11. Hukuk Dairesi 2023/5251 E. , 2024/6880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/999 Esas, 2023/930 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/367 E., 2021/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekilince, davalı Kurum vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri y
**11. Hukuk Dairesi 2023/5251 E. , 2024/6880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/999 Esas, 2023/930 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/367 E., 2021/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekilince, davalı Kurum vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; “TAÇ” seri markalarının ve 85600 sayılı “TAÇ” tanınmış markasının sahibi olduğunu, davalı tarafın 2017/105329 sayılı “Taç bambu + şekil” ibareli başvuruya karşı gerçekleştirdikleri itirazların kısmen kabul edildiğini, ancak bu karara karşı davalı şirketin yaptığı nihai itirazın kabul edilmesi neticesinde çıkartılan mallar yönünden de işlemlerin devamına karar verildiğini, davalı şirket adına önceki tarihlerde tescilli markaların varlığının dava konusu markanın da müvekkilinin markaları ile benzer olmadığı sonucunu doğurmayacağını, davalı tarafın önceki markalarının tescil kapsamlarının dar olduğunu, ayrıca önceki markalarındaki görsel unsurların farklılaştırıldığını, 97/020675, 98/019473, 2000/28662 sayılı markaların eldeki davaya konu marka bakımından kazanılmış hak sağlamayacağını, kaldı ki önceki markalar üzerinde yapılan değişiklik ile müvekkili markalarına yanaşıldığını, 2010/24924 ve 2015/04539 sayılı markaların ise görsel unsurlar bakımından zaten farklı olduğunu, davalının daha evvel de benzer şekilde gerçekleştirdiği 2010/67905, 2011/84502, 2014/10407, 2014/102411, 2014/110122, 2016/08108, 2016/13724, 2016/52019 sayılı markaların tamamına karşı hükümsüzlük davaları ikame edildiğini, “taç” ibaresinin günlük dilde kullanımı olan bir kelime olduğunun kabulü halinde dahi tanınmışlık seviyesine ulaştığının kabulünün gerekeceğini, davalı tarafın açıkça kötüniyetli olduğunu, davalı markalarının hükümsüzlüğü yönünde verilmiş pek çok karar bulunduğu halde karşı yanın müvekkili markalarına yaklaşan renk ve kaligrafi ile bilerek ve isteyerek yeni başvurularda bulunduğunu ileri sürerek, 2019-M-9005 sayılı Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve 2017/105329 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davaya konu "taç bambu" ibareli marka başvurusunun, bütünü itibariyle bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında, davacıya ait "taç" ibaresini içeren 2015/106784 sayılı "taç bamboo cotton" markası dahil olmak üzere itiraz markaları ile kısmen benzerlik gösterse de başvuru kapsamındaki mal/hizmetlerin, itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan mal/hizmetlerle aynı/benzer nitelikte olmadığını, başvurunun kötüniyetle gerçekleştirildiği iddiasının davacı tarafça itiraz aşamasında somut bilgi, belge ve delil ile ispatlanamadığını, verilen kararın yasaya ve usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında süregelen çok sayıda davanın mevcut olduğunu ve karara bağlanmış davaların bulunduğunu, davacı yanca açılan davaların çoğunun lehine sonuçlandığı gibi bir algı yaratmaya çalışmış ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın lehine sonuçlanan davaların sadece kırmızı logolu markalara ilişkin olan davalar olduğunu, dava konusu markanın davacı markaları ile iltibasa neden olacak bir benzerlik ise taşımadığını, davacının tekstil sektöründe kullanılan emtiaları kapsayan markalarının bulunduğunu, müvekkilinin ise 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda tescil almak istediğini, salt markaların kadınlara hitap etmesi ve aynı yerlerde satılabilir olmasının benzerlik şartını sağlamayacağını, Yargıtay tarafından da verilen kararlarda davacının tanınmışlığının yalnızca tekstil sektörüne özgülenmiş kabul edildiğini, kaldı ki müvekkilinin de züccaciye ve mutfak eşyaları sektöründe bilinen ve tanınan bir marka olmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin “TAÇ” ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, davacının dava konusu başvurusunun da