T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/237 Esas KARAR NO : 2025/1580 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/342 Esas - 2022/287 Karar TARİH: 26/04/2022 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/237 Esas KARAR NO : 2025/1580 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/342 Esas - 2022/287 Karar TARİH: 26/04/2022 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin kendi öz mal araçları ve dışarıdan kiraladığı araçlar ile yurtiçi ve yurtdışında yerleşik firmaları ihracat ve ithalat yüklerini taşıdığını, davalının ise davacı şirketin ... Konvansiyonu bağlı olarak yük taşıma sigortasını yaptığını, davacı şirketin İstanbul ilinde yerleşik ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti... ve Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. ... ve .... Tic. A.Ş'nin Kızgızistan'a gidecek mallarının nakliye ve taşıma işini aldığını ve bu taşıma işinin davacı ... tarafından ... H-... ... plakalı araçla İstanbuldan Bişkek/Kırgızistan şehrine yapılarak ihracatın gerçekletiğini, davacı şirkete ait aracın varış noktasına ulaşamadan kaza yaparak yan yattığını, malların zarar gördüğünü, alıcı tarafından zarar gören malların kabulünün uygun bulmadığını, kaza sonucu 6 rulo kumaşın tamamen mazota bulanması sonucu 945 USD, 4 çuval 632 adet erkek kazağın tamamen mazota bulanması sonucu 8.216 USD, araç parçaları ve 2 çuval ezilmeden 1.135 USD, vinç ödemesi 1.500 USD olmak üzere toplam 11.776 ABD doları zararın olduğunu, bu zararın döviz bazında oluştuğunu ve davacı müvekkili tarafından yükü taşıtan dava dışı şirkete ödendiğini, dolayısı ile müvekkili şirketin 11.776 ABD doları zararı olduğunu, davacı şirketçe, davalıya bu zararın karşılanması için başvurulduğunu ancak ödenmediğini savunarak 11.776 ABD doları karşılığı olan 62.282,08 TL 'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, yapılacak yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talepleri Ticaret Kanunu kapsamında zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle reddini, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde müvekkilinin sıfatının net olarak açıklanmadığını, müvekkilinin emtia sigortacısı olmadığını, taşıyıcının ... sorumluluk sigortacısı olduğunu, davacı, taşınan malın malikine 11.776 USD'lik zararı ödediğini ispat etmediğinden, sadece söz konusu yükün taşıyıcı olduğundan davada aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacıya ait olmayan yabancı plakalı bir araç ile taşınırken hasarlandığını ve bu yabancı aracın sorumluluğu poliçe kapsamında ve teminat örtüsü altında olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/04/2022 tarih ve 2020/342 Esas - 2022/287 Karar sayılı kararında;"Dava; 06/09/2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada, davacı tarafından İstanbul'dan Bişkek/Kırgızistan'a taşınan malların zarar görmesi nedeniyle ortaya çıkan ve davacı tarafından karşılanan maddi zararın ... sigortası kapsamında davalıdan tazmini istemine istemine ilişkindir.Dava dosyası, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/876 Esas, 2019/920 Karar sayılı ve 28.03.2019 tarihli yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, hasar dosyası ve poliçe celp edilmiş, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 24/05/2021 tarihli kök raporda özetle; 06.09.2017 tarihinde ...-... ... plakalı aracın kaza geçirmesi neticesinde, ... konvansiyonu çerçevesinde taşıyıcının oluşan zarardan sorumluluğunun doğduğu; Kaza sebebiyle 1.500 ABD doları karşılığı vinç hizmeti alındığı; Aracın düzeltilmesi işlemlerinin resmi kayıt altına alınarak poliçe özel şartname yükümlülüğünün yerine getirildiği; ... ... Firmasının davalı ...tarafından sigorta sözleşmesin yönetmekle yetkili kılınmış olduğu; Olay meydana geldikten sonra 08.09.2017 tarihinde ... Brokerliğine bildirildiği ve bu firma tarafından aynı gün kayıt altına alındığı, bu nedenle hasar bildirimi ile ihbar için zaman aşımı yönünden herhangi bir gecikmeden bahsedilemeyeceği; Sigortacının avarya komiseri(eksper) tayin ederek hasar tespitinde bulunma hakkı mevcut iken bunu kullanmamış olduğu; Kaza yapan ...