Hukuk Genel Kurulu 2017/1865 E. , 2019/270 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “meskeniyet şikâyeti” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda Konya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin kısmen kabulüne dair verilen 28.11.2013 tarihli ve 2013/275 E., 2013/1226 K. sayılı karar, alacaklı (davalı) vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/2448 E., 2014/20722 K. sayılı kararı ile; “…Takip borçlusu İcra Mahk…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1865 E. , 2019/270 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “meskeniyet şikâyeti” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda Konya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin kısmen kabulüne dair verilen 28.11.2013 tarihli ve 2013/275 E., 2013/1226 K. sayılı karar, alacaklı (davalı) vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/2448 E., 2014/20722 K. sayılı kararı ile; “…Takip borçlusu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda meskeniyet şikayetinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda şikayetin kısmen kabulü ile dava konusu evin 90.000TL'den aşağı bedelle olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden 90.000TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez.Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar.Mahkemece, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Takip hukukunda asıl olan borcun ödenmesidir.İcra mahkemesi ve icra dairesi, takip aşamasında alacaklı ve borçlunun karşılıklı olarak menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür. Somut olayda Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda “taşınmazın 100.000TL edeceği, borçlunun mütevazı bir yerde oturabileceği bir mesken alması için gerekli olan bedelin 90.000TL dolaylarında olduğu” bildirilmiştir. Bu değerlendirme yukarıda yazılı olan ilkelere uygun değildir. Bu durumda Mahkemece, gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınarak, taşınmazın bulunduğu şehrin daha mütevazi bir yerinde haline münasip evi alabileceği değerin tespitinden sonra, haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...”