davacı markalarından ziyade önceki markalarına benzerlik taşıdığını, dava konusu markanın yine müvekkiline ait olan ve renk unsuru içermeyen birebir aynı logolu hali olan 2014/58846 sayılı marka olduğunu, anılan markaya karşı Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davanın 2016/174 Esas sayısı ile reddedildiğini, müvekkilinin evvelki markalarında logoya hakim olan her unsuru korumak suretiyle logonun modernize edilerek sadece renklendirmesinin yapıldığını, müvekkilinin taraflar arasındaki mahkeme kararlarına da saygı duyarak markasında kırmızı değil “gold” rengini kullandığını, davacının 07, 08, 11 ve 21. sınıf açısından bir hak elde edemediği ve gerçekleştirdiği başvuruların müvekkili markaları nedeniyle reddedildiği halde davacının aynı markaları gerekçe göstererek müvekkiline karşı ikame ettiği davanın izahtan vareste olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında 08. sınıftaki "Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar" emtiası ile davacı yana ait bazı markalar kapsamında yer alan "Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar" emtiası arasında ilgili tüketici nezdinde benzer algılar oluşturacak bağlantılar bulunduğu, davacı yanın, işlem dosyasına dayanak göstermediği ve fakat hükümsüzlük talepli dava dosyası kapsamında dayanak yaptığı markalar arasındaki 2009/66400 sayılı markası bakımından da taraf markalarının, başvuru kapsamında yer alan "Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri." emtiası bakımından benzer oldukları, zira anılan marka kapsamındaki "Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler" ile aynı amaçlara yönelik elektrikli olmayan mutfak aletlerinin çoğu zaman bir arada, aynı satış noktalarında ve aynı tüketici kitlesine hitaben ticarete konu edildiği, dava konusu 2017/105329 sayılı marka incelendiğinde, üst kısmında taç görseli yer alan gri/beyaz renklerde dairesel bir logonun tam ortasına yerleştirilmiş altın renkli, uç kısımları kıvrımlandırılmış bir kuşağın yer aldığı, bu kuşak üzerinde beyaz renkle ve logonun bütününe hakim unsur olarak "TAÇ" ibaresinin kullanıldığı, fonda yer alan gri renkli dairenin alt kısmında ise "TAÇ" kelimesine nazaran son derece küçük şekilde ve beyaz renklerle yazılmış "BAMBU" ibaresinin yer aldığı, bu bağlamda dava konusu marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde "TAÇ" kelimesinin asli ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, davacının itirazına dayanak oluşturduğu markaları incelendiğinde; "TAÇ GASTRONOMİ", "TAÇ SHOP", "TAÇ ALL DAY", "TAÇ WEDDING", "TAÇ LINEN" gibi "TAÇ" ibaresinin gri konturlu ve kırmızı renkli, soldan sağa dalgalı bir kuşak içerisinde yer alan "TAÇ" ibaresi ve tali nitelikteki ek unsurlardan oluşan markaları mevcut olduğu gibi ayrıca "TAÇ" ibaresinin bağımsız karakterini koruduğu ve markaya yönelik düzenlenmiş "Her gününüz aşkla TAÇ lansın", "Yeni yılınızı TAÇ landırın" gibi slogan markalarının ve son olarak tek başına "TAÇ" markasının da mevcut olduğu, dolayısıyla davacı markalarının da esas unsurunun “TAÇ” ibaresi olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; “TAÇ”'ın bilinen bir kelime olması, otomatik olarak anılan ibarenin dava konusu emtia bakımından ayırt edici vasfının zayıf olarak yorumlanması sonucunu doğurmayacağı, "TAÇ" ibaresinin davaya konu emtiayı doğrudan tanımlamadığı, bu emtiayı veya bu emtianın karakteristik özelliklerinden birini doğrudan çağrıştırmadığı, davacının, gerek YİDK aşamasında, gerekse dava aşamasında tanınmışlık iddiasına dayandığı, davacı yanın “TAÇ” markasının “ev tekstili ürünlerinde” yoğun kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığının kabul edilebileceği, 8 ve 21. sınıflardaki davalı şirkete ait "TAÇ" esas unsurlu marka başvurusunun, davacının tanınmış "TAÇ" ibareli markalarının tanınmışlığından haksız yere yararlanma ihtimalini taşıdığı, davalı şirketin kötü niyetli olarak hareket ettiğini gösterir sair somut olgu bulunmadığından kötüniyet iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2019-M-9005 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/105329 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.