-... ... plakalı aracın...!a ait olduğu, davacı firma ile... arasında Ortak Taşıma sözleşmesi söz konusu olduğu, bu sözleşmeye göre araçların nakliyat sırasında sorumluluk, kullanım, gelir gider haklarının davacı şirkete ait olduğu; ... poliçesi ve ... poliçesi EK1 özel şartlarına göre, poliçenin öz mal araçlar kiralık araçlarla yapılan yurt içi ve uluslararası karayolu taşımalarını kapsadığı, bu kapsamda ...-... ... plakalı öz mal olmayan aracın poliçe kapsamında değerlendirilebileceği; Kaza neticesinde oluştuğu belirtilen 10.276 ABD doları zararın nakliyeci tarafından karşılandığının hasar dosyasına sunulan ek-6 nolu belgedeki "... Zarar gören malların bedeli İstanbul'dan Bişkek'e kadar malların taşınmasına dair nakliye bedelinden çıkarılmıştır.) ifadesinden anlaşılmakta olduğu; Kaza sonucunda araçta yüklü bulunan 6 rulo kumaşın, 4 çuval erkek kazağının tamamen mazota bulandığı, bazı araç parçalarının ve 2 adet çuvalın ezilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğu, dosya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, tekstil ürünü olan kumaşlar ve erkek kazaklarının tamamen mazota bulandıklarından telafisi olmayan hasar meydana gelmiş olduğu ve ürünlerin ıskartaya çıktığı sonucuna varıldığı, 6 rulo kumaşın toplam ederinin 945 ABD doları olduğu, 4 çuval içerisindeki zarar gören erkek kazaklarının toplam değerinin 8.216 ABD doları olduğu, bu fiyatların piyasa ederine göre makul ve uygun olduğunun değerlendirildiği, bu durumda toplam zarar gören tekstil ürünlerinin ederinin 9.161 ABD doları olduğu; Poliçe üzerinde hasara uygulanacak bir muafiyet rakamı veya oranı bulunmadığı, ibraz edilen evraklar çerçevesinde ...-... ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde oluşan bu zararın ... Poliçesi kapsamında olduğu; Sonuç olarak, dava dosyasında uluslar arası taşımacılık açısından yapılan değerlendirme sonucunda davacı ... Pet.Tic.San.Gıda.LTD.ŞTİ'nin davalı ...Ş'ye karşı yürütmüş olduğu alacak iddiasında haklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26.09.2021 tarihli ek raporda da, rapora itirazların kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği, sonuç olarak kök raporda bir değişikliğe gidilmediği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve bilirkişi heyeti ek ve kök raporu incelenmesi sonucunda yapılan değerlendirmede;Davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında, davacı tarafından yapılacak taşımalarda ortaya çıkacak zararları güvence altına alan ... Taşıma Sigorta Sözleşmesi yapıldığı, ... sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde 01.08.2017-01.08.2018 tarihlerini kapsadığı, ... sorumluluk bedelinin 2.000,000,00 EUR olduğu;Davacı ile dava dışı... arasında 01.01.2016 tarihinden 30.08.2018 tarihine kadar geçerli olacak şekilde ortak taşıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede belirtilen araçlar içerisinde dava konusu kazayı yapan ...-... ... plakalı aracında belirtildiği;06/09/2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada, davacı tarafından İstanbul'dan Bişkek/Kırgızistan'a dava dışı Bilen Transporta ait ...-... ... plakalı araçla taşınan malların zarar gördüğü;Davacı vekilince, kaza sonucu 6 rulo kumaşın tamamen mazota bulanması sonucu 945 USD, 4 çuval 632 adet erkek kazağın tamamen mazota bulanması sonucu 8.216 USD, araç parçaları ve 2 çuval ezilmeden 1.135 USD, vinç ödemesi 1.500 USD olmak üzere toplam 11.776 ABD doları zararın olduğu, bu zararın davacı müvekkili tarafından yükü taşıtan dava dışı şirkete ödendiği, dolayısı ile müvekkili şirketin 11.776 ABD doları zararı olduğu, davacı şirketçe, davalıya bu zararın karşılanması için başvurulduğu ancak ödenmediği savunularak ... poliçesi kapsamında 11.776 ABD doları karşılığı olan 62.282,08 TL 'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalından tahsilinin talep edildiği;Davalı vekilince, davanın zaman aşımına uğradığı, kaza sonucu oluşan zararın ... poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, davacının bu zararı talep etme hakkı olmadığı savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.