(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17292 E. , 2012/44012 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmes…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17292 E. , 2012/44012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; katılanın banka hesabının şifresini arkadaşı olan sanığa verip, internet bankacılığını kullanarak hisse senedi alıp satmasını istediği, sanığın zilyetliğin devir olgusu dışında katılana ait hesaptan eşi ile ortak sahip oldukları hesaba para aktardığı ve bahis sitelerinde harcama yaptığının anlaşılması karşısında güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer C.Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanığın Cumhuriyet savcısına verdiği 06.03.2007 tarihli ifadesinde katılana 14 bin TL lik senet verdiğini belirtmesi, 01.10.2007 tarihli celsede ise, katılanın tüm zararını giderdiğini ifade etmesi karşısında; katılanın olaydan ... zararının ne kadar olduğu bilirkişi tarafından tespit edilip, sanık tarafından yapılan bir ödeme olup olmadığı, ödeme yapılmışsa bunun pişmanlığa dayanıp dayanmadığı, ödemenin ne zaman yapıldığı ve miktarı belirlendikten sonra, kısmi ödeme söz konusu ise katılanın bu duruma rıza gösterip göstermediği de sorulmak suretiyle TCK 168.maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,