11. Hukuk Dairesi 2016/4037 E. , 2017/5844 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2014/329-2015/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2016/4037 E. , 2017/5844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2014/329-2015/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'nun 2012/71521 sayılı "Bodrum Körfez Bar+ Şekil" ibareli ve 41. sınıftaki marka tescil başvurusuna müvekkilinin aynı sınıfı ihtiva eden "KÖRFEZ" ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın davalı TPE'nin YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, Körfez kelimesini coğrafi işaret olarak kabul eden davalı Kurumun Bodrum kelimesini kabul etmemesinin yerinde olmadığını, Bar kelimesinin de ayırt ediciliğinin bulunmadığını, aksi düşünüldüğünde de 41. sınıf için halkı yanıltacağını, taraflara ait işaretlerin benzerliği nedeniyle başvurunun tescil edilemeyeceğini, tescil halinde başvuru sahibinin müvekkilinin sektördeki tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkili markasının zarar göreceğini, tüketicilerin işletmeler arasında bağlantı kuracağını ileri sürerek TPE YİDK'nun 2014-M-8257 sayılı kararının iptalini, dava konusu başvurunun reddini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, "Körfez" kelimesinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, başvurudaki tüm sözcüklerin asıl unsur niteliği taşıdığını, markalar arasında karıştırılmaya sebep olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, Bar kelimesinin tescilinin mevzuata aykırılık taşımadığını, coğrafi işaretlerin mal ve hizmetin nevi ile birlikte marka olarak tescil edilebileceğini, işaretlerin birbirlerine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.