T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1216 KARAR NO : 2026/28 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2022 NUMARASI : 2014/239 Esas - 2022/79 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kab…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1216 KARAR NO : 2026/28 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2022 NUMARASI : 2014/239 Esas - 2022/79 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 29/11/2010 tarihli ve beş yıl süreli Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalı (Bayi) ile müvekkili şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 4. maddesinde ve bayilik sözleşmesinin akabinde düzenlenerek müvekkiline verilen protokolün 7. maddesinde bayinin, bu sözleşme çerçevesinde ... tarafından üretilen ve dağıtılan beyaz ürün cinsi akaryakıttan yıllık en az 650 m3 ile 1 ton yine aynı sözleşmenin 8. maddesinde, sözleşmenin fesih halleri sayılmış ve aynı maddenin devamı (b) fıkrasında, bu fesih hallerinin gerçekleşmesi durumunda, yani ... ...A.Ş. için fesih hakkının doğduğu durumlarda, fesih hakkı ... tarafından kullanılsın veya kullanılmasın; bayinin ...'a cezai şart olarak taahhütname ile satışını taahhüt ettiği miktar üzerinden akaryakıtta 30 USD m3/yıl, madeni yağda ise 1 USD m3/yıl gayri kabili rücu olarak kabul beyan ve taahhüt etmiştir hükmünün bulunduğunu, davalı şirketin, sözleşmenin imza tarihinden bu yana sözleşmenin 4.maddesinde ve protokolün 7.maddesinde belirtilen akaryakıt alımına ilişkin yıllık tonaj taahhüdünü yerine getirmediğini, mal bedellerini ödemediğini, davalı şirketin sözleşmeyi ihlali neticesinde müvekkili şirketin, cezai şart bedeline ilişkin ihtarname keşide ettiğini sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağını talep ettiğini ,davalı yanca ödeme yapılmadığını, davalının erken fesih ettiği sözleşme nedeniyle müvekkilinin kar mahrumiyetinin oluştuğunu, müvekkilinin bayilik protokolünün 15. Maddesine aykırı davranarak sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalıdan 100.000,00 USD cezai şart alacağının oluştuğunu iddia ederek, fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 98.699,00-TL cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının ihtarname tarihi 13/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili savunmasında ve karşı davasında özetle; müvekkilinin davaya konu petrol istasyonunu ve arsasını satın aldığını, davacı ile aralarında bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacının piyasa şartlarındaki diğer dağıtıcı şirketlerin verdiği kar oranının çok altında bir oran verildiğini, davacının verdiği bu kar oranı ile müvekkilinin rakipleri ile rekabet edebilecek miktarda ek kar payıda alamadığını, etrafındaki istasyonların aldığı yüksek kar üzerinden yaptığı indirimlere karşı müvekkilinin satışlarının düştüğünü, akabinde müvekkilinin maliyetine yansımaya başladığını, bunun sonucu aylık giderleri düşüldüğünde işletme sermayesinin yok olduğunu, buna rağmen sözleşmeye sadık kaldığını ancak ana sermayesininde hatırı sayılır oranda eridiğini, bu nedenle 2012 yılında aldığı akaryakıt bedelini kredi çekerek ödemek zorunda kaldığını, istasyon satışlarından gelir elde edemediğinden bu kredileri de ödeyemediğini, hasat döneminde çiftçilik işinden elde ettiği gelir ile ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu durumları davacıya bildirdiğini bölgesindeki diğer istasyon olan ... firmasının bayisine tanıdığı imkanlar nedeniyle bayinin fiyatları aşağı tuttuğunu müvekkilinin ise bu durumu davacıya bildirdiğinde aldığı cevabın sözleşme şartlarının devam ettiği şeklinde olduğunu, davacının müvekkiline mali destek ve ekipman desteği vermediğini, bu sebeplerle sözleşmenin feshedildiğini, piyasa şartlarının değişmesi ve davacının bu şartlara göre bayisine esneklik sağlamaması nedeniyle bayisinin faaliyet edemez hale gelmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini bu sebeple cezai şart alacağının oluşmayacağını, ayrıca müvekkilinin davacıdan tedarik ettiği tüm akaryakıt bedellerini ödediğini, borcunun bulunmadığını, kar kaybına ilişkin şartların oluşmadığını , 300.000,00 TL bedelli ipotek sınırlamasına katlanmasına rağmen ve