İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul 12. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası kapsamında 07.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olan ödeme em…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1174 KARAR NO : 2025/1156 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 21/08/2025 NUMARASI : 2025/606 Esas (Derdest) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul 12. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası kapsamında 07.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olan ödeme emrine karşı 04.07.2025 tarihinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkil şirket, davalı şirkete 01.09.2024 tarihli sözleşme uyarınca personel servis taşımacılığı hizmeti verdiğini, hizmet bedelleri davalı şirket tarafından düzensiz şekilde ödenmiş olup, müvekkil tarafından düzenlenen 24.06.2025 tarihli cari ekstreye göre davalı şirketin bu tarihi itibarıyla 1.657.841,68 TL borcu bulunmadığını, davalı şirketin borcu kabul etmediğini, davalı şirkete ait ....com isimli mail hesabından " Ekte bulunan 30.06.2025 tarihli mutabakat mektubunu imzalayıp ve kaşeli bir şekilde tarafımıza gönderilmesini rica ederim." açıklamasıyla müvekkil şirketin mail hesabına 09.07.2025 tarihli mutabakat mektubu gönderildiğini, mutabakat mektubunda cari hesabın 30.06.2025 tarihi itibarıyla 1.657.841,68 TL alacak bakiyesi vermiş olduğu davalı şirket tarafından açıkça kabul ve beyan edildiğini, ancak bu kabul beyanına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafça 24.06.2025 tarihinde İstanbul 12. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafça 04.07.2025 söz konusu icra takibinde yer alan borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, davalı tarafça kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptaliyle İstanbul 12. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosya kapsamında ikame edilen takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...2004 sayılı İİK.m258/f.1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; talep edilen alacak muaccel olmayıp, tarafların haklılık durumu yargılamayı gerektirdiğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 01.09.2024 tarihli personel servis taşımacılığı sözleşmesi imzalanmış olup, hizmet karşılığı doğan bedellerin ödenmediğini, davalı şirketin davacıya 1.657.841,68 TL borcu bulunduğunu, Borcun kabul edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, aksine icra dosyasında haksız ve kötü niyetli bir itiraz ileri sürülerek alacağın tahsilinin sürüncemede bırakıldığını, mahkemenin ihtiyati haciz talebini “alacak muaccel değildir” gerekçesiyle reddetmesinin, İİK m.258 hükmüne ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, delillerin ortaya koyduğu açık tablo karşısında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken aksi yönde karar tesis edilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğini, davalı şirketin yalnızca bu dosya kapsamında değil, başka alacaklılar nezdinde de borçlu sıfatıyla takip ve davalara muhatap olduğunu, bu durumun davalının mali yapısının sarsıldığının ve borçlarını ödeme noktasında ciddi sıkıntılar yaşadığının göstergesi olduğunu, bu olgular da dikkate alındığında, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, Fazlaya ve faize ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla mahkeme tarafından resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haczin reddine dair kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır. Somut olayda; ihtiyati haiz isteyen ve hakkında ihtiyati haciz talep edilen şirketler arasında taşıma hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacının cari hesap ekstresine dayalı olarak icra takibi başlattığı, davalı tarafça e-mail olarak gönderildiği iddia edilen belge çıktısının davalı yetkililerince imzalanmadığının savunulduğu, bu haliyle iddia edilen alacağın varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf icelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025