T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/621 - 2026/871 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/621 KARAR NO : 2026/871 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2022/453 E. - 2023/353 K. DAVANIN KONUSU : Tasarım YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/621 - 2026/871 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/621 KARAR NO : 2026/871 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2022/453 E. - 2023/353 K. DAVANIN KONUSU : Tasarım YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/09/2023 tarih ve 2022/453 E. - 2023/353 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1970 yılından beri sektörde faaliyet gösteren ve tescilli onlarca marka ve tasarımın sahibi olan müvekkilinin porselen yemek takımlarının yanı sıra porselen obje ve sofra tasarım aksesuarlarından oluşan ürünleri ile öne çıktığını, hal böyle iken davalı şirketin 2021/01579-1 ila 27 sayılı tasarımın tescili talebinde bulunduğunu, müvekkilinin 2021/01579-3, 4, 5, 6, 9 ve 27 sayılı tabak, kase ve bardak tasarımına yönelik itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu 2021/010579-3, 4, 5 sayılı tabak tasarımlarının 2021/04273-2, 3, 4, nolu tasarımlar, 2021/010579-6 nolu tasarımın 2017/0889-1,4 nolu tasarımlar, 2021/010579-9 nolu tasarımın 2019/0840-4 nolu tasarım ve 2021/010579-27 nolu tasarımın 2016/00847-1 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici bulunmadığını, zira, müvekkilinin mesnet tasarımları ile davalı firma tasarımlarının aynıyet derecesinde benzer olduğunu ve ayrıca davaya konu tasarımların yenilik kriterlerini karşılamadığını ileri sürerek 2022-T-862 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/010579- 3 , 4, 5, 6, 9, 27 sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin ürünleri ile davacı tarafından gerekçe olarak belirtilen ürün görsellerinin oldukça farklı olduğunu ve genel görünüm, geometrik şekil, açı, hatlar, girintiler, yükseklik gibi özellikleri ile davacının tasarımlarından bilgilenmiş kullanıcı gözüyle farklılaştıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının 2021/010579 nolu 3, 4, 5, 6, 9 ve 27 sıra sayılı tasarımları ile davacının itirazına mesnet tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzerlik oluştuğu ve davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı iddia edilmiş ise de, uyuşmazlığın teknik boyutu karşısında uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinin raporunda ifade edildiği üzere, davalı firmanın 2021/010579 nolu 3, 4, 5, 6, 9 ve 27 sıra sayılı tasarımlarının davacının mesnet 2016/00847-1; 2017/08891-1,4; 2019/00840-4; 2021/004273-2,3,4 sıra sayılı tasarımları karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olmadığı, yine davalının 2021/010579 nolu 3, 4, 5, 6, 9 ve 27 sıra sayılı tasarımlarının davacının mesnet 2016/00847-1; 2017/08891-1,4; 2019/00840-4; 2021/004273-2,3,4 sıra sayılı tasarımları karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağladığı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine tasarımların aynıyet derecesinde benzer olduğunu, davalı şirketin birçok farklı seçenek arasında müvekkilinin tasarımını kopyaladığını, tasarımların geometrik şekillerinin yanı sıra, derinlik, renk, doku boyut ve formları arasındaki benzerlik nazara alındığında tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dolayısıyla davalı tarafa ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, bir an için müvekkilinin tasarımlarına benzer olmadığı kabul edilse dahi, tasarımların yenilik vasfının bulunmadığını, mutlak yenilik araştırmasının resen yapılması gerektiğini ve bu hususta herhangi bir değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tasarım YİDK kararı iptali- hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda, davaya konu tasarımlar tabak, kase ve bardağa ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök raporunda, dava konusu tasarımların, ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili tarafından kök rapora yönelik itiraz üzerine düzenlenen ek raporda da mutlak yenilik araştırması yapılmadan tarafların tasarımları üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Davacı vekili, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını aşamalarda ileri sürmüş ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle anılan hususlar değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 25/09/2023 gün ve 2022/453 E. - 2023/353 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.