T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/207 KARAR NO : 2026/171 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2018/99 E. - 2024/339 K. DAVANIN KONUSU : Patente Tecavüz, Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/207 KARAR NO : 2026/171 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2018/99 E. - 2024/339 K. DAVANIN KONUSU : Patente Tecavüz, Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/07/2024 tarih ve 2018/99 E. - 2024/339 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... Enerji İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tescilli patentine konu HKL-02 kıskaç ürünlerinin 2013 yılında davalı ....A.Ş' ye satmaya başladığını, anılan davalının da bu ürünleri TCDD'ye sattığını, ancak bu ürünler arasında müvekkiline ait olmayan, ürünlerin tespit edildiğini, bahsi geçen taklit ürünlerin üretimi için gerekli araç ve makineleri davalı ... Mobilya şirketinden temin edildiğini, diğer davalının ise müvekkilinin Türkiye'deki yetkili distribütör gibi kendini piyasaya tanıttığını ve taklit ürünlerin üretim ve satışını bu şekilde gerçekleştirdiğini, ayrıca bahsi geçen ürünler üzerinde, ürünlerin müvekkili şirketten satın alındığı algısını yaratmak için, müvekkilinin ürünlerinde kullandığı ayrıca müvekkilinin ticaret unvanında da yer alan "..." ibaresinin kullanıldığını, davalının dava konusu bu ürünleri kalitesiz malzeme kullanmak suretiyle diğer davalılardan daha ucuza temin edip TCDD'ye sattığını, daha kalitesiz üretilen ve bu nedenle hayati tehlike saçan bu ürünlerin, davacı tarafça tespit edildiği üzere Eskişehir-Balıkesir, Niğde-Ulukışla-Adana ve Menemen Bandırma hatlarına yerleştirildiğini, bu durumun tespiti üzerinde TCDD'ye ihbarda bulunduğunu, davalıların eylemlerinin müvekkilinin patentten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ihlale neden olan üretim araçlarının ve malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalıdan 500,00 TL olmak üzere 1.500,00 TL maddi tazminatın tahsili ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25/03/2021 tarihli dilekçesi ile de işbu davadaki mesnet patentlerinin hükümsüzlüğü istemiyle açılan ve mahkemece bekletici mesele yapılan davayı kabul ettiklerini, bu nedenle davaya haksız rekabet iddiaları yönünden devam ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... ... vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin herhangi bir üretimi bulunmadığı gibi dava konusu ürünü üretip satmadığını, müvekkilinin diğer davalılarla herhangi bir ilişkisinin de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .....Ltd Şti vekili, müvekkilinin dava konusu ile ilgisinin bulunmadığını, davacının bu hususta bir delil sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ......A.Ş vekili, dava konusu taklit olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkili tarafından üretilmediğini, bu nedenle işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yabancı olan davacının MÖHUK 48. Maddesi gereğince teminat yatırması gerektiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının patente tecavüz iddiası yönünden talebini atiye terk ettiği, bu hususa davalıların itiraz etmediği, eldeki davada temel iddianın davalı ......A.Ş'nin davacıdan temin ettiğinden daha fazla ürünü TCDD'ye teslimi ile fazladan temin edilen ürünlerin taklit olduğu, diğer bir ifadeyle kendilerinin tanınmışlığından yararlanacak şekilde ve kopya ürünün itibarını da düşürmek suretiyle haksız rekabet ettiği noktalarında toplandığı, davalıların ticari defterlerinin incelemelerinden davalı ....A.