temerrüde düşmüş borcu bulunmamasına rağmen vadesi gelmiş ödemesi bulunmamasına rağmen vadeli akaryakıt alım talebini red eden davacı ile olan sözleşmesini haklı olarak fesih etmek zorunda kaldığını, davacının, fesih sonrasında; mal bedeli borcu bulunmadığını, ariyetlerini iade aldığını, kendisi ve davalıca tespiti mümkün bir alacağı olmadığını savunarak davanın reddi ile 30.000,00 TL mektup bedelinin iade edilmesini ve 30.000,00 TL'nin tazmin edildiği tarihten itibaren ticari iskonto faizinin ödenmesine karar verilmesini karşı dava olarak talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...A-Asıl dava yönünden;Dava davacının davalı ile arasındaki akaryakıt bayiliği sözleşmesi ilişkisi neticesinde imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı iddiası ile uğradığı zararın ve cezai şart alacağının tazminine yönelik tazminat davasıdır.Dava ile bağlantılı olan Sivas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/274 esas sayılı dosyası uyap üzerinden istenilerek incelenmiştir.Davalı şirketin 2010/2014 yılları arasındaki yıl sonu bilançoları Ulaş Vergi Dairesinden istenilerek dosyaya alınmıştır.Dosyaya sunulan deliller istenilen bilgi ve belgeler ve tüm dosya kapsamı resen belirlenen üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi heyeti raporundaTaraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedilmiş olduğu, Her hangi bir nam ve ad altında “Kar Mahrumiyeti Cezai Şart “ adı altında kesilen Faturalarda KDV'nin hesaplanmaması gerektiği. Sözleşme süresi içinde, Yargıtay kararında da yer aldığı gibi, Başka bir dağıtım şirketi ile sözleşme imzalanmış olup, Başka bir dağıtım şirketi ile sözleşme imzalanmış olması durumunda 100.000.- USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, Satın alma taahhüdünün ihlal edilmesi nedeniyle ödenmesi gereken kar mahrumiyetine ilişkin cezai şart tutarının 64.461.75 USD olduğu, davacının yeni bir bayi bulana kadar geçecek süreyle sınırlı olarak kar mahrumiyetinin oluşacağı yönünde bir kanaatin basıl olması halinde bu sürenin 3 ay olması gerektiği, Sözleşme gereği ve dava konusu edilen 3 Aylık Kar Mahruriyetine ait Ceza tutarının 21.187,78 USD olduğu. Cari Hesap ekstresinde dava konusu edilen tutar için 01.07.2013 tarihinde Davalıya ait Banka Teminat Mektupları Nakde çevrilerek Cari Hesaba Alacak olarak geçtiği, Davalının 27.835,13 TL Alacaklı olduğu, TCMB Döviz Alış kuruna göre USD değerinin 14.466,97 USD olacağı, 15.7.2014 tarihinde ki USD ve TL bazlı Son durum: davacı dava tarihi itibari ile 106.720,81 USD / (Kur; 2,1177 ) 226.002.65 TL alacaklı dosyadaki mevcut mali verilere göre. davalının Ekonomik Mahfi için aranan 2/3 oranında sermayesini kaybetmeden istenen cezai şarlı ödeyebilecek mali yapıya sahip olduğu, Kanaatine varılmıştır" şeklinde rapor sunulmuştur. Taraflarca bilirkişi raporuna yapılan itiraz ve beyanlar neticesinde bu itiraz ve beyanlarında değerlendirilerek ek rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş heyet ek raporunda "Kök raporda ki görüşlerimiz aynı kalmak üzere, Kök raporumuzda incelemeler ışığında ortaya çıkan değişikliklere göre sonuç kısmı yeniden yazılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedilmiş olduğu, Her hangi bir nam ve ad altında “Kar Mahrumiyeti Cezai Şart “ adı altında kesilen Faturalarda KDV'nin hesaplanmaması gerektiği, Davacının, davalıya Vadeli ürün satma hakkını” Akaryakıt şirketinin ticari hayatın akışına göre karar verebileceği, konusu da Yargıtay ilamı ile netleştiği,“özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda/ uzmanından bilimsel mütalan alabilecekleri", Davalı tarafın öne sürdüğü “Özel Amaçlı Tasdik Raporu” nda raporu düzenleyen YMM'ninde paylaştığı üzere, “incelenen defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin usulüne uygun olarak düzenlendiği ve kayıtlara uygun aktarılmadığı tespit edilmiştir. Defter kayıtlarının V.U.K. kayıt nizamı hükümlerine muhasebe uygulama genel tebliğlerine ve Genel Muhasebe Kurallarına uygun olmadığı tespit edilmiştir.” Davalı tarafın paylaştığı raporu düzenleyen YMM'inde altını çizdiği üzere Belgelerin usulüne uygun aktarılmadığı özellikle belirtilmiş olup, Davalı tarafın Kredi Kuruluşlarından temin ettiği kredinin detay paylaşımları yapılmış olup, Davalı Tacir olup, ticari hayatın akışına/devamına uygun olarak ekanomik önlemleri alması için gereken çabayı sarf etmesi normal olup, Kredi kuruluşlarından alınan kredilerin (Davalının Muhasebe kayıt bilgileride doğruluğunu teyit etmediği paylaşıldığından) temininden sonra harıgi kaynaklara harcandığı maalesef teyit etmediğinden, Sözleşme süresi içinde, Yargıfay kararında da yer aldığı gibi, Başka bir dağıtım şirketi ile sözleşme imzalanmış olup.Başka bir dağıtım şirketi ile sözleşme imzalanmış olması durumunda 100,000.- USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, Satın alma taahhüdünün ihlal edilmesi nedeniyle 10 Haziran 2013 tarihinden 29.11.2015 tarih aralığı için ödenmesi gereken kar mahrumiyeti tutarına 48.189. USD olduğu (TL değeri: 90.595,32 TL), Sözleşme başlangıç tarihinden, davalı tarafından fesh edildiği süre içinde Satın alma taahhüdünün eksik yerine getirilmesi nedeniyle 29.11.2010 tarihinden 19.06.2013 tarih aralığı için ödenmesi gereken eksik alımdan kaynaklı kar, malhırumiyeti tutarının 16.272,75 USD olduğu (TL değeri: 30.592,77 TL), Cari Hesap ekstresinde dava konusu edilen tutar için 01.07.2013 tarihinde Davalıya ait Banka Teminat Mektupları Nakde çevrilerek Cari Hesaba Alacak olarak geçtiği, Davahnın 27.835,13 TL Alacaklı olduğu, TCMB Döyiz Alış kuruna göre USD değerinin 14.466,97 USD olacak; 15.7.2014 tarihinde ki USD ve TL bazlı SON durum: davacı dava tarihi itibari ile 149.994,78 USD /( Kur: 2.1177 1317.643.95 TL alacaklı dosyadaki mevcut mali verilere göre, 15.7.2014 tarihli dava tarihinde ki kur üzerinden hesaplama yapılır. ise davalının Ekonomik Mahfi için aranan 2/3 oranında sermayesini kaybetmeden istenen cezai şartı ödeyebilecek mali yapıya sahip olduğu ile birlikte Sayın Mahkemenin Cezai şart borçlunun iktisaden mahvını mucip olacağına kanaat getirmesi durumunda gerekli indirimlere dikkate alabileceği kanaatine varılmıştır" şeklinde ek rapor sunulmuştur.Yukarıdaki bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalının sözleşmeyi haklı nedenle fesih edildiği iddiasını ispatlayamadığı, davacının davasında haklı olduğu alınan bilirkişi raporu ve ekinin mevzuata uygun , denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaati oluştuğundan asıl davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.B-Karşı dava yönünden; Davalı karşı davacının teminat mektubu sebebiyle ödediği bedelin iadesini talep ettiği, ancak karşı dava olarak açılan davada talep edilen miktar üzerinden karşı dava açma süresi olan cevap süresi içerisinde harç yatırılmadığı anlaşılmakla usulüne uygun olarak açılmış bir karşı dava bulunmadığından karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair..." gerekçesiyle, Asıl dava yönünden: asıl davanın kısmen kabulü ile 23.453,00 TL cezai şart ve 75.209,00 TL kâr mahrumiyeti olmak üzere toplam 98.662,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 28/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin 37,00 TL'lik talebin taleple bağlı kalınarak reddine; Karşı dava yönünden: 30.000,00 TL'lik teminat mektubu dolayısıyla ödediği bedelin iadesine yönelik talebi hakkında (karşı dava olarak açılan davada bu miktar üzerinden karşı dava açma süresi olan cevap süresi içerisinde harç yatırılmadığı için usulüne uygun olarak açılmış bir karşı dava bulunmadığından) karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı-karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı- karşı davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalı temsilcilerinin kendi ve ailelerinin geçimini sadece çifçilikten elde ettiği gelir ile temin etmiş iken 29.03.2004 günü Sivas ili Ulaş ilçesi ... köyü parsel ....kayıtlı 13.700 m2 tarlayı içinde bulunan işletmeyle satın aldığını, müvekkili şirketin önceki malikinin yıllardır ... markalı akaryakıt ürünlerini satışa arz ettiğini, 2004 yılında Türkiye'nin 10.büyük dağıtım firması olan ... markalı akaryakıt ürünlerini satışa arz etmek istediğini bildirdiğini, yetkili satıcılık hakkı tanınması ve ticari ilişkinin devam ettirilmesi esnasında taraflar arasında 08.06.2004 tarihinde bayilik protokolünün hazırlandığını, 21.06.2004 tarihinde protokol gereği davacı lehine 300.