Öncelikli olarak davalı tarafın zaman aşımı defi yönünden değerlendirme yapılmıştır.Davalı yanın zaman aşımı def'inin değerlendirilmesinde; ... ... Firmasının davalı ...tarafından sigorta sözleşmesin yönetmekle yetkili kılınmış olduğu, olay meydana geldikten sonra 08.09.2017 tarihinde ... Brokerliğine bildirildiği ve bu firma tarafından aynı gün kayıt altına alındığı, davacı tarafından zararın tazmini noktasında 22.06.2018 kabul kayıt tarihli dilekçe ile başvurulduğu, davalı ... şirketi tarafından hasar dosyası açıldığı ancak bir ödeme yapılmadığı, davacı tarafından 31.12.2018 tarihinde işbu davanın açıldığı gözetildiğinde dava konusu tazminatın zaman aşımına uğramadığı değerlendirilerek davalı yanın zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir.06.09.2017 tarihinde ...-... ... plakalı aracın kaza geçirmesi neticesinde, ... konvansiyonu çerçevesinde taşıyıcının oluşan zarardan sorumluluğunun doğduğu; Kaza sebebiyle 1.500 ABD doları karşılığı vinç hizmeti alındığı; Aracın düzeltilmesi işlemlerinin resmi kayıt altına alınarak poliçe özel şartname yükümlülüğünün yerine getirildiği; ... ... Firmasının davalı ...tarafından sigorta sözleşmesin yönetmekle yetkili kılınmış olduğu; Olay meydana geldikten sonra 08.09.2017 tarihinde ... Brokerliğine bildirildiği ve bu firma tarafından aynı gün kayıt altına alındığı, bu nedenle hasar bildirimi ile ihbar için herhangi bir gecikmeden bahsedilemeyeceği; Sigortacının avarya komiseri(eksper) tayin ederek hasar tespitinde bulunma hakkı mevcut iken bunu kullanmamış olduğu; Kaza yapan ...-... ... plakalı aracın...!a ait olduğu, davacı firma ile... arasında Ortak Taşıma sözleşmesi söz konusu olduğu, bu sözleşmeye göre araçların nakliyat sırasında sorumluluk, kullanım, gelir gider haklarının davacı şirkete ait olduğu, ... poliçesi ve ... poliçesi EK1 özel şartlarına göre, poliçenin öz mal araçlar kiralık araçlarla yapılan yurt içi ve uluslararası karayolu taşımalarını kapsadığı, bu kapsamda ...-... ... plakalı öz mal olmayan aracın poliçe kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin, kaza sonucu oluşan zararın ... poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, davacının bu zararı talep etme hakkı olmadığı yönündeki diğer savunmaları da itibar edilmemiştir.Kaza neticesinde oluştuğu belirtilen 10.276 ABD doları zararın nakliyeci tarafından karşılandığı, hasar dosyasına sunulan ek-6 nolu belgedeki "... Zarar gören malların bedeli İstanbul'dan Bişkek'e kadar malların taşınmasına dair nakliye bedelinden çıkarılmıştır.) ifadesinden anlaşılmaktadır. Kaza sonucunda araçta yüklü bulunan 6 rulo kumaşın, 4 çuval erkek kazağının tamamen mazota bulandığı, bazı araç parçalarının ve 2 adet çuvalın ezilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğu, bilirkişi raporuna göre, tekstil ürünü olan kumaşlar ve erkek kazaklarının tamamen mazota bulandıklarından telafisi olmayan hasar meydana gelmiş olduğu ve ürünlerin ıskartaya çıktığı sonucuna varıldığı, 6 rulo kumaşın toplam ederinin 945 ABD doları olduğu, 4 çuval içerisindeki zarar gören erkek kazaklarının toplam değerinin 8.216 ABD doları olduğu, bu fiyatların piyasa ederine göre makul ve uygun olduğu, bu durumda toplam zarar gören tekstil ürünlerinin ederinin 9.161 ABD doları olduğu değerlendirilmiştir.Davacı tarafça ayrıca, kaza sonucu 1.500 ABD doları vinç ücreti ödenmiştir.Davacı tarafın, kaza sonrası zarar gören tekstil ürünleri için ödemek zorunda kaldığı 9.161 ABD doları