Ş ile davalılar ... ve ... şirketleri arasında dava tarihine kadar düzenlenen faturaları listesinden davaya konu patent kapsamında bir satış veya üretime rastlanmadığı, anılan davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının mahkemeye sunduğu ''...'' markasının kullanımına ilişkin fatura, katalog, fuar standı, powerpoint sunum görselleri ve markanın ticari hayatta aktif bir şekilde kullanıldığını gösterir mail yazışmalarına ilişkin evrak ve görsellerden, davacının ticari hayatına başladığı günden bu yana ''...'' markasını gerek ticaret unvanı olarak gerekse ürünleri ve ürün ambalajları üzerinde yer alan markası olarak aktif ve sürekli bir biçimde kullandığı, müşteri kitlesi nezdinde doğrudan ''...'' markası olarak bilindiği, ilgili kataloglardan (...) markasının kullanımının nasıl olacağı dair yönergelerinin bulunduğu, ... markasının fuarlarda ve sunumlarında gerek müşteri kitlesi gerekse sektörde yer alan diğer şirketler ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde aktif bir şekilde kullandığı, TCDD tarafından gönderilen evrakın ve ekinde yer alan ürünlerin incelenmesi neticesinde orijinal olmadığı ileri sürülen ürünlerin gerçekten de davacı ürünleri olmadığı ve bu şekilde kopya ürünlerle davacı ürünlerinin tanınmışlığından yararlanmak suretiyle yapılan ticari işlemlerin haksız rekabet oluşturacağı, davacının haksız rekabet iddiasının ispatlanmış olması nedeniyle davacının maddi tazminat talep edebileceği, davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu da gözetildiğinde taleple bağlı kalınarak ve takdiren 1.500-TL maddi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... Mobilya bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... bakımından haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine, haksız rekabete konu malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, hüküm fıkrasının tirajı en yüksek bir gazetede masrafı bu davalıdan alınmak suretiyle ilanına, takdiren 1.500 TL maddi tazminatın bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece zararlarının tespit edilmesi yönünde hiçbir çaba harcanmadığını, bilirkişi raporunda maddi tazminat hesabı için eksik olduğu bildirilen hususların giderilmediğini, diğer taraftan davalılar ... ve ... şirketlerinin pasif husumetinin bulunduğunu, davalı .......A.Ş ile bu davalıların da haksız rekabet oluşturan fiilleri gerçekleştirdiğini, davalı ... şirketinin davacının distribütörü olarak hareket ederek aracılık ettiğini ve taklit ürünlerin üretim ve satışını bu şekilde gerçekleştirdiğini, davalı ... şirketinden ise bu ürünlerin üretimi için araç ve makine temin ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden yapılacak yargılamada zararlarının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ...A.Ş vekili, davacının davaya konu patent belgesi üzerinde hak sahibi olmadığından ve söz konusu patent hükümsüz kılındığından, davada taraf ehliyetinin bulunmadığı, mahkemece kararın gerekçesinde 'Patente Tecavüz Yönünden Değerlendirme:Bu talep davacı tarafça atiye bırakılmıştır. Davalılarca bu hususa bir itiraz getirilmemiştir. '' şeklinde değerlendirme yapılarak dava dilekçesindeki patente dayalı talepler yönünden herhangi bir hüküm tesis edilmediğini oysa tüm beyanlarında belirttikleri gibi davanın aktif husumet yokluğundan reddiyle, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, mahkemece sadece TCDD tarafından düzlenene raporun dikkate alındığını, başka hiç bir inceleme yapılmadığını, davcının haksız rekabet iddiasını ispatlayamadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, böyle bir teçhizata sahip bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmeyeceğini ayrıca MÖHUK 48 gereği davacının teminat yatırması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ihlale neden olan üretim araçlarının ve malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalıdan 500,00 TL olmak üzere 1.500,00 TL maddi tazminatın tahsili ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davacı ile aralarında dava konusu ürünlerin satımı konusunda ticari ilişki bulunan davalılardan .....A.