11. Hukuk Dairesi 2011/6345 E. , 2011/6524 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2004/275-2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası iç…
**11. Hukuk Dairesi 2011/6345 E. , 2011/6524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2004/275-2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin sorumlu müdürü iken 2002 yılına ait hesapları vermediği ve şirket aleyhine yaptığı tespit edilen işlemlerinden dolayı 28/08/2003 tarihinde müdürlük görevinin sona erdirildiğini, davalının şahsi harcamalarını şirket kasasından yaparak gider olarak gösterdiğini ileri sürerek, 11.523,24 YTL’nin davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette 1/3 pay sahibi olduğunu, ...ile birlikte beş yıl süreyle şirket müdürü olarak atandığını, önceki dönemlere ilişkin ibra edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 28.03.2002 tarihinde davacı şirketin ortağı olan ...ile birlikte beş yıl süreyle münferit imza ile şirketi temsile yetkili müdür olarak seçildiği, ibranın sadece bilançodan ve şirketin diğer hesaplarından anlaşılan hususları kapsayacağı, bilançoya dahil edilen ancak gerçeğe aykırı, niteliği ve niceliği itibarıyla ortaklardan saklanan hususlardan dolayı limited şirket müdürlerinin şirkete karşı sorumluluğunun devam edeceği, davalının şirketin şubesi olmayan dava dışı işletmeyi ilgilendiren ve kendi şahsına ait toplam 11.523,24 TL tutarında harcamada bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, davacı limited şirketin eski müdürü olan davalı hakkındaki TTK'nun 548. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 336. maddesi gereğince açılan sorumluluk davasıdır. TTK'nun 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır. TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bunla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK'nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir. Somut olayda, limited şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, davalı ile aynı anda müdürlük yapan şirket müdürü tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların karar ve muvafakatlerinin alınması ve vekaletnamelerinin ibrazı amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.