bedeli ve kaza sonucu ödemek zorunda kaldığı 1.500 ABD doları vinç ücreti bedeli olmak üzere toplam 10.661,00 USD'yi yukarıda yapılan tespit ve açıklamalar ışığında ... poliçesi kapsamında davalıdan talep edebileceği, bu bedelin ... poliçesi sorumluluk miktarı içinde kaldığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.Davacı tarafça, araç parçaları ve 2 çuval ezilmiş bedeli olarak dava dışı firmaya ödendiği tespit edilen 1.115 ABD doları tazminat talebi yönünden ise bu zararın neleri kapsadığı, zarar gören araç parçalarının ve ezilmiş malların neler olduğu hususunda davacı tarafça dosyamıza bir belge delil sunulmadığından ve bilirkişilerce de bir zarar tespiti yapılamamış olduğundan, davacı tarafın 1.115 ABD doları araç parçaları ve 2 çuval ezilmiş bedeli tazminat talebi yönünden iddiasını ispatlayamadığı, bu kapsamda bu bedeli davalı ... şirketinden talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.Davacı tarafça, ... poliçesi kapsamında 11.776 ABD doları karşılığı olan 62.282,08 TL 'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalından tahsilinin talep edildiği, davacının davalıdan toplam 10.661,00 USD karşılığı 56.384,96 TL talep edebileceği, tarafların tacir olması karşısında bu bedele dava tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile, 10.661,00 USD karşılığı 56.384,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından aktif dava ehliyeti ispat edilememiş olup buna rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacı tarafından malları zilyetliğinde bulunduran firmaya zararın ödendiği ispat edilememiş olup aktif dava ehliyetinden bahsedilemeyeceğini; halbuki dava ehliyetinin HMK madde 114/1-d uyarınca dava şartlarından olup sağlanmadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; diğer bir deyişle davacı tarafından öncelikle husumet ehliyetinin ispatlanması gerektiğini; lakin dosyada gelinen aşama itibariyle ödemelere dair dekontlar veyahut hak sahipliğine ilişkin belgeler dosyaya sunulamamış olup bu aşamadan sonra da yeni delil sunularak husumetin ispatlanmasına muvafakatlerinin bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ancak davacı tarafından hasar bedelinin hak sahibi olduğu iddia olunan şirkete ödenip ödenmediği ispatlanmadan müvekkilinden işbu talepte bulunması ve bu talebin Mahkeme tarafından kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda hasarlanan mallara ilişkin bedelin hak sahibine ödendiğine ilişkin olarak “… Kaza neticesinde oluştuğu belirtilen 10.276,ABD doları zararın nakliyeci tarafından karşılandığı (Ek-6) (… Zarar gören malların bedeli İstanbul’dan Bişkek’e kadar malların taşımasına dair nakliye bedelinden çıkartılmıştır) ifadesinden anlaşılmaktadır. Mevcut evraklar içerisinde ibraz edilen bu belge dışında başkaca bir fatura, mahsuplaşma makbuzu vbl belge ve kayda rastlanmamıştır. Evrak üzerinde isim ve imza bulunup antet ya da kaşe görülmemiştir.” ifadesine yer verildiğini; taraflarınca yapılan en önemli itirazlardan birisinin de bu olduğunu; yani davacı tarafın sanki zarar bedelini ödemiş gibi bir dava yönelttiğini ancak el yazısı ile yazıldığını, antetsiz, kaşesiz, APOSTİLSİZ, imzasının hak sahibine ait olup olmadığı belli olmayan bir belge ile hak sahipliğini ileri sürmekte olduğunu; bu hususun kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, İlgili belgede (… Zarar gören malların bedeli İstanbul’dan Bişkek’e kadar malların taşımasına dair nakliye bedelinden çıkartılmıştır) ifadesi yer almakta olduğunu; dava dosyasındaki mübrez navlun faturasının 8.000.-USD olduğunu; yani eğer bu adi yazılı belgeye itibar edilecekse dahi taşıyıcının zararının 8.000,-USD’nin karşılığının TL olduğunu; yine dava dosyasındaki navlun faturası davacı tarafından ... Loj. Nak. Gıda… Ltd.