Hukuk Genel Kurulu 2013/6-61 E. , 2013/1409 K. * TAŞINMAZI YENİ İKTİSAP EDEN MALİĞİN, ESKİ MALİK İLE YAPILAN KİRA SÖZLEŞMESİNİN TARAFI OLMASI VE KİRALAYAN SIFATINI KAZANMASI * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 254 * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 310 "" Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen, 01.03.2011 gün ve 2009/490 E., 2011/100 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili …
**Hukuk Genel Kurulu 2013/6-61 E. , 2013/1409 K.** * TAŞINMAZI YENİ İKTİSAP EDEN MALİĞİN, ESKİ MALİK İLE YAPILAN KİRA SÖZLEŞMESİNİN TARAFI OLMASI VE KİRALAYAN SIFATINI KAZANMASI * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 254 * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 310 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen, 01.03.2011 gün ve 2009/490 E., 2011/100 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 19.07.2011 gün ve 2011/7152-8350 sayılı ilamı ile; (...Dava, 30.000 TL kira parasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu 91 No'lu parselde bulunan 4 ve 5 No'lu bağımsız bölümleri 10.3.2004 tarihinde satın alarak davalı hakkında ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtıklarını, davanın kabulle sonuçlanıp kiralananın 13.11.2006 tarihinde icra marifeti ile tahliye ettirildiğini, bu davalarda 4 No'lu bağımsız bölüm için yıllık 10.800 TL, 5 No'lu bağımsız bölüm için yıllık 21.600 TL kira parası üzerinden harç yatırıldığını, davalının yıllık kira parası ve harca bir itirazda bulunmadığını, satın almanın kendisine bildirildiği 25.3.2004 tarihinden tahliye tarihine kadar da kira parası ödemediğini belirterek, şimdilik 30.000 TL kira parasının reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, ortada taraflar arasında belirlenmiş bir kira sözleşmesi ve sabit bir kira bedelinin bulunmadığını, istem kira alacağına yönelik olsa da kira tespiti niteliğinde olup süresinde açılmadığını, önceki davalarda harç miktarına itiraz edilmemesinin kira bedellerinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, müvekkilinin önceki maliklere peşin ödemeler yaptığından ikinci kez istenemeyeceğini, davacıların talep ettiği kira paralarının da fahiş ve afaki olduğunu, emsal sözleşmelere göre gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.