16. Ceza Dairesi 2019/9197 E. , 2020/2422 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Tüm sanıklar bakımından TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünü…
**16. Ceza Dairesi 2019/9197 E. , 2020/2422 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Tüm sanıklar bakımından TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ...'in duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan değerlendirme sonucunda; 1-Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Birleştirme kararı verilerek esası kapatılan ve aynı suça ilişkin olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/377 Esas sayılı dosyası ile ilgili ayrıca bir karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, davanın reddi yönünde hüküm kurulması sonuca etkili görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan yargılanan sanığın temyiz başvurusunda, “kendisine müdafi tayin edilmemesinin, savunma hakkını kısıtladığını” ileri sürmesi karşısında; Ceza Muhakemesi Hukukunda savunmanın ayrılmaz parçası olan “müdafilik” kavramı üzerinde durmak gerekecektir. Müdafi; şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı ifade eder (CMK m. 2/1-c). Müdafilik ihtiyari veya zorunlu olabilir. 1412 sayılı sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak isteğe bağlı/ihtiyari müdafilik sistemini benimsemiş, sınırlı hallerde ise kişilerin kendilerini yeterince savunamayacakları ve kamusal bir kurum olan savunmanın zaafa uğrayacağı kabulünden hareketle zorunlu müdafilik sitemini getirmiştir. 5271 sayılı CMK ise zorunlu müdafilik sistemini, istisna olmaktan çıkararak adeta kural haline getirecek şekilde genişletmiştir(C.G.K. 17.12.2009 t. 2008/1-172 E. 2009/26 K.).