Şti.’ne kesildiğini; yani hak sahibi olduğu iddia olunan yurt dışındaki şirketin muhtemelen nakliyeci ile direkt bir ticari ilişkisinin de bulunmamakta olduğunu, Dolayısıyla kanaatlerince burada yapılması gerekenin davacının ticari defterlerinin incelenerek hak sahibi olduğu iddia olunan kişiye herhangi bir ödeme yapıp yapmadığının, herhangi bir cari ilişkilerinin bulunup bulunmadığının, var ise ne miktarda bir mahsuplaşma yapıldığı hususlarının araştırılması olduğunu; Mahkeme tarafından kimden sadır olduğu dahi tam belli olmayan bir belgeye dayanarak hüküm tesis edilmesinin kesinlikle kabulünün mümkün olmadığını; yargı kararlarının da haklılıklarını ispat etmekte olduğunu, (Yargıtay 11. HD. 2014/8947 E. 2014/16064 K. 21.10.2014 T. ilam)İkrar kabul edilmemek kaydıyla tazminata hükmedilecekse bedelin sınırlı sorumluluk hükümlerine hesaplanması gerektiğini, Dava konusu uyuşmazlığın ... hükümlerine göre çözümleneceğinin su götürmez bir gerçek olup buna ilişkin bir çekişme de bulunmamakta olduğunu; eğer taşıyıcı hak sahibine bir ödeme yapacak ise dahi bu ödemenin taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen ... konvansiyonu ile sınırlı olacağını, Lakin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ... uyarınca hesap yapılması bir yana ... kapsamında kusur değerlendirmesinin dahi yapılmadığını; uluslararası karayolu taşımacılığının anayasası olan ... Konvansiyonu taşıyıcıların kusur sorumluluğuna dayanmakta olduğunu; Mefhum-u muhalifinden taşıyıcıların kusuru bulunmadığı sürece tazminat ödemek zorunda kalmayacaklarının anlaşılmakta olduğunu; tahkikat yürütülürken taşıyıcının kusurlu olup olmaması veyahut kastının olup olmadığının irdelenmediğini; eksik inceleme yapılmış olup kararın kaldırılması taleplerini bu çerçevede yinelemek gerektiğini, Eğer ki yapılan kusur incelemesi sonucunda taşıyıcının kasıtlı olarak veyahut ağır ihmal sonucunda zararı meydana getirdiği sonucuna ulaşılsaydı ... Sigortası Özel Şartları’nda yer alan Sigorta Dışı Hususlar kenar başlıklı 4. 2. Maddesi “Sigortalı, kanuni temsilcileri, ticari vekilleri ve şubelerin bağımsız müdürleri tarafından kasten veya dikkatsizce ve muhtemelen bir ziya ve hasarın meydana gelebilecek olduğu bilinciyle sebebiyet verilen ziya ve hasarlardan doğan hak ve talepler;" 4.3. maddesinde ise “sigortalının veya 4.2. bentte belirtilen kişilerden birinin yardımcıların seçimi, ve denetlenmesi konusunda gerekli özene kasten veya ağır ihmal sonucu uymamış olmaları halinde, sigortalının diğer yardımcılarının kasten veya ağır bir ihmal sonucu sebebiyet verilmiş olan ziya ve hasarlardan doğan hak ve talepler;” hükmüne haiz olduğundan hasarın teminat dışı sayılacağını ve davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, Taşıyıcının kastı veya ihmali olmadığı sonucuna ulaşılır ise Konvansiyonun 23/3 maddesi ‘‘Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır.’’ hükmüne haiz olduğu için sınırlı sorumluluk hükümlerine göre tazminat ödeneceğini; bu kapsamda taşıma şirketinin ödeme yaptığını kabul etmemekle birlikte bir ödeme yapıldıysa dahi SDR kapsamı dışında tazminat ödemiş olması müvekkilinden bunu talep edilebileceği anlamına gelmemekte olduğunu; taşıyıcının basiretli bir tacir gibi hareket ederek ödemesi gereken tazminat miktarını eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimi ile çarpılıp ardından kaza tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplaması gerektiğini; bu nedenle davacı fazla ödeme yapmış ise müvekkiline karşı bir rücu hakkı söz konusu olmadığını, (İstanbul BAM 13. HD. 2017/890 E. 2018/213 K. 21.03.2018 T. ilam) 03.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin 3. Sayfasında ayrıntılı olarak hasarlandığı iddia olunan malların ağırlığı üzerinden SDR hesaplaması yapıldığını ve bu hususa dikkat edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi ek raporunun 3. Sayfa 14 numaralı bentte ... 29. Maddeye atıfta bulunularak ağır kusur halinde ... 23/3. Madde de yer alan SDR hesabının yapılmayacağının belirtildiğini; mahkemenin ise gerekçeli kararında ne ... 