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, 08.07.2004 tarihinde 15 yıl süreli (0) TL bedelli intifa hakkı tesis edildiğini, 12.07.2004 tarihinde bayilik sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin davalının 5015 ve 4054 sayılı yasalardan doğan hakkını kısıtladığını, sözleşmede her yıl asgari 750 m3 akaryakıt alma yükümlülüğü getirildiğini, 2004 - 2010 yılları dahil taahhütnamenin tutturulduğunu, rekabet kurulu kararı gereğince 06.03.2009 tarihinde tüm intifa haklarının 18.09.2010 tarihinden itibaren sağlanan muafiyetten yararlanılamayacağına dair talimat yayınlandığını, davacının İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesine 2010/205 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, dava baskısı ile 21.11.2010 tarihli bayilik protokolü imzalandığını, protokol gereğince 5 yıl süreli ve intifa hakkı sözleşmesinin imzalanacağı, 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalanacağı, 650 m3/ yıl akaryakıt alınacağı, protokol talimatına uyulmamasında 100.000,00 USD ceza ödeneceğinin belirlendiğini, davacının protokol gereği 5 yıl süreli intifa hakkı aldığını, 5 ATM'de açılan davanın davadan vazgeçilmesi ve muvafakat edilmesi neticesinde konusuz kaldığını, davacının 08.06.2004 tarihli protokol ile başlattığı ilişkinin hiç kesintisiz olarak 2013 yılına kadar devam ettiğini yani dikey ilişkinin 09.2010'dan sonrası 4054/4 ile 2002/2-5'e aykırı ve bu nedenle kendiliğinden geçersiz olduğunu, 4054/56 madde emri gereği geçersiz sözleşmenin ifasının istenemeyeceğini, 2009 yılında EPDK'nın serbest pazara müdahale etme kararı almasına sebep olan yerli sermayeli ve 5015 Yasaya bağlı lisans yönetmeliğinin 17.maddesindeki bir takvim yılı içinde en az 60.000 ton beyaz ürün satışı yapamayan dağıtıcıların lisanslarının kurul kararı ile sona erdirilebileceğine dair hükmün uygulanmasının kabulü nedeniyle kar payını bayisine verdikten sonra kalan karın tamamını bayiye vermesi ve ek karın hatırı sayılı kısmını müşteriye indirim olarak vermesi ve davacınında bu şansa hiçbir zaman sahip olmaması davalının bu şansı sağlamaması nedeniyle 2008 ile 2012 yılları arasındaki süre boyunca davalının daima satış kaybına uğradığını, davalının bunu 2009,2010,2011,2012 yıllarında sürekli olarak saha ekibine sözlü bildirdiğini, davacının kar payı takviyesi konusunda tedbir almaması ve davalıya ek kar payı vermemesi üzerine davalının yakıt bedellerini kredi kullanarak ödediğini, çiftçilikten elde ettiği bedel ile ödediğini, ödünç para ile ödediğini, 2010 - 2013 yılları dahil asgari alım taahhüdünü tutturamadığını, davacının davalının zerzenişlerini dikkate almadığını, davacının yazılı başvuruyu sözleşme şartları içinde çalışma zorunluluğu hatırlatılarak reddedildiğini, akaryakıt talep edilen bir ihtarname daha gönderildiğini, ihtarnameye cevaben 300.000,00 TL ipotek ve 27.500,00 TL teminat mektubunun bulunmasına rağmen motorun alma talebinin reddedildiğini, davalının bu kez arkadaşlarından borç alarak motorin aldığını, çekle almak istediğine dair yazı gönderdiğini, talebin reddedildiğini, davacının teminat mektubunu tazmin ettiğini, 11.07.2013 tarihli ihtar ile bildirildiğini, dava açarken ceza ile kar kaybını faiziyle talep ettiğini, mektup bedelini mahsup edip etmediğini yazmadığını, mahkeme tarafından 98.662,00 TL'nin faizi ile ödenmesine teminat mektubunun iadesi isteğinin cevap süresi içerisinde harç ödenmediği için karşı davanın reddine karar verildiğini, Sivas Asliye Hukuk Mahkemesinin intifa hakkına istinaden davalıya ait taşınmaza el koymasına müsaade etme kararının davalının anayasa ile güvenceye alınmış olan mülkiyet hakkını yok saymak olduğunu, davacının teminatlarını 2004 yılında aldığı ticari imkanları davalıya vermeyerek ekonomik olarak davalının mahvına neden olduğunu iddia ederek, kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağının tahsili istemine; karşı dava ise nakde çevrilen teminat mektup bedelinin faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davalı- karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesinin mevcudiyeti, gerçekleştirilen protokoller, açılan davalar konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı bayinin sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, asıl davada davacı alacağının subüta erip ermediği, birleşen dava ile asıl dava yönünden verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından; taraflar arasında 08.06.2004 tarihinde bayilik ön protokolü düzenlendiği, 12.07.2004 tarihinde ise akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davalı şirketin sözleşmede bayi olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun, bayinin mülkiyetinde ve işleticiliğinde bulunan Sivas ili, Ulaş ilçesi Aşağıdada Köyü, ... Mevki, 1 pafta, ... parselde bulunan gayrimenkulde mevcut işletmesine kendisine verilmiş olan akaryakıt istasyonunda münhasıran ...'dan veya ...'ın belirleyeceği yerden satın alacağı akaryakıt petrol müştaklarını, madeni yağlar ve diğer malları evsafını değiştirmeden satmaya, bulundurmaya, teşhir etmeyi, başka şahıs veya şirketin petrol mahsullerini hiçbir şekilde satmamayı, bulundurmamayı, teşhir etmemeyi bayinin kabul ve taahhüt ettiği, 1.maddenin devamında, maddenin ihlalinde ...'a sözleşmeyi derhal ve bildirimsiz fesih yetkisini vereceği bu durumda bayinin sözleşmenin 7/b maddesinde yazılı cezai şart ve tazminatı ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, senelik satış taahhüdünün 2.maddede; her yıl en az ... tarafından üretilen ve dağıtılan 750 m3/yıl beyaz ürün cinsi akaryakıt ile iki ton/yıl madeni yağ ve müstahzarlarını satmayı kabul ve taahhüt ettiğinin ifade edildiği, sözleşmenin 7.maddesinde; fesih ve infisah halleri ile anlaşmada değişikliğe yer verildiği, bayinin ...'a madde 1 ve 2'de belirtilen şekilde petrol mahsulleri satın alıp istasyonda satma taahhüdünü yerine getiremez ise herhangi bir hükmünü veya protokol hükümlerini ihlal eder ve yazılı ihtara rağmen ihlale devam ederse dolaylı ve dolaysız bayilik alırsa sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederse vb hususlara yer verilerek teminat şartının veya teminat artırımına dair talebin verilen süre içerisinde yerine getirilmemesi süreli olarak verilen teminat mektuplarının süresinin bitiminden bir ay öncesinde uzatılmaması halinde ve ruhsatın iptali halinde ve fesih hakkının doğduğu durumlarda fesih hakkının ... tarafından kullanılsın veya kullanılmasın bayinin cezai şart olarak satışını taahhüt ettiği miktar üzerinden akaryakıtta 50 $/ton sözleşme süresi, madeni yağda 250 $/ton sözleşme süresi şeklinde hesaplanacak ceza bedeline mahkeme hükmü ihtar ve rızasının aranmasına gerek kalmaksızın ödemeyi kabul edeceğini beyan ettiği, bayinin feshe sebebiyet vermesinden dolayı ...'ın maruz kaldığı zararın satış kaybından dolayı mahrum kaldığı kar kaybını da bayiden talep etme hakkına haiz olduğu hususlarının sözleşmenin 7/b bendinde düzenlendiği, 12.maddede; sözleşmenin imza tarihinden itibaren 15 yıl süreli olduğu süre sonundan 6 ay evvel yazılı şekilde fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşme süresi kadar sözleşmenin kendiliğinden yenileceği, ...'un müddetin sona ermesini beklemeden ve sebep göstermeye mecbur olmaksızın sözleşmeyi her zaman feshedebileceği, bayinin bu durumda herhangi bir hak talebinde bulunamayacağını kabul ettiğinin ifade edildiği, taraflar arasında 16.03.2006 tarihinde protokol imzalandığı, protokolün amaç ve konusunun 2.maddede belirtildiği, söz konusu maddede imza edilen bayilik sözleşmesi ile ilgili olarak tamamlayıcı nitelikteki bir takım ek yükümlülük ve hakların tesisine yönelik hüküm ve koşulların belirtilmesi şeklinde ifade edildiği, 3.maddede; yükümlülüklerin ve hükümlerin düzenlendiği, 3.1.2.maddede; bayinin Samsun ili Merkez ilçesindeki bir parsel sayılı arsa nitelikle taşınmaz üzerinde şirket lehine 1.derecede 600.000,00 YTL miktarında ve fekki bildirilinceye kadar süreli olarak ipotek tesisinin belirtildiği, taşınmaz üzerinde ... lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edileceği veya ipotek tesis edileceğine yer verildiği, bayilik hizmet bedeli olarak 3.2.2'de ... tarafından bayiye bayilik hizmet bedeli olarak fatura karşılığında 15.000,00 YTL bayilik hizmet bedeli ödeneceği, 4.maddede; cezai şart üst başlığı ile (a) bendinde bayilik sözleşmesinin ... tarafından