11. Hukuk Dairesi 2010/7512 E. , 2012/7760 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2010 tarih ve 2008/55-2010/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü hazır bulunan davacılar 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...'na vekaleten kendisine Asaleten Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin …
**11. Hukuk Dairesi 2010/7512 E. , 2012/7760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2010 tarih ve 2008/55-2010/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü hazır bulunan davacılar 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...'na vekaleten kendisine Asaleten Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı ile müvekkillerinin murisi .’nun dava dışı limitet şirketin kurucu ortakları olduklarını, %65 pay sahibi olan davalının 2004 yılından beri müşterek imza ile yetkili, 2006 yılından beri de tek imza ile yetkili müdür olarak görev yaptığını, diğer ortak tarafların murisinin 09.07.2007 tarihinde öldüğünü, müvekkillerinin paydaş olduklarını, öncesinde şirkette danışman çalıştırıldığını, şirketin açıklık, doğruluk ve iyiniyet kurallarına göre faaliyette bulunmasının amaçlandığını, ancak yapılan harici araştırmada 2.5.2007 tarih ve 77 sayılı şirketin sermayesinin artırılması kararı ile 02.05.2007 tarihli vasiyetnamedeki imzanın sahte olduğunun ortaya çıktığını, şirket kayıtlarının incelenmesinde çelişkiler olduğunun tespit edildiğini, şirkete ait paraların hissesini sonradan davalıya devir eden üçüncü ortak ile davalı adına açılan hesaplarda bulunduğunu, davalının bunları kendi adına geçirdiğini, yönetimde ağır kusur ve basiretsiz davranışlarının olduğunu, şirketi zarara soktuğunu, kayıtların usulsüz tutulduğunu ileri sürerek, müdürün görevden azline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı şirketin kurucu ortaklarının davalı, tarafların ortak miras bırakanı muris ... ile davacı ... oldukları, kurucu ortakların ayrı ayrı müdür olarak tayin edildikleri, ortak ...’nun payını 05.10.2006 tarihinde davalıya devir ettiği, buna bağlı olarak 05.10.2006 tarihli karar ile devir eden bu ortağın müdürlük