11. Hukuk Dairesi 2025/3648 E. , 2026/665 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1065 Esas, 2025/676 Karar FER'Î MÜDAHİL:... Tarım Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ:... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/387 E., 2021/778 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri…
11. Hukuk Dairesi 2025/3648 E. , 2026/665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1065 Esas, 2025/676 Karar FER'Î MÜDAHİL:... Tarım Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ:... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/387 E., 2021/778 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine, keşidecisi... Tar. Amb. San. ve Tic. A.Ş., lehtarı müvekkili şirket olan üç adet çeke dayılı kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile takip başlatıldığını, takip konusu çekler ile dava konusu olmayan toplam 6 adet toplam bedeli 1.500.000,00 TL olan çeklerin keşideci tarafından mısır, arpa, yem ham madde siparişi karşılığı müvekkiline verildiğini, bu ürünleri temin etmek üzere de davalı şirkete cirolandığını, bahsekonu 6 adet çekten üç adetinin davalı tarafından keşideciye teslim edildiğini, kalan üç adet takip konusu çekin davalıda olmasına rağmen müvekkili şirkete mal teslim edilmediğini, davalının 09.05.2017 tarihinde gönderdiği ihtarnamesinde, çekleri müvekkili ile aralarında organik bağı olduğunu iddia ettiği dava dışı ...Yem San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Tarım Ürün. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin borcuna mahsup ettiğini, bu sebeple mal teslimi yapmadığını beyan ettiğini, bu içerikten müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının kabul edildiğini, davalının organik bağ iddiasıyla mahsup işlemi yapmayacağını, müvekkilinin bağımsız tüzel kişiliği haiz olduğunu, dava dışı şirketler hakkında halihazırda görülmekte olan iflas erteleme davası bulunduğunu, yönetimi kayyumda olan şirketlere yönelik olarak iflas erteleme davasının görüldüğü mahkemenin izni olmaksızın, haricen mahsup adı altında herhangi bir işlem yapılamayacağını, davalının varsa bir alacağı, bunun için iflas erteleme dosyasına müdahale ile gerçekleştirebileceğini ileri sürerek müvekkilinin... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/24242 sayılı dosyasına konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iadesine, değilse iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacı ile dava dışı iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, davacının organik bağı olduğu şirketlerin borcu ödenmeden mal verilmeyeceğinin anlaşmaya bağlandığını, dava konusu çeklerin, davacıya keşide edilen ihtarnamede belirtildiği ve taraflar arasında konuşularak hükme bağlandığı üzere davacının organik bağı olan şirketlerin borçlarına karşılık alındığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 1 01... . maddeleri uyarınca, borçlu belirlemediği takdirde alacaklının alınan ödemenin isnatını belirleyebileceğini, dava dışı şirketlerin iflas erteleme sürecinde olmasının üçüncü kişi tarafından bu şirketlere borçların ödenmesini engellemeyeceğini, müvekkilinin iflas erteleme dosyasının tarafı olmadığını, icra takibin dava dışı iflas erteleme ve tedbir kararı alan şirketlere yönelik başlatılmadığını, çeklerin müvekkili alacağına karşılık müvekkilinde bulunduğunu, davacının bu çekleri mal bedeli için avans olarak verildiğini ispatlaması gerektiği, icra takibinden önce dava konusu çekleri dava dışı şirketlerin borcuna mahsup ettiğini davacıya yazılı bildirdiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin avans olarak verildiğinin sabit olduğu, çeklerin davacı şirket ile dava dışı şirketlerin borcuna mahsuben alındığı iddia edilmiş ise de, davacı ile dava dışı şirketler arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı, çeklerin dava dışı şirketlerin borçlarının kapatılması için verildiğine yönelik yazılı bir delil sunulmadığından bu hususun ispatlanamadığı, ifa edilen yemin delili de nazara alındığında dava konusu çeklerin davacının keşideci şirketinin siparişlerinin temini doğrultusunda davalıya verildiği, malların teslim edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dolayısıyla dava konusu çekler karşılığında malların davalı tarafça davacıya teslim edilmediği, çeklerin karşılıksız kaldığı, ancak davalı kayıtlarında tespit edilen 129.368,42 TL alacağın davalı tarafın takas mahsup savunmaları doğrultusunda davaya konu çek bedellerinden takip tarihi itibariyle hesaplanan faiz ve ferileri ile birlikte tespit edilen miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TBK'nın 207. maddesi uyarınca alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacının, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava konusu çeklerin davacı tarafından cirolanarak davalıya verildiği, karşılıksız çıkması üzerine takip başlatıldığı, işbu davanın konusu olmayan ve keşideciye iade edilen 3 adet çekin avans olarak verildiğinin davalının kabulünde olduğu, işbu davanın konusu 3 adet çekin ise davacı ile organik bağı bulunan dava dışı şirketlerin borcuna karşılık verildiğinin savunulduğu, davacının avans iddiasını ispatlayamaması nedeniyle, davacı ile diğer şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığının ve varsa davacı ile diğer şirketlerin davalıya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketlerin adreslerinin aynı olduğu, davacı şirketin tek ortağı...in dava dışı şirketlerin ortaklarının oğlu olduğu, buna göre şirketler arasında organik bağ bulunduğu, ticari kayıtlara göre davalının, davacı ile organik bağı bulunan şirketlerden vadesi gelmiş alacaklarının olduğu, dava dışı iki şirket için 16.10.2015 tarihinde iflas erteleme davası açıldığı dikkate alındığında, davalının çek bedellerini bu üç şirketin borcundan mahsup etme hakkı bulunduğu, keşidecinin işbu davanın taraflarına yönelik açtığı menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş ise de, davacı lehtarın davalı hamile karşı çeklerde bulunan kendi imzasından sorumlu olduğundan bahsedilen kararın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil etmediği, davacının ve organik bağı olan şirketlerin davalıya borçları toplamının faiz ve fer'ileriyle birlikte toplam 711.768,82 TL olduğu, bu tutarın takip toplamı 838.469,18 TL'den düşülmesi sonucunda davacının borçlu olmadığı kısmın 126.700,36 TL'ye tekabül ettiği, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü gerekirken, sadece davacının borcu düşülmek suretiyle 693.840,60 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından tarafların kötüniyet tazminatı ile inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile çeklerin iadesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına ve özellikle dosyada mübrez 28.11.2016 tarihli ve 878/2016, 879/2016 sayılı sipariş formlarına ilişkin e-posta yazılarında yer alan irsaliye değişikliğine dair talimatların da davacı ile dava dışı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu tevsik eder mahiyette olmasına, HMK'nın 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.