Ş 'nin, dava dışı TCDD'ye sattığı ürünlerin bir kısmının müvekkilinden alınan ürünler olmadığını, bu ürünlerin müvekkilinin tescilli patentine konu buluşun taklidi olduğunu, anılan davalının bu ürünleri diğer davalılardan daha ucuza temin ettiğini, aynı zamanda bu ürünler üzerinde müvekkilinden temin edilmiş gibi, müvekkilinin ürünlerinde kullandığı "..." ibaresinin kullanıldığını ileri sürerek, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, tecavüz ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, ihlale neden olan üretim araçlarının ve malların imhası, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalıdan 500,00 TL olmak üzere 1.500,00 TL maddi tazminatın tahsili ve hükmün ilanı istemiyle eldeki davayı açmıştır. Görüldüğü üzere, davacının iddiaları tescilli patent hakkına ve tescilsiz marka hakkına dayalı olduğundan, davaya bakma görevi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olup, kararı istinaf eden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. Ayrıca ülkemiz ve davacının mukim olduğu Avusturya devletinin taraf olduğu Lahey Sözleşmesi'ne göre davacı teminattan muaf olduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde değildir. Davacı taraf, yargılama sırasındaki 25.03.2021 havale tarihli dilekçesinde işbu davadaki mesnet patentlerinin hükümsüzlüğü istemiyle açılan ve mahkemece bekletici mesele yapılan davayı kabul ettiklerini, bu nedenle davaya haksız rekabet iddiaları yönünden devam ettiklerini beyan etmiş, mahkemece de, karar gerekçesinde davacının patent hakkına tecavüz iddiası yönünden talebini atiye terk ettiği, davalıların bu hususa itiraz etmediği açıklanarak, kararın hüküm kısmında bu taleple ilgili herhangi bir karar verilmemiştir. Oysa dava, 6100 sayılı yeni HMK döneminde açılmış olup, 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde, uygulamada davanın geri alınması kavramı yerine, davayı takipten sarfınazar etmek, davayı takipten vazgeçmek, "davanın atiye bırakılması" tabirleri de kullanılmıştır. Davanın geri alınması, ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutularak, hakkın özünden vazgeçilmeden, dava açma hakkının ileriye bırakılması amacıyla yapılmaktadır. Burada davacı talep ettiği haktan, talep sonucundan feragat etmemektedir. Davanın geri alınması 6100 sayılı HMK'nun 123 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Zımni muvafakat yeterli değildir. Davanın geri alınması durumunda dava hiç açılmamış sayılır ve mahkemece "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilir. Davanın geri alınması durumunda, geri alma anına kadar edinilen izlenime göre, haksız olduğuna kanaat getirilen tarafa, vekalet ücreti ve yargılama giderleri de yüklenir. Davacının davasını geri almasına davalının rıza göstermemesi halinde ise davaya devam edilmeli ve talep hakkında esastan bir karar verilmelidir. Bu nedenle mahkemece davacının davasını geri almasına rıza gösterip göstermediği davalıya sorulmalı, davalı açıkça geri almaya rıza gösterir ise ona göre işlem yapılmalıdır. Bu durumda somut olayda da mahkemece öncelikle yargılama aşamasında davacının hangi tabirleri kullandığına bakılmaksızın, davacının amacının davaya konu haktan vazgeçmek mi yoksa davasını ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutarak davasını geri almak mı olduğu davacıya açıklattırılması ve sonucuna göre yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, davacının patent hakkına tecavüz iddiası yönünden taleplerini atiye terk ettiği kabul edilerek, bu talep hakkında bir karar verilmemesi doğru olmamış davalı ....A.Ş vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Davacının haksız rekabete dayalı istemlerinin incelenmesine gelince, yukarıda da belirtildiği üzere, davacının haksız rekabet iddiası, davalı ...A.Ş'nin dava dışı TCDD'ye sattığı ürünlerin bir kısmının anılan davalının müvekkilinden temin ettiği ürünler olmadığı, buna rağmen bu ürünler üzerinde, sanki müvekkilinden temin edilmiş gibi, müvekkilinin ürünlerinde kullandığı "..." ibaresini kullanmasına dayandırmaktadır. Gerçekten de dava dosyasına celp edilen ve TCDD'nin davacının ihbarı üzerine başlatığı soruşturma dosyasında, bizzat davalı ....A.