15. Ceza Dairesi 2017/37038 E. , 2017/27040 K. "İçtihat Metni" Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıklar ... ve ...’nın beraatine dair İstanbul 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2010/357- 2014/342 E.K. sayılı kararı aleyhine katılan vekilinin vaki temyiz istemi üzerine bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2017 tarih ve 2014/248755 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 01/11/2017 tarih ve 2017/28536-2017/22087 E.K. sayı
**15. Ceza Dairesi 2017/37038 E. , 2017/27040 K.** **"İçtihat Metni"** Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıklar ... ve ...’nın beraatine dair İstanbul 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2010/357- 2014/342 E.K. sayılı kararı aleyhine katılan vekilinin vaki temyiz istemi üzerine bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2017 tarih ve 2014/248755 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 01/11/2017 tarih ve 2017/28536-2017/22087 E.K. sayılı kararıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden itirazın KABULÜNE, Dairemizin 01/11/2017 tarih ve 2017/28536-2017/22087 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Sanıklar hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan verilen beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... ile katılan ... arasında bir araç alım satımı nedeniyle gerçekleşen hukuki ilişkiye dayalı olarak katılanın sanık ...'a teminat mahiyetinde boş bonoyu imzalayarak verdiği, sanık ...'un anlaşmaya aykırı olarak bonoyu diğer sanık ... alacaklıymış gibi doldurarak sanık ...’e verdiği sanık ...’in ciro ederek sanık ...’a iade ettiği ve sanık ...’un senedi icra takibine konu ettiğinin iddia edildiği olayda; her ne kadar iddianamede bedelsiz senedi kullanma suçundan dava açılmışsa da; sanığın açığa imza sahibi tarafından ...'ya tevdi olunmayan imzalı kağıdı sahibinin rızası dışında ... lehine unsurlarını doldurup icra takibine vermesi eyleminin sübutu halinde, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kağıdın yeni zilyedi olan ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık ...’ün eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği kazanacağı iddianamedeki anlatım da nazara alındığında yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 204/1. maddesindeki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, sanıkların Pendik 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından savunmalarının alındığı 10/09/2008 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.