23/3. Maddesine değindiğini, ne ... 29. Madde kapsamında ağır kusurun olup olmadığını dahi tartışmadığını; bilirkişinin belirttiği gibi taşıyıcının ağır kusuru var ise Poliçe eki ... Sigortası Özel Şartların 4.2. ve devamı maddeleri gereğince hasarın teminat dışında kabul edilmesi gerektiğinin değerlendirilmediğini; işbu sebeplerle tamamı ile eksik ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, Hasarın sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, Taraflarınca zararın poliçe kapsamında olmadığı iki farklı sebepten dolayı öne sürüldüğünü; bu sebeplerden ilkinin kazanın yapıldığı aracın davacı şirkete ait olmaması, ikincisinin ise kazanın meydana geldiği yerin poliçede öngörülen yerlerden biri olmaması olduğunu; taraflarınca her iki şartın sağlanmaması ile ilgili olarak dilekçelerinde beyanda bulunulduğunu; lakin ilk derece mahkemesi tarafından kazanın meydana geldiği yere ilişkin itirazlarına gerekçeli kararda dahi yer verilmediğini; poliçe incelendiği takdirde görüleceğini, BDT ülkelerinden olan Kırgızistan’ın ... poliçesine dahil edilmediğinin görüleceğini, Yine her ne kadar poliçe kapak sayfasında kiralık araçların da poliçe kapsamında olduğu iddia edilmiş ise de ... Poliçesi genel şartlarına göre kiralık araçlar kapsam dahilinde olmadığını; işbu özel şartlara akit gereği üstünlük tanınması gerekmekte olduğunu, Kaldı ki aracın kiralandığı iddia olunan Ortak Taşıma Sözleşmesi başlıklı kira sözleşmesinin sağlamasının da alınmadığını; yani sonradan düzenlenmiş bir sözleşme olmadığının tespiti için işbu kira sözleşmesi kapsamında ... tarafından...’a herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını; yine C2 yetki belgesi için Ulaştırma Bakanlığına gerekli bildirimler yapılmak zorunda olduğunu; bu çerçevede Ulaştırma Bakanlığına müzekkere yazılarak böyle bir sözleşmenin yapılıp yapılmadığının da sorulmadığını; yine ilgili kira sözleşmesinin kapsam maddesi dikkate alındığında sözleşmenin 01.10.2011-01/10/2015 tarihleri arasındaki … karayolu taşıma işini kapsar şeklinde düzenlenmiş olmasına rağmen 2017 yılında oluşan kaza için işbu kira sözleşmesinin geçerli olduğunu kabul ederek işbu aracın sigorta poliçesi kapsamında kaldığına yönelik hüküm tesis etmenin kanaatlerince ciddi bir hata olduğunu, Ayrıca 26.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sundukları dilekçenin 3. maddesinde de belirttiklerini, ... Sigortası Özel Şartları’nda 8. maddede yer alan yükümlülüklerin ihlali halinde müvekkili sigortacı şirketin, ödeme yükümlülüğünden muaf olacağını; bu maddede davacının, sigortacının muvafakati olmaksızın hiçbir talebi kabul etmeme yükümlülüğünün de düzenlendiğini; davacı tarafın ise müvekkilinin muvafakatini almadığını fakat ödeme yaptığını iddia etmekte olduğunu; bu ödemenin kanıtlanmadığı görüşünde olsalar da ödemenin varlığı halinde dahi muvafakat eksikliğinden dolayı müvekkilinin ödeme yükümlülüğünden muaf sayılması gerektiğini, Diğer yandan yabancı plakalı araç ile taşıma yapılmış olup bu nedenle de hasarın poliçe dışında olduğunun kabulü gerektiğini; açıklananlar ışığında hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekmekte olup kararın tümden kaldırılması gerektiğini, Talebin zamanaşımına uğradığını, Söz konusu uyuşmazlıkta ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini; zamanaşımı hususunun ... md. 32’de düzenlenmekte olduğunu; işbu hüküm uyarınca konvansiyona konu taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiğini; ihtilaf konusu somut olayda kazanın 06.09.2017 yılında meydana geldiğini ancak davacının 31.12.2018 tarihinde dava açtığını; bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle de kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek yukarıda açıklanan ve re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.04.2022 tarihinde vermiş olduğu 2020/342 E., 2022/287 K. sayılı