11. Hukuk Dairesi 2021/5327 E. , 2022/9356 K. "" MAHKEMESİ : ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.02.2019 tarih ve 2018/157 E. - 2019/58 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2019/1175 E. - 2021/379 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incele…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5327 E. , 2022/9356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.02.2019 tarih ve 2018/157 E. - 2019/58 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2019/1175 E. - 2021/379 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin "boyteks" asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “BAYTEKS+şekil” ibaresini 35, 40. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/94181 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, başvuru kapsamında kalan hizmetler ile müvekkili markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, yine 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5 maddeleri gereğince de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-1432 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusunun kapsamında kalan hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduklarını, davacı markasının tanınmış marka niteliği taşımadığını, 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesine dayalı iddiaların yerinde olmadığını, ticaret unvanına dayalı davacı iddiasının da haksız olduğunu, kötü niyet iddiasının da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.