11. Hukuk Dairesi 2021/6392 E. , 2023/1088 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi DAVA TARİHİ : 29.06.2017 HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/307 E., 2018/442 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Dere…
**11. Hukuk Dairesi 2021/6392 E. , 2023/1088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi DAVA TARİHİ : 29.06.2017 HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/307 E., 2018/442 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan et alım satım işi ile uğraştığını, davalı şirketin ihalesini aldığı Kırşehir Polis Okulunda et ihtiyacının müvekkili tarafından karşılanmasını talep ettiğini, tarafların Kırşehir Polis Okulunun et ihtiyacının karşılanması konusunda anlaştığını, müvekkilinin anlaşma gereği peyderpey toplamda 7335 kg dana kargas eti Kırıkkale Tarım İl Müdürlüğünden de gerekli onayları alarak davalı şirketin ihalesini aldığı Kırşehir Polis Okuluna teslim ettiğini, teslim fişini davalı şirket yetkililerine kaşeleterek teslim aldığını, teslimin tamamlanması üzerine davacı teslim etmiş olduğu etin bir kısmının ücretini aldığını, kalan 2557 kg etin karşılığı olan 100.000,00 TL (KDV dahil) için 07.12.2016 tarihli ve 18559 numaralı fatura düzenlediğini, davacının düzenlediği faturayı davalı şirket yetkilisince kaşelendiğini ve bedelin kısa sürede ödeneceğini bildirdiğini, ancak bu zamana kadar ödemediğini, ödememe sonucunda davacının işlerinin bozulduğunu ve iflas aşamasına geldiğini, davacının mağdur olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin 07.12.2016 fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 07.05.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini 79.009,90 TL artırarak 99.009,90 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin teslim almış olduğu bir fatura olmadığını, söz konusu faturanın kim tarafından imzalanarak alındığının belli olmadığını, şirket kayıtlarına geçen böyle bir faturanın olmadığını, müvekkil şirketin davacı yana herhangi bir borcunun olmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında, davacı tarafından 99.009,90 TL bedel karşılığında kargas cinsi dananın teslim edildiğini gösteren davalının kaşesinin basıldığı bir fatura bulunduğu, ayrıca davacı tarafından çeşitli tarihlerde düzenlenmiş ve davalının kaşesinin bulunduğu 10 adet sipariş fişinin olduğu dikkate alındığında taraflar arasında bir satım ilişkisinin olduğu, davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesine uygun olarak ispat yükünü yerine getirdiği, Kırşehir Polis Meslek Yüksek Okulunun yemek ihtiyacının hazır yemek olarak herhangi bir şirkete ihale edilmesi ve bu tip şirketlerin genellikle alt işveren bir şirket ile de anlaşmış olabilecekleri dikkate alındığında Kırşehir Polis Meslek Eğitim Müdürlüğünün haberi olmadan ihaleyi alan şirketin alt işveren olarak davalının görev almış olabileceği değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesine göre ispat yükü davalı şirkete geçmesine rağmen davalının delil olarak herhangi bir senet niteliğinde belge göstermediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirketin kamu kurumundan almış olduğu ihale uyarınca sözleşme konusu malların ilgili kuruma teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak ilgili kurum tarafından müvekkili şirketin ihale alan şirket olmadığının belirtildiğini, buna karşın Mahkemece taşeron şirket vasıtası ile söz konusu kuruma teslimin gerçekleştirilmiş olabileceği varsayımı ile davanın kabulüne karar verildiğini, ispat yükünün varsayıma dayalı olarak yer değiştirmeyeceğini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların ispatı bakımından taraf defterlerine dayanmadığı, yalnızca “bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve belgelere” dayandığı, yine 6100 sayılı Kanunun140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dilekçesinde gösterdiği ancak henüz sunmadığı belgeleri mahkemeye sunması veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla verilen süreye rağmen gereken açıklamayı yapmadığı, dava dilekçesine ekli sipariş fişlerinin içeriğindeki davaya konu malların davalı çalışanı tarafından teslim alındığı yönünde herhangi bir iddia ortaya konulmadığı gibi dayandığı deliller arasında yer alan tanıkların ise dava dilekçesine eklemiş olduğu sipariş fişlerini imza edenler olmadığı, davacının davaya konu ettiği satıma konu malların davalı yana teslim edilmiş olduğu yönündeki vakıanın ispatını göstermiş olduğu deliller ile ispat edemediği, Mahkemece varsayımlara dayalı olarak teslim olgusunun kabulünün doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teslim fişlerinin davalının çalışanları tarafından imzalandığını, tanıkların iddiaları doğruladığını, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü müzekkere cevabından polis okuluna et tesliminin yapıldığının anlaşıldığını, davacının teslimi ispatladığını, davalının bildirmiş olduğu delillerin toplanmasını talep etmediğini, sipariş fişlerinde davalının kaşesinin bulunduğunu, davalının dava dışı şirketle birlikte ortak faaliyet gösterdiğini, davacının iddiasını ispatladığını belirterek hukuka aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticari ilişkiye dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan sipariş fişlerinde davalının kaşesi ile birlikte teslim alan imzaları da bulunmaktadır. Malların teslim alındığına ilişkin imzaların kime ait olduğuna dair davacıya sonuçları anlatılarak kesin mehil verilmesi, süresi içinde bildirdiği takdirde bildirilen çalışanlara ve 15.06.2016 tarihli sipariş fişinde imzası ve adı bulunan ...’ya davetiye çıkarılarak teslim fişleri ve imzaları konusunda beyanlarının alınması, kabul etmedikleri takdirde imza incelemesi yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.