T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/12/2025 DAVANIN KONUSU:Konkordato GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/12/2025 DAVANIN KONUSU:Konkordato GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ... Şirketler Grubu'nun içerisinde yer alan şirketler olup şirketlerin tek hissedarı ve imza yetkilisi ... olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, şirketler grubu içerisinde yer alan şirketler olduğunu, nitekim bu tabir, Türk Ticaret Kanununun 195. maddesinde “Hakim ve Bağlı” şirket deyimiyle yer almakta ticari hayatta ise “...” şirketlerden olarak bilindiğini, şirketler ticari hayat içerisinde sürekli birlikte faaliyette bulunduklarını, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 3 Ağustos 2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 9651 sayılı sayfasında ilan edilerek kurulduğunu, şirketin ana faaliyet konuları olarak Mühendislik-Mimarlık, İnşaat, Emlak ve mukavelesinde yazan diğer hususları yapmak, gibi şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, şirketin 50.000,00.-TL sermaye ile kurulduğunu, ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 30 Nisan 2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 8310 sayılı sayfasında ilan edilerek kurulduğunu, şirketin ana faaliyet konuları olarakebatlanmış polietilen branda, ebatlanmış ısı perdesi, ebatlanmış tarımsal tül, ebatlanmış streç film örtüsü, çöp poşeti üretimi ve mukavelesinde yazan diğer hususları yapmak, gibi şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, şirketin 4 Kasım 2022 tarih itibari ile kayıtlı sermayesi 80.000.000,00-TL olduğunu, ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 19 Aralık 2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 9727 sayılı sayfasında ilan edilerek kurulduğunu, şirketin ana faaliyet konuları olarak tasnif edilmiş metal dışı atıklar hurdalar ve diğer parçaların genellikle mekanik veya kimyasal değişimi ile geri kazanılması üretimi ve mukavelesinde yazan diğer hususları yapmak, gibi şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, şirketin 19 Aralık 2022 tarihi itibari ile kayıtlı sermayesi 21.000.000,00-TL olduğunu, öncelikle şirketler'in ve gerçek kişinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince belgelerin eksiksiz olarak sunulması halinde derhal geçici mühlet kararı ile birlikte tedbir kararına hükmedileceği açıkça düzenlenmiş olduğundan ve İcra ve İflas Kanunu’ nun 288/1 maddesine göre geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından; İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanada doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi nedene dayanırsa dayansın davacı aleyhine takip yapılmamasına, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmamasına, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasını, davacı hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı şirketler hakkında 18/03/2024 tarihli tensip ara kararı ile 3 aylık geçici mühlet, 14/06/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 2 aylık geçici mühlet uzatma, 14/08/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 1 yıllık kesin mühlet ve 14/08/2025 tarihli ara kararlar ile kesin mühletin uzatılmasına karar verilmiştir. Konkordatonun tasdikinin şartları, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 305. maddesinde sayılmış olup, alacaklıların ve alacakların yarısını veya alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi tasdik edilmenin en önemli şartıdır. Söz konusu çoğunluk sağlanamadığı takdirde mahkemece konkordatonun tasdik edilmesi mümkün değildir. Kesin mühlet içerisinde yapılan alacaklılar toplantısında davacı şirketlerin sunmuş olduğu konkordato projesi ve ödeme planı İİK'nın 305.madesinde öngörülen nisaplara uygun olarak kabul edilmemiş olmakla davacıların konkordato taleplerinin reddi gerekmiştir. İİK 292. Maddesinde, İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.(3) d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Somut davada konkordato komiser heyeti tarafından düzenlenen 08/12/2025 tarihli nihai raporda konkordato talep eden şirketlerin borca batık olduğu da bildirilmiş olmakla davacı şirketlerin iflasına" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yargılama boyunca iyi niyetli olarak konkordato komiserleri nezaretinde faaliyetlerine devam ettiğini, davacı şirketlerin 18.03.2024 tarihinde konkordato ilan ederek lehlerine geçici mühlet kararı verildiğini, kesin mühlet kararı verilen şirketlerin yargılama içinde Komiser Heyeti nezaretinde dürüst ve iyi niyetli olarak faaliyetlerine devam ettiklerini, yerel mahkemece İİK Md. 292 değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, konkordatonun reddine karar verilmiş ise de vekil eden şirketlerden ... yönünden alacaklılarca konkordato tekliflerinin İİK Md. 305'e uygun olarak kabul edildiğini, ancak hatalı değerlendirme ile reddine ve iflasına karar verildiğini, şirketlerin faaliyetine devam etmesine rağmen hatalı olarak proje uygulanmaz değerlendirmesi yapıldığını, borca batıklığın hatalı değerlendirildiğini ve nisabın doğru hesaplanmadığını belirterek, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.- ... K. Nolu kararını tehiri icra talepli istinaf ettiğini, tehiri icra talebinin kabulü ile Mahkemenin hatalı kararının davacılar yönünden lehlerine kaldırılmasını, yeniden inceleme yapılması için yerel mahkemeye gönderilmesini ve her halde konkordatonun tasdikine karar verilmesini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, konkordato tasdik istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, borca batık olduğu anlaşılan davacı şirketlerin ayrı ayrı iflasına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan komiser raporlarına göre her üç davacı şirket yönünden teklif edilen tutarların kaynaklarla orantılı olmadığının anlaşılmasına, bunun yanı sıra davacı şirketlerden ... şirketi ile ... şirketinin alacaklılarınca yapılan tasdik oylamasında kanunun aradığı nisapta çoğunluğun sağlanamamış olmasına, bu itibarla İİK'nin 305. Maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşmemiş olmasına, bilimsel verilere uygun, hüküm kurmaya elverişli görünen bilirkişi raporları doğrultusunda rayiç değerlere göre borca batık oldukları anlaşılan davacı şirketlerin iflasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmamasına, iflasa karar verilebileceği meşruhatını içeren duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı şirketlerin yetkilisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına, bu yönde ileri sürülen herhangi bir istinaf sebebinin de olmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harçları peşin olarak alındığından tekrar alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince 2400 sayılı İİK'nın 308/a maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...