sözleşme hükmüne göre feshi veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde ...'e cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt edeceğine yer verildiği, diğer bentlerde benzer hususlara değinildiği, 17.10.2007 tarihli protokolün ise 1.maddesinde; Samsun ili ... ilçesi 3 nolu parselde kayıtlı mülkiyeti malike ait gayrimenkulün intifa hakkının Lukoıl lehine tesis ve tescile ilişkin olduğu, 2.maddede; intifa hakkı başlığı ile bayinin en geç 20.11.2007 tarihine kadar şirket lehine akaryakıt satış ve servis istasyonu ve müştemilatını kapsamak üzere 18 yıl süreli olarak intifa hakkının taşınmaz üzerinde inşa edilecek akaryakıt istasyonuna bayilik tesisi karşılığında Lukoil bayisi olarak faaliyetini sürdürmesi için en geç 20.01.2008 tarihine kadar EPDK'dan ve diğer yetkili kurum ve kuruluşlardan gerekli izin ve lisansların Lukoil tarafından alınacağı, (b) bendinde; bayinin belirlenen tarihlere kadar kabul ve taahhütlerini yerine getirmeleri durumunda 18 yıl için yatırım katılım bedeli olarak bayiye 665 $ KDV ödeyeceği, 4.maddede; teminatların yer aldığı, bayinin Lukoil'den alacağı vadeli akaryakıt ve madeni yağ ile Lukoil ile imzalamış olduğu veya imzalayacağı taahhütlerinin teminatını oluşturmak üzere 150.000,00 YTL tutarında banka teminat mektubu vermeyi birinci dereceden ipotek vermeyi bayinin kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, bayinin taahhüdünün 7.maddede düzenlendiği, bayinin ilk yıl için ve devam eden yıllar için alması gereken kabul ve taahhüt etmiş olduğu ürün miktarlarının belirtildiği, aynı maddenin (c) bendinde; bayinin akaryakıt alıp satmasının serbest satıcılarından tespiti halinde 10.000,00 ABD Doları vermeyi kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, 29.11.2007 tarihinde Samsun ili ... ilçesi ... köyü, 303 parsel no'da yer alan arsa ve benzin istasyonu niteliğindeki taşınmaz üzerine irtifak haklarının ve bedelsiz olarak davacı lehine 18 yıl müddetli intifa hakkının tesis edildiği, davalı bayi tarafından ... AŞ Sivas şubesi tarafından davacı şirket yararına 02.08.2004 tarihli 7.500.000,000 TL (eski para) tutarında 02.08.2005 tarihine kadar yürürlükte olan teminat mektubu verildiği, 01.07.2013 tarihinde davacı şirketin dava dışı bankanın Umraniye Şubesine başvurarak 02.08.2004 tarihli 7.500,00 TL tutarındaki teminat mektubunun davalı şirketin akaryakıt bedellerinden ve sözleşmeden kaynaklanan doğmuş borçlarını ödememesi nedeniyle nakde çevrilerek şirket hesabına alacak kaydedilmesini talep ettiği, davalı şirket tarafından davacı şirket yararına 29.08.2007 tarihinde ... AŞ Sivas şubesinde 20.000,00 YTL tutarında 31.08.2008 tarihine kadar geçerli olan kesin teminat mektubunu verdiği, davacı banka tarafından 01.07.2013 tarihinde 20.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun davalının akaryakıt bedellerinden ve sözleşmeden kaynaklanan doğmuş alacaklarını ödememesi nedeniyle nakde çevrilerek hesaba aktarılmasını talep ettiği, 29.08.2008 tarihindeki teminat mektubunun ise 29.08.2007 tarihli 20.000,00 YTL tutarındaki teminat mektubunun 31.08.2009 tarihine kadar uzatıldığı, 31.08.2010, 31.08.2011, 31.08.2012, 31.08.2013 tarihine kadar uzatılmış olduğu, taraflar arasında 29.11.2010 tarihinde akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmenin içeriğinin benzer nitelikte olduğu, sözleşme konusunun aynı olduğu, sözleşmenin 1.maddesinde; bayinin istasyonda petrol mahsulleri olarak sadece ...'dan alacağı malları bulunduracağı ve kendi nam ve hesabına 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince satabileceğinin belirtildiği, senelik satış taahhüdünün 4.maddede düzenlendiği, bayinin sözleşme çerçevesinde ... tarafından üretilen ve dağıtılan beyaz ürün cinsi akaryakıt ve madeni yağ ile müstahzarlarını senelik satış taahhüdüne uygun olarak satmayı kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, fesih halleri ve anlaşmada değişikliğin sözleşmenin 8.maddesinde yer aldığı, 8/a bendinde; ...'