12. Hukuk Dairesi 2006/19126 E. , 2006/22460 K. MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 25/07/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : TTK.nun 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gerekli aynı yasanın 688/5. ve 689/1. maddeleri uyarınca kime ve kimin emrine ödene…
**12. Hukuk Dairesi 2006/19126 E. , 2006/22460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 25/07/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : TTK.nun 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gerekli aynı yasanın 688/5. ve 689/1. maddeleri uyarınca kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadının tedavüle çıkarılmadan önce lehtar kısmında açıkça belirtilmesi gerekir. Ayrıca TTK.nun 593/1. maddesi hükmüne göre devir ciro ve teslimde mümkündür. TTK.nun 593/son maddesi gereğincede ciro, poliçeyi kabul etmiş olsun veya olmasın muhataba, keşideciye veya poliçe ile borç altına girmiş olanlardan herhangi birine de yapılabilir. Somut olayda senedi elinde bulunduran takip alacaklısı bono lehtarı olup keşideci borçluyu takip ettiğine göre bono arkasında keşidecinin ayrıca bir imzasının olması lehtarın yetkili hamil olma sıfatını hükümsüz kılmaz. Takip dayanağı bononun ön yüzünde keşideci borçlu ......................................'ın mevcut olan imzası geçerli ve kendisini sorumlu kılacak niteliktedir. Bononun arka yüzünde de keşideciye ait ikinci bir imzanın bulunması bir hüküm ifade etmeyip kıymetli evrak hukuku bakımından ve kendisini sorumluluktan kurtaracak nitelikte kabul edilemez. Ayrıca bonodaki imzanın zorla attırıldığı yönündeki itiraz nedeninin ise icra mahkemesinde incelenmesi mümkün olmadığından borçlunun itirazının reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.