TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2023 NUMARASI : 2018/929 Esas 2023/420 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı şirket h…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1410 Esas 2026/325 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1410 KARAR NO : 2026/325 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2023 NUMARASI : 2018/929 Esas 2023/420 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı şirket hakkında konusuz kalan davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiğini, ihtar kabul edilmiş gibi %43 akdi faiz, %55,90 temerrüt faizi talep edildiğini, itirazın keyfi ve fahiş olan faiz oranlarına ilişkin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine akdedilen genel kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan işbu davanın yargılaması aşamasında davalı kredi borçlusu ... İnşaat Proje Turz. Pazarlama Gayrimenkul San.ve Tic. Ltd. Şti hakkında iflas kararı verildiği, davacı bankanın İflas Müdürlüğü'ne alacaklarının kaydı isteminin kısmen kabulüne verilen karar üzerine reddedilen miktarın kayıt kabul istemli olarak açılan davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin 10/02/2022 tarihli dilekçesinde müflis şirket bakımından işbu davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, diğer davalı kefil hakkında davanın kabulüne karar verilmesi istemli dilekçesi üzerine davalı kefil ...'nun bankaya olan borcunun tespiti yönünde alınına 28/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihine göre davalıdan talep edebileceği tutarın toplam 7.019.332,27 TL olduğunun tespit edildiği, davalının başlatılan icra takibine yönelik olarak borca, faize, faiz oranına itiraz ettiği ve alacak likit olmakla hüküm altına alınan miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiği gerekçesiyle davalı müflis şirket hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı müteselsil kefil hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, müflis şirket hakkında iflas masasına kaydedilen miktar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere Davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12671 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 6.395.737,57 TL asıl alacak, 383.823,59 TL işlemiş akdi faiz, 223.687,18 TL işlemiş temerrüt faizi ve 16.083,93 TL BSMV olmak üzere toplam 7.019.332,27 TL üzerinden ve 6.395.737,57 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 55.90 oranında faiz işletilmek suretiyle devamına, hüküm altına alınan 7.019.332,27 TL'nin % 20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından krediye ait 12.10.2018 temerrüt tarihi itibarıyla yapılan hesaplamada anapara alacağı yönünde farklılık oluşmadığının tespit edildiğini, ödenmeyen 3. taksite akdi faiz işletilerek hesaplama yapıldığını, müvekkilinin banka mevzuatları kapsamında ve muacceliyet gereği ödenmeyen 2. taksitten sonra kalan anaparaya temerrüt faizi işletilmediğini, dolayısıyla bu şekilde yapılan hesaplama ile müvekkilinin faiz alacağının eksik hesaplandığını, 20.06.2018 tarihi itibarıyla ödenmemiş taksitlere uygulanan temerrüt faizlerine taksit tarihinden itibaren %55,90 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken değişken faiz oranı işletildiğinden, bu şekilde yapılan hesaplama ile müvekkilinin faiz alacağı eksik hesaplandığını, itiraza konu kredinin taksitli ticari kredi niteliğinde olması ve ödeme planının/ödeme tarihlerinin önceden belirlenmiş olması nedeniyle vadelerinde ödenmeyen her taksit, başkaca bir ihbar ve ihtara hacet kalmaksızın vade tarihinde muaccel ve müşterinin de mütemerrit olduğu ve müvekkilinin bu taksit miktarına vade tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar (ödemenin yapıldığı gün de dahil olmak üzere) temerrüt faizi uygulama yetkisine sahip olduğunu, bu sözleşmeye dayanılarak müşteriye açılacak kredilerin kullandırım ve geri ödeme aşamalarında uygulanan faiz, komisyon, ücret ve masraflara ilişkin vergi, fon kesintisi tahakkuk etmiş veya vergi dairesine ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın müşteri tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, 21.06.2018 ve 21.09.2018 tarihli gecikmeli taksite ve gecikmeli taksit sonrası kalan anapara bakiyesine kredi hesap kat tarihine kadar banka TL kredilere uygulanan %55,90 temerrüt faiz oranı kullanılarak hesaplama yapıldığını, 21.06.2018 ve 21.09.2018 tarihli taksitlerde yer alan akdi faiz alacağında hesaplamalara dahil edilerek, söz konusu krediye ilişkin 191.150,31 TL'lik gecikme faizi (vergiler dahil) ve 667.642,22 TL'lik işlemiş akdi faizin tespit edildiğini, 04.10.2018 hesap kat tarihine kadar olan akdi faiz tutarının anaparaya eklenmek suretiyle kat tarihi itibarıyla anapara alacağının tespit edilmesi gerektiğini, hesap kat ihtarnamesinde yer alan bankaırı temerrüt faiz oranı ile ilgili olarak türk parası kredi faiz oranları 14/09/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiş ve Türk parası kısa vadeli ticari kredilere ve türk parası orta ve uzun vadeli ticari kredilere 14/09/2018 tarihinden itibaren uygulanan cari faiz oranı %43, temerrüt faiz oranı ise %55,90 olarak tespit edildiğini, 20.09.2018 tarihinde takip hesaplarına aktarılan ... İnş. Ltd. Şti’ye ise o dönemde geçerli olan güncel faiz oranları esas alınarak hesaplama yapıldığını, 04.10.2018 tarih 1080 yevmiye nolu ile kredilerin işbu faiz oranları üzerinden kat edilerek firmaya ihtarname keşide edildiğini, takip tarihi itibarıyla firmadan olan alacağın 7.727.463,34 TL olması gerektiğini, bilirkişi raporlarında müvekkili tarafından uygulanan faiz genelgesi hiçe sayılmak sureti ile akdi faiz ve temerrüt faizi hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12671 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 20/01/2020 tarihli kök, 05/11/2021 tarihli ek rapor, cevabi ihtarname, ödeme planları, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/894 Esas 2020/194 Karar sayılı karar sureti, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/107 Esas 2021/246 Karar sayılı karar sureti, yeniden yapılandırma protokolü, bankacı bilirkişiden alınan 28/03/2023 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12671 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 7.727.463,34 TL (borçlu şirket ipotek mahsupla 3.227.463,34 TL) nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalıların 05/11/2018 tarihinde borca, faize, fer'ilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 19/12/2018 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Davacı banka ile davalı şirket arasında 08/02/2016 tarihli 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede diğer davalının kefaletinin bulunmadığı, 19/02/2015 tarihli 4.