ın belirtilen hallerde sözleşmeyi süresinden önce ve ihtara ve hükme hacet kalmaksızın dilediği anda feshedebileceği, bayinin taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmesini talep edebileceği gibi dilerse söz konusu taahhüt ve yükümlülük yerine getirilinceye kadar mal teslimini durdurabileceği, bütün borçları mal bedeli, kar mahrumiyeti, ceza şart ecrimisil ve sair tüm borçları bu sözleşmenin fesih tarihi itibariyle derhal borçlarını muaccel olacağı, ...'ın bu borçları bayiye ait teminat mektupları ile diğer teminatı paraya çevirerek tahsil etme yetkisine sahip olduğuna ve diğer hususlara yer verildiği, 9.maddede; muacceliyetin düzenlendiği, 13.maddede müddet başlığı ile sözleşmenin istasyon hakkında TC. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan lisans varsa akit tarihinden itibaren yoksa alacak lisans tarihinden itibaren geçerli olacağı, herhangi bir sebeple feshedilmediği takdirde sözleşmenin 5 yıl süreli olacağı, yazılı bir mutabakat ile 5 yılı geçmemek üzere sözleşme, kira ve intifa sürelerine göre uzatılabileceğine yer verildiği, 29.11.2010 tarihinde sözleşme tarihi ile aynı gün bayilik protokolü düzenlendiği, protokolün 15.maddesinde; bayinin protokolü fesih etmesi durumunda ...'a 100.000,00 USD ödeyeceğine ve diğer şartlara yer verildiği, protokolün 6.maddesinde; bayinin her sene için ayrı ayrı en az 650 m3 beyaz akaryakıt türü ürünleri ile bir ton madeni yağ satın alacağı, sözleşmede aynen tekrar edeceğine kabul ve taahhüt ettiği, taahhüdünü yerine getirmez ise akaryakıtta ton başına 30 USD madeni yağda 1 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği, bayinin sözleşme süresi sonunda belirtilen taahhütlerini yerine getirdiği ve sözleşmesini 5 yıldan önce tek taraflı olarak feshetmediği takdirde ...'ın bayiden herhangi bir hak ve talepte bulunmayacağı ve diğer hususlara yer verildiği, davacı şirket tarafından davalıya 13.12.2011 tarihli gönderilen ihtarname ile sözlemeye aykırılığı davranışların senelik satış taahhüdünün ihlalinin belirtildiği, içeriğinde sözleşmedeki her yıl 650 m3/yıl akaryakıt cinsi beyaz ürün satın almayı beyan kabul ve taahhüt etmekle beraber taahhüde uygun davranılmadığı, 2010 yılında 233 m3, 2011/450 m3 akaryakıt alımı yapıldığı, taahhüdü uyulmadığının görüldüğü, mükellefiyet yerine getirilmediği için cezai şart alacağının bulunduğunun belirtilerek taahhüdü sağlayacak oranda akaryakıt alımı yapılmasının aksi halde sözleşmeden doğan tüm hakların ve cezai şart alacağının talep edileceğinin belirtildiği, 01.02.2012 tarihli noter ihtarında da aynı şekilde sözleşmeye aykırı davranışlarını belirterek 2011 yılında 438 m3 akaryakıt alımı yapıldığı, uygun davranılmadığı, 5.374,00 USD cezai şart alacak hakları saklı kalmak kaydıyla akaryakıt alımı sağlanmasının belirtildiği, 18.06.2013 tarihli davacı şirketin davalı şirkete göndermiş olduğu noter ihtarnamesinde davalı tarafça Ulaş Noterliğinin 10.06.2013 tarihli ihtarnamesi ile fesih beyanının tebellüğ edildiğinin bildirildiği ve ödeme taleplerinin belirtildiği, ihtarnamede; 29.11.2010 tarihli 5 yıl süreli sözleşme ile münhasır bayilik ilişkisi kurulduğu, sözleşmeden kaynaklanan her türlü cezai şart alacaklarının ödenmesi gerektiği, sözleşme tarihinden itibaren yapılan eksik mal alımı nedeniyle 23.462,00 TL cezai şart miktarını ve haksız fesih nedeniyle sözleşmenin bitiş süresine kadar taahhüt edilen mal alım miktarı yönünden 75.237,00 TL kar mahrumiyeti olmak üzere toplam 98.699,00 TL alacağın üç gün içerisinde ödenmesi ayrıca protokolün 15.maddesi gereğince haksız fesihten sonra başka bir dağıtım şirketi ile sözleşme imzalanması durumunda 100.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olunduğunun belirtildiği, davacı şirket tarafından İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/205 Esas sayılı dosyasında 12.03.2010 tarihli dava ile sözleşmenin rekabet kurulu kararı uyarınca 5 yıl süreli sınırlandırıldığı gerekçesiyle davalı tarafa ödenen 50.000,00 TL'den 30.000,00 TL'nin tahsili talep ettiği, açılan dava sonucunda taraflar arasında 04.05.2010 tarihinde sulh protokolü düzenlendiği, sulh protokolü kapsamında borcun yenilendiği, cari hesap ilişkisinin 12.07.2004 tarihli sözleşmeden doğan ve doğacak alacaklar nedeniyle mahkemede alacak davasına konu uyuşmazlık haricindeki diğer tüm hak ve taleplerin sözleşme dışında kaldığının belirtildiği, 30.000,00 TL borcun 20.09.2010 