T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/335 - 2026/627 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/335 KARAR NO : 2026/627 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/230 E. - 2023/494 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i, Manevi Tazminat, İlan Taraflar ara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/335 - 2026/627 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/335 KARAR NO : 2026/627 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/230 E. - 2023/494 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i, Manevi Tazminat, İlan Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2023 tarih ve 2023/230 E. - 2023/494 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların 03 ve 05. sınıf mallarda sahibi olduğunu, 2019 04505 ve 2020 02864 sayılı tasarımlarının da bulunduğunu, müvekkilinin ürünlerinin piyasadaki geçmiş ürün sunuluş şekillerinden farklı olarak şeffaf içindeki sıvı rengini gösteren silindirik bir şişe içinde yine emsallerinden farklı bir tertip tarzı ile düzenlenmiş etiketle oluşturulmuş sunuluş - ticari taktim şekli ve yoğun reklam tanıtım ile Türkiye'de pazar lideri konumuna geldiğini, müvekkili ürününün pazarda yer edinmesinden sonra, davalı şirket tarafından "... ..." tanıtım işareti ile silindiriş şeffaf bir şişe içinde sarı renkli "kir-yağ çıkarıcı" bir temizlik ürünü üretip/ürettirip www.....com internet sitesinden ve bir kısım e-ticaret sitelerinde ve Bauhaus marketlerde satışa sunduğu temizlik ürünlerinin piyasaya sunuluş şekilleri, şişe tasarımları ve etiket kompozisyon/dizayn özelliklerinin, müvekkilin, tescilli "... ..." markası ile satışa sunduğu temizlik ürünlerinin genel görünümleri sunuluş şekilleri, kompozisyon/dizayn özellikleri ile açıkça iltibas yarattığını, davalının müvekkilinin ürünlerinin taklit ettiğini ve fiillerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu; davalının kullandığı sloganlarla da iltibas yarattığını, TTK'nın 55/4. maddesi uyarınca başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almanın haksız rekabet hali olarak sayıldığını ileri sürerek, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin tanınmış "... ..." markasını taşıyan ürünlerin piyasaya sunuluş şekilleri, marka, ambalaj ve etiket tasarımları, reklam sloganları (...), her türlü tanıtım vasıtaları ile iltibas yaratacak şekilde, "... ..." markası ile temizlik ürünlerini üretmek, bu ürünlerin reklam ve tanıtımını yapmak ve her türlü fiziki ve sanal mecrada piyasaya arz etmek suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun hükmen tespitine; davalının haksız rekabetinin men’ine; davalının, müvekkilin tescilli marka ve tasarımlarına tecavüzlerinin 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca da ref ve men’ine; davalının, müvekkili ile yaptığı haksız rekabetlerin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen; davalının, müvekkilinin tescilli "... ..." markalı ürünlerinin sunuluş şekillerinden-iş ürünlerinden, tescilli marka ve tasarımlarından, velhasıl her türlü tanıtım vasıtalarından doğan haklarına tecavüz etmek suretiyle üretip/ürettirip satışa sunduğu "... ..." tanıtım işaretli ürünlerin bulundukları heryerden toplatılmasına; ambalajlarının imha edilmesine; davalının müvekkilinin sınai haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerinin reklam ve pazarlamasının yapıldığı katalog, broşür, tabela gibi her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılmasına; davalının müvekkilinin sınai haklarına tecavüz teşkil eden dava konusu ürünlerinin www.....com internet sitesinde ve 3. kişilere ait e-ticaret alışveriş sitelerindeki reklam, pazarlama ve satışının durdurulmasına; 30.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline; mahkeme kararının özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı vekilinin dava dilekçesi içinde yeterli bilgi ve belge sunmadığını, müvekkilinin markasının araç oto aksesuarı markası olduğunu, farklı alanda kullanıldığını, davacı ürününü çağrıştırmayacağını, Ankara 5. FSHHM'nin 2023/30 D.