İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 YAZIM TARİHİ : 24/11/2025 İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebi ile ilgili 09/10/2025 tarihinde tesis edilen karara, karşı taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı tarafın 23.08.2025 keşid…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ D. İŞ EK KARAR TARİHİ : 09/10/2025 NUMARASI : ... D. İş Esas- ... D. İş Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF : ... VEKİLİ : Av. ... TALEP : İhtiyati Haciz İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 YAZIM TARİHİ : 24/11/2025 İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebi ile ilgili 09/10/2025 tarihinde tesis edilen karara, karşı taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı tarafın 23.08.2025 keşide, 28.08.2025 ibraz tarihli, 790.000,00 TL bedelli çekten kaynaklanan borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, borçlunun yetkisiz temsilci hükümlerine göre çek bedelinden ve icra borcundan sorumlu olduğunu, 02.07.2025 tarihinde şirket hisselerini devrettiğini ve şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığını, takip konusu çekin tanzim tarihinin ise 23.08.2025 olduğunu, dolayısıyla borçlunun yetkisiz olduğu tarihte ...... Şti. adına çeki imzalayarak şahsen borçlu konuma geçtiğini, somut olayda ilgili kanun hükmünün TTK'nın 678. maddesi olduğunu, TTK'nın 818/1-c hükmü gereği çeklere de uygulanan TTK'nın 678. maddesi uyarınca temsile yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişinin o poliçeden dolayı bizzat sorumlu olduğunu, karşı tarafın yetkisiz olarak şirket adına çek keşide etmiş olup, bu çekten dolayı bizzat kendisinin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ D. İŞ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "... İhtiyati haciz isteyen tarafından onaylanmış olan talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin fotokopisi ve dosya kapsamı incelenmekle; TTK’nın 678-679. Maddeleri gereğince davalının ödenmeyen çek bedeli açısından şahsi sorumluluğu olduğu, borcun rehinle temin edilmediği, borcun vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği hususunda yaklaşık ispat bulunduğu anlaşıldığından talebin kabulüne...." gerekçesiyle, talebin kabulü ile, İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, 790.000,00 TL tutarındaki alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraf vekili, mahkemece verilen kararın Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında uygulandığını, müvekkilinin ihtiyati hacze ve takibe konu çekin tarafı olmadığını, çekte herhangi bir sıfatının bulunmadığını, çek hesabının müvekkili adına olmadığını, karşılıksız işleminin müvekkiline yapılmadığını, müvekkilinin çekle şahsi sorumluluğunu doğuracak hiçbir hukuki bağlantısının bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı görünen taraf ile şahsı adına herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, dolayısıyla şahsi bir borcunun da olmadığını, müvekkili tarafından 02.07.2025 tarihinde şirket hisseleri devredilerek çek keşidecisi şirket ile hiçbir bağının kalmadığını, ihtiyati hacze konu borcun şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, çekin fiili olarak düzenlendiği gerçek tarihte ihtiyati haciz talep eden tarafından şirkete gönderilen 22.04.2025 tarihli teklif formu ve kesilen fatura bulunduğunu, çekin 12.05.2025 tarihli faturaya istinaden verildiğini, ticari hayatta ileri tarihli çekler keşide edilerek çekin vade vasıtası olarak kullanıldığını, ihtiyati hazce konu çekin de müvekkili tarafından ileri tarihli olarak, faturaya istinaden düzenlenerek alacaklı görünen tarafa verildiğini, bu tarihte de müvekkilinin borçlu şirketin imzaya yetkili ortağı olduğunu, mahkemece hükmedilen teminat miktarının da muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf vekili, 06.10.2025 tarihli dilekçesi ile, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ihtiyati haciz miktarının ihtirazi kayıtlı olarak depo edildiğini, söz konusu ihtiyati hacizlerin müvekkilinin ticari hayatını olumsuz etkilediğinden ve mağduriyetine sebebiyet verdiğinden dosyada bulunan taşınır, taşınmaz, banka ve sair tüm hacizlerin kaldırılması adına gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 06.10.2025 tarihli ara kararla, ''....mahkemece verilen 24.09.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının "alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının," kısmının kaldırılmasına, ihtiyati haczin davalı tarafından yatırılan 790.000,00 TL teminat üzerinde devamına....'' gerekçesiyle, mahkemece verilen 24/09/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, ihtiyati haczin Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yatırılan 790.000,00 TL tutarlı teminat üzerinden devamına, Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak mahkemenin 24/09/2025 tarihli Değişik İş sayılı kararı gereğince "alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının," kısmının kaldırıldığının bildirilmesine ayrıca, icra dairesine yatırılan 790.000,00 TL teminatın mahkeme dosyasına gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF EDİLEN EK KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK’nun) 257.maddesinin 1.fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (T.C Konya BAM 6. HD 2019/1204 E. 603 K.). Yaklaşık ispatta, hâkim, ispat edilmek istenen olayı muhtemel görmelidir. Diğer bir ifadeyle, iddia edilen olayın doğru olma ihtimali, doğru olmama ihtimaline göre ağır basmalıdır. (Yargıtay 19. HD 2013/18723 E., 2014/1804 K.; 2015/6509 E., 2016/12655 K.; 2016/9486 E., 2017/3106 K.; 2017/101 E., 2017/3502 K.) Yerleşik içtihatlarda da ifade edildiği üzere; ihtiyatî haciz, alacaklının para alacağının ödenmesini güvence altına almak için borçlunun mal veya mallarına mahkeme kararıyla konulan geçici haciz işlemidir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi tam ispata göre kolaylaştırılmış bu ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki yaklaşık ispat aranması, ispat kurallarının dışına çıkılarak her hangi bir emare ile yetinilmesi anlamına gelmez. Bu yüzden ihtiyati haciz talep eden geçerli ispat kuralları çerçevesinde iddiasını yaklaşık da