tarihinde kayıtsız şartsız davacı tarafa ödeneceğinin kabul edildiği, mahkemenin 23.02.2011 tarihli kararı ile konusu kalmadığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiği, sulh protokolü sonrasında taraflar arasında 29.11.2010 tarihli bayilik sözleşmesi ve bayilik protokollerinin imzalanmış olduğu, davalı şirket tarafından 19.06.2013 tarihinde Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/274 Esas sayılı dosyasında sözleşmenin iptali ve eletmanın önlenmesi istemli dava açtığı, davacının açmış olduğu davanında iş bu dava dosyası ile birleştirildiği mahkemenin 07.04.2015 tarihli kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulü ile intifa hakkı bedeli olan 30.000,00 TL %15 teminat karşılığı karar kesinleşinceye kadar yediemin sıfatı ile davacıya tedbiren teslimine, eletmanın önlenmesine, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin fes edilmiş olduğunun tespitine karar verildiği, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/274 Esas, 2015/162 Karar sayılı 07.04.2015 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/18004 Esas, 2018/2130 Karar ve 17.04.2018 tarihli ilamı ile onandığı, davacı tarafça 15.07.2014 tarihli dava dilekçesi ile cezai şart ve kar mahrumiyetine dair asıl davayı açtığı, davalı tarafa dava dilekçesinin 07.08.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak, tazmin edilen 30.000,00 TL tutarındaki teminat mektup bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tarafların delilleri ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu ve ek rapor alınarak yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, asıl ve karşı davalarda hüküm tesis edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 132. maddesinde; karşı davanın açılabilmesinin şartları başlığı ile; " a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması şarttır.(2) Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.(3) Karşı davaya karşı, dava açılamaz." Karşı davanın açılması ve süresi başlığı ile HMK 133 maddede; " (1) Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır.(2) Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir." düzenlemesi ile uygulanacak hükümler başlığı ile aynı Yasa'nın 135.maddesinde; "(1) Bu Kanunun dava ile ilgili hükümleri, aksine özel düzenleme bulunmayan hâllerde, karşı dava hakkında da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte HMK'nın 133. maddesindeki süreye uygun şekilde karşı dava açılmıştır. Dosyanın fiziken ve UYAP üzerinden incelenmesi sonucunda, karşı dava yönünden gerekli olan harçların yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır. Davanın (karşı davanın) açılış tarihinin belirlenmesi bakımından harcın yatırılıp yatırılmamasının bir önemi yoktur. Zira HMK'nın 118. maddesi uyarınca dava, dava dilekçesinin UYAP sistemine kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Harcın sonradan ikmaline kanun cevaz vermektedir. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). Harçlar Kanunu 28. maddeye göre (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK'nın 120/1. maddesine göre davacı, dava açarken başvuru ve peşin karar harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlar yatırılmadan dava açılması hâlinde ise mahkemece davacıya harçları yatırması konusunda kesin süre verilmeli, harcın yatırılmaması hâlinde ise davanın (karşı davanın) işlemden kaldırılmasına karar verilmeli, yenileme süresi içinde harç yatırılarak davanın yenilenmemesi hâlinde ise davanın (karşı davanın) açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.Mahkemece, belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında karşı davacı tarafa gerekli harcın yatırılması için yukarıda belirtilen şekilde süre verilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken harca dair işlemin gereği yerine getirilmeksizin dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile karşı dava yönünden verilen karar isabetli görülmemiş, hükmün kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı- karşı davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı- karşı davacıya iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.01.2026 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.