İş sayılı dosyada ürünler arasında benzerlik bulunmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, markalar açısında; davalının dosya kapsamında bulunan markasal kullanımlarında geçen "..." ibarelerinin, davacının "..." ve "..." ve sair esas/tek unsurlu markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı; tasarımlar açısından; 2019 04505 nolu davacı tasarımı ile davalı sunuş biçiminde yer alan şişe tasarımlarının belirgin farklarının olduğu, şişelerin silindir olmasının çoğu zaman imalat hususları nedeni ile harcı alem olduğu; bilgilenmiş kullanıcının kıyaslananlar arasındaki farkları kısa sürede fark edeceği; 2020 02864 nolu davacı tasarımı açısından; mesnet etiket tasarımının iki bölümden oluştuğu, bir etikette var olması gereken regülatif unsurlar dışında asıl odak noktasının daha ziyade markanın yer aldığı görünüm kısmı olacağı; davacı etiketinde "..." ibaresinin yer aldığı; yağ sökücülüğün ürünün muhtevasından, ultra ifadesinin ise etkinliğinden kaynaklandığı; "ultra, hiper, süper" gibi ifadelerin üstünlük derecelendirilmesinde yaygın olarak kullanılan kelimeler olduğu; konu yüzey temizliği olduğunda bu tür ifadelerin tüketici nezdinde muhtevanın etkinliğini belirtmek için yaygın şekilde kullanımının harcı alem olduğu; kaldı ki davacının "..." ibareli bir markasının da bulunmadığı; etiket tasarımında emtianın kullanım alanlarının potansiyel tüketiciye görseller vasıtası ile izah edildiği; davalının kullanımı incelendiğinde üstte davalı markası altında ... (...) ibaresinin bulunduğu, altında ise araç motoru, mobilya, ocak ve tekne imajının, en altta ise "..." ibaresinin bulunduğu, taraf markaları arasında kelime unsurları itibariyle, benzerlik olmadığı, ... (...) ibaresinin yerleşik anlamları olan ürün adı/cins ismi veya pazarlama sloganları olduğu, ayrıca da bu kelimeler/kelime öbekleri davacının tescilli markalarının koruma kapsamına da girmediğinden, bu kelime unsurlarından hareketle taraf markalarının/markasal kullanımlarının benzediğinin kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, zira ... ifadesi temizlik ürünlerinde ürünün genel amaçlı olduğunu, "..." ifadesinin ise ürünün amacı ve niteliğini belirttiği; görseller açısından değerlendirme yapıldığında her işletmenin kendi ürününü potansiyel tüketiciye bildirme/tarif etme hakkı olduğu, kaldı ki görsellerin arasında benzerlik bulunmadığı ve farklı kullanım alanlarının da tarif edildiği; "..." ibaresinin genel bir ifade olduğu ve ancak kendine has bir marka ile beraber tescile konu edilebileceği, 2020 02864 nolu davacı tasarımı ile davalı sunuş biçiminde yer alan şişe etiket ve sunuşu karşılıklı değerlendirildiğinde benzer olmadıkları; somut olayda, davalının "..." markalı temizleyicisinin piyasaya sunuluş şeklinin, davacının "... ..." markalı sert yüzey temizleyicisi gözetildiğinde, karşılaştırılan işaretler benzemediğinden, bu markasal kullanımların "karıştırılmaya yol açan önlemler almak" olarak nitelendirilebilmesinin mümkün olmadığı, tasarımlar ve sunuş biçimi açısından değerlendirme yapıldığında ise bu değerlendirmelere istinaden aynı koşulların geçerliği olduğu, bu meyanda somut olayda; davacının haksız rekabete dayalı iddialarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin kötüniyetli olarak müvekkili şirketin "... ..." markallı ürünlerini taklit ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin reklam ve tanıtım harcamalarından haksız yarar sağladığını; markaları, tasarımları, sunuş şekilleri ile iltibas yaratan, sunuş şekilleri ve reklam sloganlarını kullandığını; fiillerinin sınai haklara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bilirkişilerin uzmanlıklarının ihtilafın çözümü için yeterli olmadığını, heyette sadece tasarımcılara yer verildiğini, oysa marka ve haksız rekabete dayalı iddialarının da bulunduğunu, bilirkişilerin kötüniyete ilişkin iddialarını değerlendirmede hataya düştüklerini, delilleri hatalı değerlendirdiklerini, araştırma raporlarına göre, silindirik yapılı ve içindeki sarı sıvı rengi gösteren şeffaf şişe içindeki ürünün tüketici tarafından "... ..." olarak bilindiğini, davalının müvekkilinin "...", "..." gibi sloganlarını "..." , "..." şeklinde taklit ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i, manevi tazminat, ilan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olay bakımından marka hakkına tecavüzün kabulü için, davacının tescilli markaları ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması; tasarım hakkına tecavüzün kabulü için ise davacı tasarım sahibinin izni olmaksızın SMK hükümlerine göre koruma kapsamındaki davacı tasarımının kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin üretilmesi, piyasaya sunulması ve satılmasının gerektiği; oysa, davalı şirketin "... ..." ibareli ürününün davacının markaları ile şişe ve etiket tasarımlarıyla iltibasa sebebiyet verebilecek bir benzerliği bulunmadığı gibi, çekişmeli ürün üzerinde kullanılan sloganların da markasal hüviyette olmayıp, pazarlama sloganı olduğu, bir çok üründe kullanıldığı, haksız rekabet oluşturacak mahiyette bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 07/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.