T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1182 KARAR NO: 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI: 2018/125 E. - 2021/696 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen kar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1182 KARAR NO: 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI: 2018/125 E. - 2021/696 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların davacı ile akdettiği bireysel kredi sözleşmesi ve ödeme planı, temel bankacılık sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandığını, ancak kredi borcunu ilişkin olarak taksitleri ödememeleri üzerine hesabın kat edildiğini, davalılardan ...'nın sözleşme ve kefaletname gereği, diğer davalı şirketin müştereken ve müteselsilen kefili olduğunu, sözleşmeye uygun olarak kredinin kullandırıldığını, borç ödenmediğinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; kredi sözleşmesinin davalının banka kobi uzmanı ..... tarafından düzenlendiğini, kredi ve kefalet sözleşmelerindeki imzanın davalılara ait olmadığını, davalı şirketin imza ve kaşesinin taklit edildiğini, yine davalı gerçek kişinin imzasının taklit edildiğini, davalı ...'ın kendi bilgisi dahilinde yapılmış herhangi bir kredi sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, kredi kullandırıldığı iddia olunan .. şubesinde benzer olaylar yaşandığını, bazı davacı çalışanlarının görevlerini kötüye kullandığını, zimmet suçu işlediğini, görevlerinden uzaklaştırıldığını, bunun neticesinde de davacı banka tarafından iç denetim mekanizmasının harekete geçirildiğini, söz konusu şube işlemlerini üzerinde inceleme amacı ile müfettiş görevlendirildiğini öğrendiklerini, davacının basiretli tacir ilkesine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen ve kefalet sorumluluğuna da dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde imzaya itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebidir.Mahkememizce İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilip incelenmesinde özetle:" alacaklısı ...A.Ş. tarafından, borçlular .... Şti. Ve ... aleyhine 9.771,20-TL asıl alacak, 105,04-TL kat öncesi işlemiş %23,22 gecikme faizi, 5,25-TL kat öncesi işlemiş gecikme faizinin % 5 gider vergisi, 88,23-TL işlemiş %23,22 temerrüt faizi, 4,41-TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 377,77-TL masraf toplamı 10.351,90-TL'nin icra takip tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %23,22 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ..../10/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Dava dosyasının yargılamasının devam eden sürecinde davacı ...A.Ş. ile ...Anonim Şirketi arasında ..... Noterliği'nden ... yevmiye numarasıyla ..../12/2018 tarihli devrolunan tahsili gecikmiş alacaklar için devir beyanı üzerine davacı ...vekilinin davaya konu alacağına daire vekaletname sunulduğu anlaşılmış bunun üzerine davacı tarafın UYAP kaydı değiştirilmiştir. Mahkememizce atanan grafolog uzmanı..... tarafından sunulan .../10/2019 tarihli imza incelemesine dair bilirkişi raporunda özetle: inceleme konusu .../04/2015 tarihli ...genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi asıllarındaki .... Şti.'ne atfen atılı imzaların ...'nın gerçek imzası model alınarak atılmaya çalışıldığını, ...'nın eli ürünü olmadığını, tetkik konusu imzaların ...'nın mukayese imzaları ile benzer olmadığını, şahsın gerçek imzası model alınarak atılmaya çalışıldığını, bu nedenle imzayı atan kişinin grafolojik özelliklerini taşımadığından kimin tarafından atıldığının tespitinin teknik olarak mümkün olmadığına..."dair görüş bildirmiştir.Mahkememizce atanan Mali Müşavir.... tarafından sunulan ../08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:"...Davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında İstanbul .....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğunu, davalı ticari defterlerinin 2015 yılına ait defterlerini ibraz etmediğini, 2016 ve 2017 yıllarına ait yevmiye defterlerinin noter kapanışlarının olmadığını, 2016 ve 2017 yıllarına ait defteri kebir defterlerini ibraz etmediğini, envanter defterinin yazılı olmadığını, muhasebe tekniği açısından ilgili hesapların birbirini doğrulayacak defterler ibraz edilmediği ve yazılı olmadığından, defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığını, davacının mahkeme kasasına sunduğu davalıya ait kredinin davalının hesabına geçtiğini, kredinin ... tarafından çekildiğini, ...04.