kararın kaldırılmasını ve nihayetinde yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, eğer işbu talebimiz kabul edilmez ise dilekçelerinde belirtmiş oldukları eksikliklerin tamamlanması adına kararın kaldırılarak ilk derece Mahkemesine yeniden gönderilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen... Poliçesi kapsamında taşıyıcı tarafından alıcıya ödendiği iddia edilen zararın davalı sigortacıdan tahsili talebine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf sebebi olarak, davacının aktif husumet ehliyetinin ispat edilmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını, zararın teminat kapsamında olmadığını, davacının kusur ve sınırlı sorumluluk ilkesinin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davacı tarafından Türkiye'de bulunan dava dışı şirketlerden Kırgısiztan'da bulunan alıcısına ihraç edilen emtiaların uluslararası karayolu ile taşınmasının üstlenildiğini, taşıma sırasında emtiaların bulunduğu aracın Kırgısiztan'da 06/09/2017 tarihinde devrilmesi üzerine emtialarda meydana gelen zararın alıcısına ödendiğini ve zararın taraflar arasındaki... poliçesi kapsamında davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı vekili, davacının iddia edilen zararı dava dışı alıcıya ödediğini ispatlayamadığı ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, emtianın yabancı plakalı araç ile taşınması ve kazanın poliçe kapsamında olmayan bir ülkede meydana gelmesi sebebiyle teminat kapsamı dışında olduğunu, süresinde ihbarda bulunulmadığını, davacının poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle davalının ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taşıyıcı tarafından taşınan emtiaya ilişkin sunulan ve satıcılar tarafından düzenlenen faturalar ve gümrük beyannameleri incelendiğinde; bir kısım satıcılar tarafından düzenlenen faturalarda teslim şeklinin "FOB", ödeme şeklinin "Mal Mukabili" olduğunun, bir kısım satıcılar tarafından düzenlenen faturalarda ise teslim şeklinin "FOB" olduğunun belirtildiği, ancak emtialara ilişkin tüm gümrük beyannamelerinde teslim şeklinin "FOB", ödeme şeklinin "Mal Mukabili" olarak belirtildiği, FOB teslim şeklinde emtianın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve masraflar ve dolayısıyla hasar riskinin alıcıya geçtiği, bu durumda satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığı, ancak somut olayda satıcı ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağının düzenlendiği, bu durumda dava dışı satıcının mal bedelini alabilmesi için taşınan malın tam ve sağlam olarak alıcıya ulaştırılması gerektiği, malın tam ve sağlam olarak ulaşmaması halinde alıcının malın teslimdeki durumuna göre eksik veya hiç ödeme yapmayacağı açıktır. Davacı tarafından taşıma sırasında emtianın zarara uğraması sebebiyle alıcısına ödeme yapıldığı iddiası ile zararın tahsili talebinde bulunulmuştur. Ancak dava konusu emtia ödemesinin mal mukabili yapılacağı kararlaştırıldığından alıcı tarafından satıcıya hasarlandığı veya eksik teslim edildiği iddia edilen emtiaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı, emtia üzerindeki hasar ve yararın alıcıya geçip geçmediği davacı tarafından ortaya konulmadığı gibi Mahkemece de bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Yine davacı tarafından alıcıya hasar bedeli ödemesine ve oluşan hasara ilişkin ... isimli bir kişi tarafından yazılan ve imzalanan yabancı dildeki belge ile tercümesi, vinç ücretinin ödendiğine ilişkin ise parayı verdiği iddia edilen şoför ve parayı aldığı iddia edilen ... isimli şahsın imzaladığı yabancı dildeki belge ve tercümesinin sunulduğu, söz konusu adi yazılı belgeler altındaki kişilerin faturalardaki mal alıcılarından farklı kişiler olduğu ve apostil şerhlerinin bulunmadığı, davacı tarafından bu belgeler dışında iddia edilen zarar bedelinin ödendiğine ilişkin başkaca dekont veya geçerli delil sunulmadığı, bu kişilerin