm kurulan davalının nisbi harç tutarının tümünden sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın harçlar yönünden tashihi talebinin reddine dair mahkeme ek kararının kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili asıl karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin Liman Başkanlığı izni ile dış liman bölümünde Bodrum Kalesi ... Surları mevkiine bıraktığı tonoza bağlı gezi teknesinin 13.10.2009 tarihinde meydana gelen kuvvetli rüzgarda kopma sonucu süreklenerek kayalıklara oturduğu ve ağır hasara uğradığı kazada kusuru olmadığını, müvekkili şirket ile M/Y NIRA teknesi arasında herhangi bir bağlama hizmeti anlaşması bulunmadığını, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 978 ... maddesi uyarınca kaptanın görünür tehlike halinde veya gemi denizdeyken gemide hazır bulunma yükümlülüğü altında olduğunu, kaptanın fırtına uyarılarının yapıldığı bir tarihte teknesini denizin ortasında bir şamandıraya bağlayıp gemisini terk etmekle kazanın asli kusurlu olarak sorumlusu olduğunu, davacının kurtarma çalışmaları sırasında zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih ya da tashih yolu ile sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin ek karar yönünden gerekçesinin yerinde olduğu belirtilerek davacı istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının istinaf taleplerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesinin kusur ve zarar miktarına yönelik tespitlerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesince resen yapılan incelemede davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme, harçlar dışındaki diğer yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırması gerektiği, davanın reddi hariç, harcın ise daima davalıya yükletileceği gerekçesi ile resen İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ... sigorta poliçesine dayalı rücuen alacağın tahsili istemine yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 1. 6762 sayılı mülga Kanun 978 ... maddesi. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304 ve 305 ... maddeleri. 3. 6762 sayılı mülga Kanun 1339 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.