İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... Petrol Tic. Ve San. A.Ş.’nin pay sahibi olduğunu, şirketin tek faaliyet konusunun, İstanb…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1437 KARAR NO : 2025/1513 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : 2025/510 Esas (Derdest) DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... Petrol Tic. Ve San. A.Ş.’nin pay sahibi olduğunu, şirketin tek faaliyet konusunun, İstanbul İli Eyüp İlçesi Düğmeciler Mahallesi ... ada ... pafta numaralı taşınmaz üzerinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu işletmeciliği olduğunu, istasyonun yaklaşık 30 yıldır ... bayi olduğunu, şirketin son 1 yıldır faaliyette bulunmadığını, istasyona ilişkin tüm ticari faaliyet genel kurul kararı olmaksızın ve tüm hissedarlar bilgilendirilmeksizin Yönetim Kurulu başkanının tek taraflı kararıyla durduğunu, dolayısıyla şirketin herhangi bir gelirinin olmadığını, davalılardan ... şirketin Yönetim Kurulu Başkanı, diğer davalının ise Yönetim kurulu üyesi olduğunu, tüm yönetim kurulu üyelerinin münferit imza yetkisi olduğunu, bu yetki kapsamında şirket adına bankalara karşı ciddi miktarda borç yükümlülüğü altına girilmiş; şirkete ait tek taşınmaza defalarca kez ipotek tesis edilmiş, çeşitli kereler de tapudan yaptığımız araştırmaya göre ipoteğin limiti artırılarak yeni borçlandırmalar yapıldığını, müvekkillerinden..., davalıların amcası olduğunu, davacı ..., şirketin kurucu ortaklarından olarak, uzun yıllardır dişini tırnağına takarak tek işi olan ... Petrol A.Ş.için çalıştığını, aile şirketi olan ... Petrol AŞ’nin bugünlere gelmesinde büyük emeği olduğunun açık olduğunu, buna karşılık muhatapların babalarının vefat etmesi, payların kendilerine intikal etmesi, müvekkilimin yaşının ilerlemesi ve çalışamaz hale gelmesiyle birlikte yönetimi ele almaları ile gelinen noktada tek faaliyet alanı olan yaklaşık 40 yıldır tüm büyük bir aile şirketi olan benzin istasyonu anfaal hale getirildiğini, çoğunluk pay sahibi olan ve şirketi fiilen de yöneten davalılar İ. ... ... ve ...’nin aldığı kararları ve taleplerine rağmen taraflarına paylaşılmayan şirket ticari kayıtlarındaki ve üçüncü kişi ve kurumlarla olan işlemlerdeki hata ihmal ve kötü niyetli işlemler sonucu zarara uğratıldığını, davacı müvekkili..., ilerleyen yaşı nedeniyle şirket işleriyle uzun süredir ilgilenemediğini, şirketteki kontrolünü yaşının ilerlemesiyle kaybettiğini, onun torunu olan ... ise gerek küçük hissedar olması ve Yönetim Kurulunda bulunmaması gerekse de başka işte çalışması nedeniyle şirketin fiili yönetimine katılamadığını, şirketin bankalara ve diğer kişi ve kurumlara olan borçlarının ne şekilde doğduğu, ne zaman ve ne amaçla teminat verildiği bilinmediğini, müvekkilleri ... ve ... tarafından gerçekleştirilen eylemlerden dolayı zarara uğratıldığını, bununla bağlantılı olarak müvekkilinin şirketteki paylarından doğan hakları da ihlal edildiğini, davalılar, davacı müvekkillerine bilgi vermediği ve TTK'nın kendilerine yükümlediği hiçbir sorumluluğu yerine getirmediklerinden, yukarıda kısaca izah ettikleri şirketinin (tarafımızca bilinen ve öğrenilebilen) mali durumu davacılarca bilinemediğini, ...Bankası A.Ş. Tarafından müvekkillerine gelen bir ihbarname ile şirketin borca batık olduğu, ipoteklerin konulduğu, krediler ve çeşitli borçlandırmaların yapıldığı ve borçların ödenmediği öğrenilmiş ve bunun üzerine tarafımızca harekete geçildiğini, ipotekler nedeniyle taşınmaz şu anda satış sürecine girdiğini, satış işlemleri başladıktan sonra şirketin varlığı sona erecek, faaliyetini sürdürmesi imkânsız hâle geleceğini, bu nedenle davalılara ve şirkete, Beşiktaş 6.Noterliğinin 29.04.2025 tarih ... yevmiye numaralı ikinci bir ihtarname keşide edilerek görev ve sorumlulukları hatırlatılmışsa da bu ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmediği gibi, şirketin tebligatlarını alan Yönetim Kurulu başkanı tarafından hiçbir hissedara bilgi verilmemiş, genel kurul toplanmamış, yönetim kurulu kararı alınmamış ve şirketin yıkıcı biçimde tasfiyesi niteliğindeki işlemler gizlice yürütüldüğünü, davalıların şirket yönetimini kötüye kullanması ve şirketi zarara uğratması nedeniyle, ... Petrol Tic. Ve San. A.Ş. (VKN:...)’nin mevcut durumunun yargılama süresince güvenli biçimde sürdürülebilmesi için TTK m. 418/3 ve TMK m. 427 uyarınca şirkete bağımsız ve tarafsız bir geçici yönetim veya denetim kayyımı atanmasına, şirket faaliyetlerini denetleyerek malvarlığının korunmasını sağlamasına, kayyımın, şirketin tüm ticari ve hukuki faaliyetlerini denetlemesi ve gerekli idari işlemleri yapması için yetkilendirilmesine, mahkemece belirlenecek uygun bir gerçek ya da tüzel kişinin kayyım olarak görevlendirilmesine, karar verilmesini, davalıların ... Petrol Tic. ve San. A.