olsa ispat etmelidir. Yaklaşık ispat sağlandıktan sonra, iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle, ihtiyati hazce karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak yeterli ölçüde teminat alınmalıdır. Somut durumda, İhtiyati haciz isteyen tarafından onaylanmış olan talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin fotokopisi ve dosya kapsamı incelenmekle; TTK’nın 678-679. Maddeleri gereğince davalının ödenmeyen çek bedeli açısından şahsi sorumluluğu olduğu, borcun rehinle temin edilmediği, borcun vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği hususunda yaklaşık ispat bulunduğu, öte yandan karşı taraf vekilinin savunmalarının yargılama gerektirdiği, ancak talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan %15 oranında teminat alınmasına dair verilen kararın kanuna ve hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Vekalet ücreti yönünden; Karar tarihinde yürürlükte olan 2024-2025 yılı AAÜT'ün İkinci Kısım Birinci Bölümünün 1. Maddesinde "Görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdii yeri belirlenmesi işleri için duruşmasız ise 7.500,00 TL, duruşmalı ise 9.500,00 TL" denilmek sureti ile karşı tarafa yükletilecek olan vekalet ücreti belirlenmiştir. Eldeki dosyada karşı tarafın ihtiyati haciz kararına itirazı duruşmalı olarak incelenip reddedilmiş ve talep eden taraf kendini duruşmada vekil ile temsil ettirmiştir.İhtiyati haciz kararında talep eden lehine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiş olup, itiraz üzerine zorunlu olarak duruşma açıldığından, itirazın reddine dair ek karar için ayrıca vekalet ücreti takdir edileceği yönünde düzenleme olmadığından, duruşma için ayrıca vekalet ücreti takdir edilmemiştir.( Aynı yönde verilen emsal karar: İzmir BAM 4. HD. 2025/758 E. 2025/924K.) Zira aksinin kabulü halinde, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen ve bu sebeple itiraz hakkını kullanan taraf aleyhine ikinci bir vekalet ücreti yüklenmesi gibi bir durum ortaya çıkacaktır ki; bu durum, Anayasada teminat altına alınan hak arama özgürlüğü ve hukuki dinlenilme hakkını zedeleyici sonuçlara sebep olacaktır. Yine benzer yönde Antalya BAM 3. HD 2025/97 E. 2025/183 K. Sayılı kararında "...Somut olayda; mahkeme, duruşma açmaya gerek duymadan dosya üzerinden ihtiyati haciz istemini kabul ederek talep eden lehine vekalet ücreti takdir etmiştir. Artık bu safhadan sonra aynı ihtiyati haciz kararına ilişkin olarak bu kez itirazın reddine karar verilmiş olmasından kaynaklı talep eden lehine ayrı bir vekalet ücreti takdir edilmesi imkanı bulunmadığı halde yazılı şekilde ek kararda yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili, itiraz dilekçesini tekrarla, müvekkilinin çekte herhangi bir sıfatının bulunmadığını, çek sahibinin müvekkili olmadığını, karşılıksız işleminin müvekkiline yapılmadığını, çekten kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, çekten kaynaklı borcun müvekkilinin şahsına değil şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, müvekkili tarafından 02.07.2025 tarihinde şirket hisseleri devredilerek çek keşidecisi şirket ile hiçbir bağının kalmadığını, ihtiyati hacze konu borcun şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, çekin fiili olarak düzenlendiği gerçek tarihte ihtiyati haciz talep eden tarafından şirkete gönderilen 22.04.2025 tarihli teklif formu ve kesilen fatura bulunduğunu, çekin 12.05.2025 tarihli faturaya istinaden verildiğini, ticari hayatta ileri tarihli çekler keşide edilerek çekin vade vasıtası olarak kullanıldığını, ihtiyati hazce konu çekin de müvekkili tarafından ileri tarihli olarak, faturaya istinaden düzenlenerek alacaklı görünen tarafa verildiğini, bu tarihte de müvekkilinin borçlu şirketin imzaya yetkili ortağı olduğunu, alacaklı görünen tarafın çeki ticari defter kayıtlarına daha önce işlediğinin muavin defter kayıtları ile sabit olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır. İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Mahkemece her ne kadar ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, uyuşmazlıkta İİK'nın 257 ve 258. maddelerinde belirtilen ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli şartların oluşmadığı, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, talep eden tarafça ileri sürülen hususların yargılamayı gerektirdiği ve bu itibarla, mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, karşı taraf vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Karşı taraf vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2025 tarih, ... D. İş Esas- ... D. İş Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan karşı taraf tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde karşı tarafa iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan karşı taraf tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının talep edenden alınarak karşı tarafa verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazının KABULÜ ile, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak verilen 24/09/2025 tarih, ... D. İş Esas- ... D. İş Karar sayılı Değişik İş kararı ile 06/10/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 9.500,00 TL ücret-i vekaletin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz eden karşı tarafa verilmesine, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, D) Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır (Muhalif) ... MUHALEFET ŞERHİ: 6102 sayılı TTK' nın 818/1-c maddesi gereğince çeklerde uygulanması gereken 678. maddesine göre, temsile yetkili olmadığı halde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişinin, o poliçeden dolayı bizzat sorumlu olduğu, çeklerin fiilen düzenlendiği belirtilen tarih itibariyle yetkili olduğu kabul edilen tüzel kişilik temsilcisinin çekin üzerinde yazılı tarih itibariyle yetkisiz temsilci durumuna düşmesi durumunda sorumluluğun kendisine ait olacağı, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın çekteki imzanın kendisine ait olmadığı konusunda bir itirazının bulunmadığı, ilk derece mahkemesince aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın itirazının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Üye ... e-imzalıdır