Ş'nin TCCD'ye sattığı ürünler üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacıdan satın alınan ürünler olmadığı tespit edilen ürünler üzerinde, davacının hem ticaret unvanının asli unsuru oluşturan hem de tescilsiz olarak ülkemizde kullandığı dosya kapsamı ile sabit olan "..." ibaresinin yer aldığı, davalı .....A.Ş'nin bu eyleminin TTK'nın 55/1-a maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğu ve anılan davalı ile davacı arasındaki "..." ibareli ürünlerin satımı konusunda ticari ilişki bulunması karşısında davalı ....A.Ş' nin bu eyleminde kusurlu bulunduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin bu hususlardaki kabulünde bir isabetsizlik olmadığı gibi davacının haksız rekabet oluşturan "..." ibareli ürünlerin diğer davalılar tarafından üretildiğine, ürünlerin ve üretimi için gerekli araç ve makinelerin bu davalılardan temin edildiğine ve davalı ... ....Ltd Şti'nin davacının yetkili satıcısı gibi davrandığına dair iddialarını ispatlayamaması nedeniyle davalı ..... AŞ dışındaki davalılar yönünden haksız rekabet istemli davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece davacının haksız rekabet nedeniyle talep edebileceği tazminat miktarı yönünden talep bağlı kalınarak, 1500 TL maddi tazminat olarak hüküm altına alınmışsa da, maddi tazminat miktarının belirlenmesi yönünden gerekli ve yeterli inceleme yapılmamıştır. Zira, mahkemece bu hususta mali müşavir bilirkişiden alınan kök ve ek raporlarda, maddi tazminatın hesabı için bir kısım bilgi ve belgelerin eksik olduğunun bildirildiği, eksik olduğu bildirilen bilgi ve belgelerin celbi için TCCD'ye müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabından sonra alınan ek raporda da eksik olduğu bildirilen belgelerin müzekkere cevabında yer almadığı bildirilerek, maddi tazminat yönünden bir hesaplama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı ile TCDD'den celp edilen ve yukarıda bahsi geçen soruşturma dosyasından, davalı ....A.Ş'nin davacıdan 80.000 adet ürün satın aldığı, davalı ....A.Ş 'nin TCDD'ye toplam 180.119 adet ürün sattığı, bunların 80.000 adedinin orjinal olup geriye kalan 100.119,00 adet ürünün ise yukarıda açıklanan nedenlerle haksız rekabet oluşturan ürünler olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, dava konusu ürüne ait sektör uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden, davacının TTK' nın 56/1-d maddesi uyarınca, TTK'nın 56/1-e maddesinin son cümlesi de gözetilerek, talep edebileceği maddi tazminat miktarının belirlenmesi yönünden rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca kabule göre de; davacının dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, her bir davalıdan 500,00' er TL olmak üzere toplam 1500,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmasına rağmen hakkındaki dava kabul edilen davalı ...A.Ş yönünden talep aşılarak 1.500,00 TL maddi tazminat hükmedilmesi doğru olmadığı gibi mahkemece hükmedilen karar ve ilam harcının, karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanmasının mülkiyet hakkı ihlali olacağı gerekçesiyle yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmamıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar ve 21/11/2024 tarihli kararı da bu yöndedir. Her ne kadar bu yönde bir istinaf itirazında bulunulmamışsa da, harçlar kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu hususun re'sen gözetilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, Dairemizce davacı ve davalı ... Enerji İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin ve davalı ... Enerji İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve ... Enerji İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/07/2024 gün ve 2018/99 E. - 2024/339 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı ve davalı ... Enerji İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı ve davalı ... Enerji İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacı ve anılan davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/01/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...