Ş. unvanlı şirketin yönetim kurulu başkanı ve üyesi olarak görevini kötüye kullanmak suretiyle şirketi zarara uğrattığının tespitiyle, şimdilik 100.000,00TL’sinin, davalılardan müşterek ve müteselsilen ticari faiziyle birlikte tahsiline, ihtiyati tedbir talepleri hakkında davalılara tebligat yapılmadan ve teminatsız olarak tedbir taleplerimiz kabul edilerek, yargılama süresince; şirkete ait İstanbul İli Eyüp İlçesi Düğmeciler Mahallesi ... ada ... pafta numaralı taşınmaz satışı ile ilgili tüm işlemlerin, yargılama sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasına, davalıların taşınmazla ilgili olarak satış, ipotek, kiralama ve sair tasarruf yetkilerinin tedbiren durdurulmasına, davalıların münferit imza yetkisinin mahkeme izni ile kullanılabilecek şekilde tedbiren sınırlandırılmasına, davalıların ... Petrol Tic. ve San. A.Ş. deki hisseleri ile taşınmaz mal varlıklarına, ... ... Emlak Oto Kiralama Ve Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve bununla sınırlı olmamak üzere ortağı ve hissedarı oldukları şirketlerdeki hak ve hisselerine alacağın tahsilini temin amacıyla, üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 427/4. maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, dava dışı ... Petrol ... A.Ş.de organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur (Yargıtay. 11. HD 2016/7714 E. 018/1804 K.) Bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından dışı dava dışı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasının şartları bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda şirketlere temsil kayyımı atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte temsil kayyımı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre atanmaktadır. TMK'nın 426/2-3. maddesine göre şirkete, temsil kayyımı atanması için yasal temsilcisi ile menfaatlerinin çatışıyor olması ya da yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunması gerekir. Ancak eldeki davada, dava dışı anonim şirket ile diğer davalı yönetim kurulu başkanı ve üyesi arasında menfaat çatışması bulunduğu veya şirket temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu hususlarında yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu halde dava dışı ... Petrol ... A.Ş.ye temsil kayyımı atanması şartları oluşmuş değildir. Öte yandan, tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından, şirket ana sözleşmesi ve ticari hayatın gereklerine göre yönetilmesidir. Bu noktada ... Petrol ...A.Ş.nin herhangi bir organ boşluğu bulunmadığı gibi, tüzel kişinin mal varlığının davalı yöneticiler tarafından azaltıldığı, yöneticilerin şirkete zarar verici eylemlerde bulunduğuna ilişkin davacı iddialarının, dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlandığından da söz edilemez. Açıklanan nedenlerle, davacıların geçici yönetim yahut denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin de reddine (Emsal aynı bkz. İSTANBUL BAM 14. HD. 2025/1130 E. 2025/1133 K. ; İSTANBUL BAM 43. HD. 2024/1801 E. 2024/1850 K.)," karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararı verilmediği takdirde yargılamanın sonucunda alınacak hüküm etkisiz kalacağını, şirketin faaliyetinin durduğunu, davalıların diğer ortakları tümüyle dışladığını, bilgi akışını kestiğini, davalıların şirketi tek taraflı olarak yönettiğini, bu durumun, şirketin yönetilemez hâle geldiğinin açıkça gösterdiğini, şirketin işleyişinin geçici süreyle güvenli bir denetimle sağlanması için mahkeme tarafından kayyım atanması gerektiğini, bu kayyımın, şirketin gelir-gider dengesini gözetmesi ve malvarlığına ilişkin kritik işlemleri denetlemesi gerektiğini, ayrıca ortaklar arasındaki dengeyi sağlaması gerektiğini, davalıların, münferit imza yetkisini kötüye kullanarak, hem şirketi hem diğer ortakları açıkça zarara uğrattığını beyanla, şirketin mülkiyetinde bulunan ve İstanbul İli Eyüp İlçesi Düğmeciler Mahallesi ... ada ... pafta numaralı taşınmazın satışı ile ilgili tüm işlemlerin, yargılama sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasını, davalıların şirket adına, taşınmazla ilgili her türlü satış, temlik, ipotek, rehin, kira veya sınırlı ayni hak tesisi gibi tasarruf işlemleri gerçekleştirmesinin tedbiren yasaklanmasını, davalıların münferit imza yetkisinin, dava süresince sadece mahkeme izni ile kullanılabilecek şekilde tedbiren sınırlandırılmasını, kararın karşı tarafa tebliğden önce ve teminatsız olarak verilmesini, davalıların şirket yönetimini kötüye kullanması ve şirketi zarara uğratması nedeniyle, ... Petrol Tic. ve San. A.