İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ... ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/371 KARAR NO : 2025/2015 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2021 NUMARASI : 2018/703 Esas - 2021/870 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ... ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile vekil edeni yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen 16/03/2018 günlü trafik kazasında müvekkilinin ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda ZMM Sigorta Poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunu ve vekil edeninin kaza neticesinde uğradığı bedensel zararın tazmini için davalı kuruma başvuruda bulunulmuş olmakla birlikte sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 02/03/2021 günlü bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 79.567,36-TL'ye, 20/09/2021 günlü ıslah dilekçesi ile de sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik talebini 92.457,62-TL'ye arttırdıklarını açıklamıştır.Davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; talep konusu kazanın oluşumunda, dava dışı sigortasız araç sürücüsü ... ...'un %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusursuz bulunduğunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edilen 27/09/2019 günlü raporla tespit edildiği, ayrıca davacının 16/03/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasın bağlı yaralanması nedeniyle "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca %6 oranında engelli hale geldiği ve yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de 9 aya kadar uzayabileceğinin ATK 2. İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 05/03/2020 günlü raporla belirlendiği, bu durumda davacının maddi tazminata ilişkin ıslah yoluyla arttırılan geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulamasıyla düzenlendiği anlaşılan yeterli ve geçerli nitelikteki 02/07/2021 günlü ek aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabul edilmesi gerektiği, eldeki dava açılmadan davacı tarafından Güvence Hesabına yazılı olarak 11/07/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu anlaşıldığından, davalının 24/07/2018 tarihinde temerrüte düşeceği, uygulanması gereken faiz cinsinin de yasal faiz olduğu şeklindeki gerekçeyle;-Davanın kabulüne, -Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin 92.457,62-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 24/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; eldeki dava açılmadan önce yeterli belgeyle yapılmış bir başvuru olmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği; hükme esas alınan ve kazanın oluşumunda tüm kusurun sigortasız araç sürücüsüne ait olduğu yönünde görüş bildiren kusur raporunun hatalı olduğu, ayrıca davacının ehliyetsiz araç kullandığı ve koruyucu ekipman kullanmadığı gözetilerek kusura katıldığının kabul edilmesi veya müterafik kusurlu sayılması gerekirken bunun yapılmamış olmasının da isabetsiz bulunduğu, kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin iş göremezlik hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerektiğinin de karar yerinde gözetilmediği ve kabule göre de; faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde de hata yapıldığı hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup, davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;1-2918 sayılı KTK'nın 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 97. maddesine göre; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Söz konusu madde ile dava açmadan önce zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketine başvuru yapılması dava şartı haline getirilmiştir. Eldeki davanın açılma tarihi 28/07/2018 olduğuna göre, davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulması gerektiği konusunda duraksama mevcut değildir. Dosya kapsamından; davacının eldeki davayı açmadan önce kaza neticesinde maluliyete uğradığını ileri sürerek maddi zararının giderilmesi amacıyla yazılı bir biçimde davalı Güvence Hesabına başvurduğu, bu talebin 11/07/2018 tarihinde kuruma ulaştığı, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece başvuru dava şartlarının yerine getirildiği ve temerrüt halinin de 24/07/2018 tarihinde oluştuğu yönündeki kabul şeklinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı vekilinin başvuru dava şartının gerçekleşmediği ve temerrüt başlangıcının hatalı tespit edildiğine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.(-Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/2892 Esas 2024/4616 Karar sayılı ilamı)2-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, konusunda uzman ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından kaza tespit tutanağı, kazaya karışan araç sürücülerinin savcılık soruşturması esnasında alınan beyanları, kazanın meydana geldiği yolun ve çevrenin özellikleri, araçların istikametleri ve çarpma noktaları gibi teknik hususların da değerlendirilmesi suretiyle düzenlendiği anlaşılan 27/09/2019 günlü bilirkişi raporundaki kazanın oluş şekli ile taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu konudaki belirlemelerin kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağına ekli krokideki tespitlerle örtüşmesi karşısında mahkemece kazanın oluşumunda tüm kusurun sigortasız araç sürücüsünde olduğu ve davacıya kusur izafe edilemeyeceği kabul edilerek sonuca ulaşılmış olmasında herhangi bir yanılgı bunulmamasına; Ayrıca, davacı araç sürücüsünün ehliyetnamesi bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, ehliyetname olmaksızın araç sevk hali esasen bir kaza kusuru olmadığından, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirlenen kazazede sürücünün, bu eylemenini müterafik kusur hali olarak değerlendirilemeyecek olmasına;Tüm bunlardan ayrı, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza anında kaskının takılı olup olmadığı konusunun kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlenmiş oluşu ve maluliyete esas yaralanmasının baş bölgesinde bulunmayışı dikkate alındığında, mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında ve dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay güncel içtihatları uyarınca, sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde, TRH 2010 Yaşam Tablosunun baz alınması ve prograsif rant uygulamasının esas alınması suretiyle düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olmasının da doğru olmasına göre; davalı vekilinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf başvurularının da yerinde olmadığı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 gün, 2018/703 Esas - 2021/870 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 6.315,78-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 1.579,00-TL harcın düşümü ile kalan 4.736,78-TL harcın davalı ...'ndan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.24/12/2025