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin son limit artışıyla limitin 8.610.000,00 TL'ye artırıldığı, diğer davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, diğer davalının kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davacı tarafından davalılara gönderilen ve 7.419.711,40 TL ticari yapılandırma kredisi, 4.331.988,04 TL KGF-ticari kredi borcun 1 gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 04/10/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı şirkete 10/10/2018, davalı kefile 12/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalılar tarafından davacıya gönderilen 09/10/2018 tarihli cevabi ihtarname ile, kat ihtarına ve bütün borçlara itiraz edildiği bildirilmiştir. Dosyada yer alan ödeme planlarında, krediye ilişkin aylık faizin %1,5, temerrüt faiz oranının %39 olduğu belirtilmiştir. Yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, davalıların 12/10/2018 tarihinde temerrüte düştükleri, ödeme planında akdi faizin yıllık %18, temerrüt faizinin yıllık %39 olarak yer aldığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan taleple de bağlı kalınarak 6.396.733,55 TL asıl alacak, 133.654,02 TL işlemiş temerrüt faiz, 6.682,70 TL BSMV olmak üzere toplam 6.537.070,27 TL alacaklı olduğu, 4.500.000,00 TL ipotek limiti düşüldüğünde davacının davalı şirketten 2.037.070,27 TL alacaklı olduğu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/894 Esas 2020/194 Karar sayılı kararına konu alacağın işbu davada talep edilen alacakla aynı olmadığı, davacı tarafından davalı şirkete farklı tarihlerde farklı miktarlarda kullandırılan kredilerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Alınan ikinci bilirkişi raporunda, ödeme planında temerrüt faizinin yıllık %39 olarak yer aldığı, bu oranın 14/09/2018 tarihi itibarıyla %55,90 olarak değiştirildiği, bu değişikliğin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının 6.395.737,57 TL asıl, 383.823,59 TL işlemiş akdi faiz, 223.687,18 TL işlemiş temerrüt faiz, 16.083,93 TL BSMV olmak üzere toplam 7.019.332,27 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan ikinci rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davalı şirket hakkında konusuz kalan davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili 03/10/2023 havale tarihli dilekçesiyle kararın sadece davalı kefil ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf edildiğini, davalı şirket hakkında kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi davalı kefil hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında davacıyla davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalı kefilin icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefilden alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazlarına geçilmeden önce davalı kefilin icra takibinde itirazının borcun tamamına mı, sadece borcun faiz ve fer'ileri ile faiz oranına mı yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekecektir. Davacı tarafından açılan işbu itirazın iptali davası takipte yer alan toplam alacak miktarı olan 7.727.463,34 TL alacak harca esas değer gösterilip bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmak suretiyle açılmıştır. Davalı kefil icra takibine itirazının ilk paragrafında borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiğini belirttikten sonra dilekçe içeriğinde ve son paragrafta itirazın faize, faiz oranlarına, buna bağlı artan vekalet ücreti ve harçlardan oluşan fer'ilere yönelik olduğunu belirtmiştir. Yasal süre içerisinde dosyaya ibraz edilen cevap dilekçesinde de, asıl borca itirazın bulunmadığı, faize ve faiz oranına itiraz edildiği bildirilmiş, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde takibin tamamen durdurulduğunu, davalı yanın itirazının neye ilişkin olduğunun açıklatılması talebi üzerine davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde itirazın anaparaya işletilen temerrüt faiz oranına ilişkin bulunduğu, haksız takibin durdurulmasını sağlayarak davalının mağduriyetini önlemek amacıyla itirazın borcun tamamına yapıldığı belirtilerek takibin iptal edilmesi talep edilmiştir. Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, icra takibine davalı kefil tarafından sunulan itiraz dilekçesinin içeriğinde borca itirazın da yer aldığı, davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde takibin durdurulması amacıyla itirazın yapıldığının belirtilmesi karşısında davalının itirazının icra takibine konu borcun tamamına yönelik olduğu, bu nedenle davacının toplam takip değeri üzerinden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan ikinci bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, raporda tespit edilen değişken temerrüt faiz oranları dosya içerisinde yer alan ödeme planlarındaki ve taraflarınca kararlaştırılan akdi ve temerrüt faiz oranları ve hesap kat ihtarnamesi ile de uyumlu nitelikte olup, mahkemece anılan rapor hükme esas alınmak suretiyle davalı kefil hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı kefil hakkında açılan davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı kefil yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.