kimler olduğunun davacı tarafından ortaya konulmadığı, buna rağmen Mahkemece bu belgelere hangi gerekçe ile itibar edildiği açıklanmadan eksik araştırma ve değerlendirme sonucunda davacının zararı hüküm altına alınmıştır. Davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmesi üzerine Mahkemece zamanaşımı definin reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken yasal mevzuat hükümleri ve zamanaşımı süresi belirtilmek suretiyle buna göre davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı değerlendirilmesi gerekirken bu hususlar kararda belirtilmemiştir. Yine ... Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyıcı, taşıdığı emtiayı tam ve sağlam olarak alıcısına teslim ile yükümlüdür. Malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veya gecikmesinden sorumludur. Bu sorumluluk, kural olarak tam tazmin esasına değil, taşıyıcıya teslim edilen değerin iadesine yöneliktir. ... Konvansiyonu'nda sorumluluk kapsamı, esas itibariyle 23-28. maddelerde düzenlenmiştir. Ancak, 23.5 ve 29. maddelerinde açıklanan haller, sınırlı sorumluluk kuralının istisnasını oluşturmaktadır. ... 29. maddesi hükmüne göre, ağır kusurun varlığı halinde taşıyıcı, bu konvansiyonun taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan veya ispat yükünü diğer tarafa yükleyen hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bu halde, taşıyıcı tüm zararlardan sorumlu olacaktır. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece söz konusu hükümler dikkate alınarak davacının kusurunun derecesi, buna göre hasarın tamamından mı yoksa sınırlı sorumluluk ilkesine göre mi sorumlu olduğu gerekçeli kararda tartışılmamış, kusurunun derecesine göre sınırlı sorumluluk ilkesinin benimsenmesi halinde sınırlı sorumlu olduğu miktar hesaplanmak suretiyle gerçek zararın bu miktarın altında kalması halinde gerçek zarara, üstünde kalması halinde ise sınırlı sorumluluk miktarına hükmedilmesi gerektiği, buna göre davalının sorumlu olduğu miktar ve kusurun derecesine göre teminat kapsamında kalıp kalmadığı hususları da irdelenmemiş olup, tarafların iddia ve savunmaları karşılanmadan ve gerekçelendirilmeden hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; davacının aktif husumetine ilişkin tüm belge ve delillerini dosyaya sunması için süre verilmesi, akabinde dava dışı satıcılar, alıcılar ve davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle hasar ve zayi olduğu iddia edilen emtiaya ilişkin alıcılar tarafından satıcılara ödeme yapıp yapmadığı, hasar ve yararın alıcılara geçip geçmediği, geçmesi halinde davacı tarafından alıcılara hasar ödemesi yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından sunulan belgelere bu kapsamda itibar edilip edilmeyeceği, davacı tarafından navlun ücreti faturasına istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, buna göre aktif husumetinin bulunup bulunmadığı ve zarar miktarının belirlenmesi, aktif husumetinin bulunması halinde davacının taşıyıcı olarak kusur derecesinin ve ağırlığının irdelenerek hak sahiplerine karşı gerçek zarardan mı sorumlu olduğu, yoksa sınırlı sorumluluk ilkesine göre mi sorumlu olduğunun ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi, kusurunun ağırlığına göre ve davalı tarafından ileri sürülen savunma sebepleri dikkate alınarak hasarın sigorta poliçesi teminat kapsamında kalıp kalmadığının tek tek değerlendirilmesi için bu konularda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve davalının zamanaşımı defi hakkında somut uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmü ve süresi de belirtilmek suretiyle karar verilmesi, tarafların tüm iddia, savunma ve itirazlarının gerekçeli olarak değerlendirilmesidir. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; -İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/04/2022 tarih ve 2020/342 Esas - 2022/287 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.