12. Hukuk Dairesi 2012/26021 E. , 2013/1458 K. "" MAHKEMESİ : Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/05/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz iti…
**12. Hukuk Dairesi 2012/26021 E. , 2013/1458 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/05/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçinin kendisine gönderilen 89/1,2 ve 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebligatların iptalini istediği, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda haciz ihbarnamelerinde mernis adresi olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığı halde posta memuru tarafından mernis adresi olduğu belirtilerek tebligat yapıldığı, tebligatlar usulsüz olduğundan öğrenme tarihinin 07.05.2012 olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şikayete konu haciz ihbarnamelerinden 89/2 ve 89/3 ihbarnamelerinin tebliğ zarflarının üzerinde "gösterilen adres mernis adresi olup iade edilmeyerek T.K.21.mad.uygulanması gerekmektedir" şerhi ile tebligat yapıldığı görülmüştür. 2709 sayılı 1982 Anayasası'nın Hak Arama Hürriyeti başlıklı 36. maddesine göre; ''Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.'' 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2.fıkraya göre; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.''. Tebligat Kanununun uygulanmasına dair yönetmeliğin bilinen adreste tebligat başlıklı 16/2.maddesi uyarınca, ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' 6099 Sayılı Kanunun genel gerekçesinde ''... Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda kabul edilen adres kayıt sisteminin Tebligat Kanunu'na intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-onbeş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilanen tebligatın gerektirdiği istisnai haller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir.''denilmiştir.