T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:14/01/2026 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Hacze İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü de…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:14/01/2026 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Hacze İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan ticari alım satım ve hizmet sözleşmesi gereği davalının müvekkili şirketten mal ve hizmet satın aldığını, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı borçlunun faturalarda belirtilen tarihlerde ödemelerini yapmadığını, cari hesap ekstrelerine, faturalara ve ticari defter ve kayıtlarına göre müvekkiline borçlu bulunduğunu, bunun üzerine alacakların tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız olduğunu belirterek, öncelikle borçlunun birçok borcunun olması, alacaklarının rehin ya da başka bir şekilde teminat altına alınmamış olmasından alacağın tahsilinin tehlikeye düşeceğini, yargılama sürecinde borçlunun mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarda ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 17/10/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"... davacı yan; davalı yan aleyhine düzenlenen fatura, irsaliye ve mutabakatname ibraz ederek ihtiyati haciz talep ettiği; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap mutabakatı alacağının varlığı ve miktarının tesbiti kapsamında yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı, ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirileceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257. madde ön görülen koşulların oluştuğu dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, 621.823,30 TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilememiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK'nın 257. maddesine uygun olmakla, borçlunun menkul ve gayri menkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadarının ihtiyati haczine" karar verilmiştir. DAVALININ İTİRAZLARININ ÖZETİ: Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenmiş cari hesap mutabakatının bulunmadığını, davacı tarafından haksız olarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve müvekkilinin takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını, tüm yükümlülüklerini ifa ettiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu evraklardaki imzaların müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, şirket yetkilisinin herhangi bir cari hesap mutabakatına veya mal teslim fişine imza atmadığını, ticari defterlerin incelenmesinde bu durumun ortaya çıkacağını, kaldı ki takip dayanağı evraklar arasında bunlara ilişkin belgelerin de bulunmadığını, davacının iddialarının sadece varsayıma ilişkin olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/01/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"... davacı yan; davalı yan aleyhine düzenlenen fatura, irsaliye ve mutabakatname ibraz ederek ihtiyati haciz talep ettiği; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap mutabakatı alacağının varlığı ve miktarının tesbiti kapsamında yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı, ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirileceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257. madde ön görülen koşulların oluştuğu dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, mevcut dosya kapsamı ve icra takip dosyası dikkate alındığında mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenmiş cari hesap mutabakatı bulunmadığını, borca itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere müvekkilinin davacı tarafa karşı bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini ifa ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan evraklarda yer alan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin herhangi bir cari hesap mutabakatına veya mal teslim fişine imza atmadığını, ticari defterlerin incelenmesiyle müvekkili şirketin borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, kaldı ki davacı tarafın başlattığı haksız icra takibinde, takip dayanağı olarak gösterdiği evraklar arasında cari hesap mutabakatı ve mal teslim fişlerinin de bulunmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince ihtiyati haciz talebinin reddine veya ihtiyati hacze yaptıkları itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 14/01/2026 tarihli ara karardı. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olup, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı tarafın itiraz ve sonrasında istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü sebeplerin, yargılama aşamasında değerlendirilebilecek hususlar olduğu da gözetildiğinde, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...