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığı yönünde olduğunu, davalının sunduğu defterler üzerinde yapılan incelemede ...A.Ş. den kredi kullandığına dair kayda ve belgeye rastlanmadığı-nı, takdir davacının davasında haklı olduğu yönünde ise talep edilen icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğuna..."dair görüş bildirmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme neticesinde; anlaşıldığı üzere, akacağı bankadan temlik alan davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, borca dayanak gösterilen kredinin kullandırılıp kullandırılmadığı, bir başka ifadeyle söz konusu kredi sözleşmesindeki imzaların davalılara ait olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamına yansıyan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, kredi sözleşmesinde bulunan imzaların davalıların eli ürünü olduğu kesin olarak ortaya konulamadığı gibi söz konusu kredi işlemi sonucu banka tarafından yapılan ödemenin davalılar tarafından tahsil edildiği hususu da ispatlanamamıştır. Nitekim, ilgili işlemi yapan banka görevlisi hakkında ayrıca idari ve cezai işlemler yürütüldüğü de görülmektedir. Dolayısıyla, davacının, alacağına dayanak gösterdiği kredi sözleşmesinin altında bulunan imzaların davalılara ait olduğu ve kredinin kulladırıldığı iddiasını yani alacağın varlığını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık konusu yargılamayı gerektirdiğinden taraflar lehine veya aleyhine icra inkar ve/veya kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. " gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, temlik alan davacı ve davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Temlik alan davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıların imza taklidine dair davaya konu borca ilişkin herhangi bir ceza davası ya da menfi tespit davası açmamış olmalarının irdelenmediğini, grafoloji incelemesinin eksik olduğunu, imza incelemesinde, itiraz dilekçesinde beyan edildiği üzere, mukayese belgelerin kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte veya bu tarihten önce imzalanmış belgeler olması gerektiğinin gözetilmediğini, dosyaya ibraz edildiği halde imza incelemesine konu edilmeyen belgeler olduğunu, ...01.2011 havale tarihli Eminyet Müdürlüğü yazısı ekinde dosyaya sunulan ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü kasasına alınan .....02.2011 tarihli 2 adet araç satış sözleşmesi ve araç trafik tescil müracaat işlem formunun incelmeye konu edilmediğini, mevcut mukayese imzalarının basit yapıda (bir çizgiden, bir hareketten ibaret ), tespit ve teşhis için yeterli kaligrafik ve grafolojik tanı unsurlarını ihtiva etmeyen ( şahısla irtibatlandıracak yapıya sahip olmayan), kolaylıkla tersim edilebilecek (herkes tarafından rahatlıkla atılabilecek/kopyalanabilecek) tarzda atılmış imzalar olduklarının irdelenmesinin de tam yapılmadığını, tüm bu hususlar dile getirilerek, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden heyet raporu alınması taleplerinin dikkate alınmayarak, eksik ve yetersiz inceleme ile alınan rapora itibar edilerek hüküm tesisinin hatalı olduğunu, 23.08.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davalıya ait kredinin davalının hesabına geçtiğinin tespit edildiğini, temlik alınan bankadan davalılara kredi ödemesi yapıldığı tespiti irdelenmeksizin, eksik imza incelemesi ile hüküm tesisinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yapılan incelemede müvekkil adına verildiği iddia edilen 29.750,00 TL tutarındaki kredinin, 07.04.2015 tarihinde ... tarafından çekildiği ve davacı bankaya kredi karşılığı yatırılan dekontlarda ..., ...ve ...’nın isim ve imzalarının bulunduğunun tespit edildiğini, adı geçen şahıslardan hiçbirisinin müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, şirket adına adına ne borçlandırıcı işlem yapmaya ne de para tahsil etmeye yetkili olan şahıslar ile kredi ilişkisi içinde olan davacı bankanın, bu borçtan müvekkillerini sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini, davacının kötü niyeti sübuta erdiğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı temlik alan vekili ve davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul .......İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı ...AŞ tarafından davalı takip borçluları aleyhine 9.771,20 TL TL asıl alacak, 105,04 TL işlemiş faiz, 5,25 TL gider vergisi, 88,23 TL temerrüt faizi, 4,41 TL gider vergisi, 377,77 masraf olmak üzere toplam 10.351,90 TL alacak yönünden 18.10.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak kredi üyelik sözleşmesi, ihtarname ve hesap özetinin gösterildiği, ödeme emrinin 27.10.2016 ve 28.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 28.10.2016 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacı vekiline itirazın tebliğ edildiğine dair bir tebligatın dosya kapsamında olmaması sebebiyle davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı temlik eden vekilince sunulan dava dilekçesinden ve dosya kapsamında bulunan belgelerden; davacı banka tarafından davalı şirkete kredi kullandırıldığı, davalı ......'ın da bu krediye .....04.2015 tarihli kefalet sözleşmesi ile müteselsil kefil olduğu, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından .... ......Noterliğinin ...... yevmiye sayılı ve ..01.2018 tarihli kat ihtarının düzenlenerek davalılara gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalıların sözleşmelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığından bahisle takibe itiraz edildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Ticaret Sicil Gazetesi'ne göre davalı şirketin yetkililerinin davalı ... ve dava dışı ..... olduğu görülmektedir. Mahkemece, aynı zamanda müteselsil kefil olarak imzası bulunan davalı ...'ın ve diğer şirket yetkilisinin imza örnekleri toplanarak imza incelemesi yaptırılmıştır. ....10.2019 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından sunulan raporda söz konusu sözleşmelerde ...'ya atfen atılı imzaların davalının eli ürünü olmadığı, imzaların .....nın mukayese imzaları ile benzer olmadığı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de hesap bilirkişisinden alınan ....08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı bankanın defter kayıtlarına göre dava konusu kredinin davalı şirket hesabına yatırıldığı, ... tarafından çekildiği tespit edilmiş; davalı defterlerinde ise krediye rastlanmadığı, davalı şirketin 2015 defterlerini sunmadığı, sunduğu defterlerinin onaylarının bulunmadığı, sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak mahkemece, davalı şirketin bu krediyi alıp almadığı, benimseyip benimsemediği, benimemiş ise geri ödenmesinden sorumlu olup olmadığı üzerinde durulmadan karar verilmiştir. Öte yandan, davalı ... tarafından ...02.2019 tarihinde söz konusu sözleşmelerdeki imzaların sahte olduğundan bahisle davacı banka yetkilileri ile kredi ödeme dekontlarında adı bulunan ..., ... ve ...hakkında şikayetçi olduğu, İstanbul CBS'nın 2019/.....soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiği, UYAP sistemi üzerinde inceleme talebine istinaden incelenen soruşturma dosyasında, şüphelilerin sahte evrak ile ...AŞ'den müşteki ..... ...'nın yetkilisi olduğu şirketi adına kredi kullanıp para almaları sebebiyle özel belgede sahtecilik suçu kapsamında ...12.202023 tarihinde iddianame düzenlendiği, iddianamenin iadesine yapılan itiraz üzerine İstanbul ....Ağır Ceza Mahkemesinin ..01.2024 tarihli ve 2024/.... D. İş sayılı kararı ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, İstanbul CBS'nın 2019/.... soruşturma sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, gerekirse sonucu beklenerek, dava konusu kredinin davalı şirketin hesabına davalı banka tarafından yatırıldığı, bir kısım ödemelerin yapıldığı belirtilmesi karşısında, söz konusu kredi miktarının davalı şirketin hesabına girip girmediği, şirketçe benisenip benimsenmediği hususu değerledirilerek davalı şirket yönünden bir karar verilmesi gerekirken, davalı şirket yönünden deliller toplanmadan, eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Temlik alan davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.01.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.