4. Ceza Dairesi 2013/36581 E. , 2014/25399 K. "" Tefecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,...) Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2011 gün ve 2009/38 esas, 2011/56 karar sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25/02/2013 gün ve 2011/18034 esas, 2013/5180 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz …
**4. Ceza Dairesi 2013/36581 E. , 2014/25399 K.** **"İçtihat Metni"** Tefecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,...) Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2011 gün ve 2009/38 esas, 2011/56 karar sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25/02/2013 gün ve 2011/18034 esas, 2013/5180 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen tefecilik eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın yasal bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA," karar verilmiştir. I-İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2013 gün ve 2013/282850 sayılı yazısı ile; "Sanık ...’un eyleminin tefecilik suçunu oluşturmadığından, atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Yasal Mevzuat İncelendiğinde; 765 sayılı Türk Ceza Kanunun’da tefecilik sucuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 08.06.1993 tarihli ve 2279 sayılı “Ödünç Para Verme İşleri Kanunu” bu husustaki ilk yasal düzenlemeyi oluşturur. Bu kanunun 17. maddesi tefeciliği suç olarak düzenlemiştir. Ardından 30.09.1983 tarihli “Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile bu yasa yürürlükten kaldırılarak, 15. maddesinde tefecilik sucuna ilişkin yeni bir düzenleme getirmiş ancak kanunlaşmadığından yürürlüğe girmemiştir. 5237 Sayılı T.C.K.nun 241. maddesi tefeciliği suç olarak yeniden düzenlemiştir. Buna göre “kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”