7. Hukuk Dairesi 2011/6923 E. , 2012/6316 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 581 parsel sayılı 33100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak…
**7. Hukuk Dairesi 2011/6923 E. , 2012/6316 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 581 parsel sayılı 33100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın tutunduğu 27.05.1942 tarih 19 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada anılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 27.05.1942 tarih ve 19 sayılı tapu kaydının Tapu Komisyon kararı ile oluştuğu dikkate alındığında ölçekli haritasının bulunabileceği dikkate alınarak ilk oluştuğu günden itibaren tüm değişiklikleriyle varsa haritasıyla birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapunun yüzölçümü bölümündeki K-300 sözcüğünün ne maksatla yazıldığı ve gerçekte tapunun kaç m2 olduğu, dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları, varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı ve tespit sırasında taşınmaza uygulanan 1937 tarih 42 sayılı vergi kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli, kayıtların kapsamları belirlenmeli, tutunulan tapu ve vergi kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu düşünülmeli, tarafların tapu ve vergi kayıtlarının her ikisinin de taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde davalı tarafın vergi kaydına miktarı ile kapsam belirlenmeli, kayıtların lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceği dikkate alınarak vergi kaydının miktar fazlası üzerinde kaydın tesis tarihi ile tapunun tesis tarihi arasında iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğin bulunmadığı dikkate alınmalı, komşu 580 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Ocak 1950 tarih 14 sayılı tapu kaydının davalı taşınmaz yönünü ... Bey veresesi okuması nedeniyle ... Bey ile davalı taraf arasındaki akdi irsi ilişki yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.