Ş.’nin mevcut durumunun yargılama süresince güvenli biçimde sürdürülebilmesi içinTTK m. 418/3 ve TMK m. 427 uyarınca şirkete bağımsız ve tarafsız bir geçici yönetim veya denetim kayyımı atanmasını, şirket faaliyetlerini denetleyerek malvarlığının korunmasının sağlamasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, anonim şirket yönetim kurulu Başkan ve üyesinin sorumluluğuna dayalı olarak açılan tazminat davasında şirkete yönetim kayyımı, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması, şirkete ait taşınmazın satışının durdurulması, davacıların ortak oldukları ... Petrol A.Ş. ile birlikte, davalıların ortak oldukları ... ... Ltd Şti ve başkaca orağı ve hissedarı oldukları şirketlerdeki hak hisselerinin satışını önlemek üzere tedbir konulması istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacılar dava dışı ... Petrol A.Ş.'nin ortakları olduklarını beyan etmişlerdir. İhtiyati tedbir isteyen davacılar şirket ortaklarının şirketi kötü yönettiklerini, fiilen tasfiye sürecine soktuklarını, şirketin yegane mal varlığının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satış sürecine sokulduğunu, şirketin kendilerine ve kendilerinin ortak oldukları şirketlere borçlandırdıklarını, ortaklardan bu fevkalade hususlar hakkında bilgi gizlendiğini, şirketin uğradığı zarardan şimdilik 100.000 TL nin tahsili istemiyle açılan davada; şirkete yönetim kayyımı, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması, şirkete ait taşınmazın satışının durdurulması, davacıların ortak oldukları ... Petrol A.Ş. ile birlikte, davalıların ortak oldukları ... ... Ltd Şti ve başkaca orağı ve hissedarı oldukları şirketlerdeki hak hisselerinin satışını önlemek üzere tedbir konulması istemidir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 553/1. maddesinde, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları, TTK'nın 555/1. Maddesinde ise şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Ancak TTK'da şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu davasında talep edilecek ihtiyati tedbirlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu halde, söz konusu davada istenecek ihtiyati tedbirler hakkında genel nitelikteki düzenleme olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir.HMK'nın 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta dava dışı şirketin organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur(Yargıtay. 11. HD.'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı). Bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından dava dışı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasının şartları bulunmamaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nunda şirketlere temsil kayyımı atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte temsil kayyımı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK) hükümlerine göre atanmaktadır.TMK'nın 426/2-3 maddesine göre şirkete, temsil kayyımı atanması için yasal temsilcisi ile menfaatlerinin çatışıyor olması ya da yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunması gerekir. Ancak eldeki davada, dava dışı anonim şirket ile davalı yönetim kurulu başkanı ve üyesi arasında menfaat çatışması bulunduğu veya şirket temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu hususlarında yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu dava dışı şirkete temsil kayyımı atanması şartları oluşmuş değildir.Davacı tarafça şirketlere denetim kayyımı atanması da talep edilmiştir. Şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması için mahkemece bir şirkete denetim kayyımı atanabilir. Şirket içi menfaat ihtilaflarının halli için açılan davalarda dava aşamasında bir tedbir olarak şirket yöneticisinin kararlarının denetim kayyımının onayına bağlandığı hallerde kayyımın görev ve yetkileri ile ilgili olarak kanunda bir özel düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla denetim kayyımı atanmasına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd. maddelerinin uygulanması gereklidir.Somut olayda, TTK'nın 553/1 Maddeleri uyarınca yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat talep edilmiş olup, davacının sunduğu deliller davanın niteliği ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle denetim kayyımı atanması yönünden yaklaşık ispat şartını sağlamaya elverişli değildir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da nazara alındığında para alacakları yönünden dava konusu olmayan malvarlığı değerlerine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden davacının şirketlerin malvarlığına ve davalıların başka şirketlerdeki hisselerine yönelik tedbir talebi de yerinde değildir. Sonuç itibariyle, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre dava dışı şirketlere yönetim-temsil veya denetim kayyımı atanması, malvarlığı değerlerine tedbir konulması istemleri yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025