T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/369 KARAR NO : 2025/722 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.03.2023 tarihinde -------adresindeki otoparkta park halindeyken, davalılara ait ve işletmekte oldukları ----- plakal…
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/369 KARAR NO : 2025/722 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.03.2023 tarihinde -------adresindeki otoparkta park halindeyken, davalılara ait ve işletmekte oldukları ----- plakalı halk otobüsünde yangın çıktığını, yine park halindeki müvekkile ait ve işlettiği ------- plakalı halk otobüsüne ve müvekkilinin aracının yanındaki başkaca bir otobüse daha sıçradığını, davalıların aracından çıkan yangın neticesinde müvekkilin aracı da yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, müvekkile ait ---- plakalı halk otobüsü ------ poliçe numaralı sigorta poliçesi ile -------- Sigorta Şirketi'ne sigortalandığını, yangın sonrasında müvekkile ait araç kullanılamaz olduğundan perte çıktığını ve daha fazla zarara uğramamak adına, sigorta firmasından piyasa bedelinin çok altında bir bedel müvekkilce alınmak zorunda kalındığını, üstüne kredi çekilerek yerine 04.04.2023 tarihinde -------- plaka numaralı otobüs alındığını ve yolcu taşımalığına hazırlık işlemlerinin 10 gün kadar sürmesi sonrası işletmeye alınabildiğini, müvekkili işletmiş olduğu aracını yaklaşık 38 gün işletemediğini ve maddi zarara uğradığını, bu süre içerisinde ticari işlevini yerine getiremediğinden kazanç kaybına ilişkin tazminat hakkı doğduğunu, davacı müvekkilin, uğramış olduğu kazanç kaybından davalılar hem işleten olarak hem de malik olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil aracı park ettiği esnada yanında hiçbir araç bulunmamakta olup, iki araç saatler sonra otobüsün yanına park ettiğini, müvekkillerin aracını davacı tarafın aracının yanına park etme işlemi dahi gerçekleştirmediğini, 2918 Sayılı KTK m.85 gereği işletme faaliyeti ve zarar arasında illiyet bağı gerekli olduğunu, yangının çıkış nedeni belirlenemediği için zararın müvekkilin faaliyeti veya aracıyla illiyet bağı kurulamayacağını, müvekkiller kusurlu olmadığı gibi zararın meydana gelmesine katkıları olmadığını, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekili 10.09.2025 tarihli UYAP üzerinden sunmuş olduğu dilekçesinde; davalı taraf ile dava konusu hukuki uyuşmazlık üzerinde sulh olduklarını beyanla ekinde taraf vekillerince imzalanan tarihli sulh protokolü sunulmuştur. 6100 sayılı HMK 313.maddesinde:"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 6100 sayılı HMK 314.maddesinde:"1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 6100 sayılı HMK 315.maddesinde:"(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." denmektedir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yargılama süreci ve sulh protokolü nazarında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların sulh olduklarının anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri gereği sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, sulhun ilgili bulunduğu davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, mahkemenin taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre karar vereceği, somut olayda tarafların sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmedikleri anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Yargılama giderleri açısından yapılan değerlendirmede ise, tarafların sulh protokolünde birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından HMK 323.maddesinde sayılan yargılama giderleri her iki tarafın kendi üzerinde bırakılmıştır. Ancak yargılama gideri kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. Maddeleri de gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinden ise sulh protokolü ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davalılar sorumlu tutulmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Tarafların birbirlerinden vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan teminatın ve bakiye gider avansının HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana veya ahzu kabza yetkili vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.