11. Hukuk Dairesi 2023/1389 E. , 2024/5008 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1106 Esas, 2022/1217 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1054 E., 2018/1326 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Ad…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1389 E. , 2024/5008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1106 Esas, 2022/1217 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1054 E., 2018/1326 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ünvanlı şirketin, posta, kargo, bankacılık ve elektronik ticaret alanlarında; Türkiye çapında yaygınlaşmış hizmet ağı, iki asra yakın tecrübesi, çağdaş teknoloji ve güvenilir kadroları ile hızlı ve kaliteli kamu hizmeti sunan bir firma olduğunu, davalı ... Çocuk Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Genel yayın Yönetmeni ...'un hem dergi hem de şahsi twitter hesabından müvekkili şirketin faaliyet ve ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere inticasi açıklamalarda bulunduğunu, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar sergileyen davalının, müvekkili şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak toplumda yanlış ve yanıltıcı bir algı oluşturduğunu, müvekkili şirketin Sultangazi PTT Müdürlüğünden aralıklarla postaya verilen .... Çocuk isimli dergi gönderilerinin alıcılara ulaşmadığına dair gönderici twitter yakınmalarının dürüstlük kuralına aykırı olumsuz reklama dönüştüğünü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan eylemler kapsamında olduğunu, davalının şikayetleri giderilerek sorunun çözüme kavuşturulduğunu, müvekkili şirket ile doğrudan irtibata geçmesi gerekirken yanlış, yanıltıcı ve hatta kötüleyici beyan ve açıklamalarla müvekkili şirketin faaliyet ve ticari işlerini sosyal medyada kötüleyerek karalayıcı bir kampanya yürüten davalının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, bu paylaşımlar nedeniyle müvekkilinin ticari itibarı ile faaliyetleri zarar gördüğünden 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca haksızlığın tespitinin gerektiğini beyanla söz konusu paylaşımlardan dolayı müvekkili şirketin uğradığı zararın tazminini isteme hakları saklı kalmak kaydıyla davalının fiillerinin/paylaşımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin menine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların aynı alanda faaliyette bulunan rakip firma olmadığı, davacının hizmet veren, davalının ise hizmet alan konumunda olduğu, davalının göndermiş olduğu dergilerin büyük bir çoğunluğunun alıcılara ulaşmadığı davacının da kabulünde olup ulaşmayan dergilerin davacı tarafından satın alınarak yeniden gönderildiği, aynı sorunun tekrar ettiği ve davacının kendi içerisinde yaptığı inceleme neticesinde yaşanan soruna net bir sebep bulamadığı, dergilerin başkaları tarafından posta kutusu veya bırakıldıkları yerden alınmış olabilecekleri şeklinde bir açıklama getirdiği, oysaki davacının hizmet veren bir şirket olarak verdiği hizmetin ilk aşamasından alıcıya ulaşmasına kadar olan son aşamasına kadar basiretli bir tacir olarak davranması gerektiği, her ne kadar 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız rekabetin oluştuğundan bahsetmek için davalının, davacı ile rakip firma olması gerekmiyor ise de; günümüzde tüketicilerin aldıkları hizmetten memnuniyetsizliklerini çok sayıda dijital platformlarda ifade edebildikleri, davalı tarafından twitter hesabından yapılan yorumların, davacının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklama kapsamında değil aldığı hizmetten memnuniyetsizliği kapsamında eleştiri olarak kabul edilmesi gerekmekte olduğu ve bu nedenle haksız rekabet oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu dergileri alıcısına ulaşmadığına yönelik iddiasının müvekkili tarafından titizlikle incelenerek bu kapsamda 28/06/2017 tarih ve 32 sayılı inceleme raporunun tanzim edildiğini, davalının aldığı hizmetten memnun kalmaması halinde şikayet ve önerilerini müvekkili şirkete iletebileceğini, bu hususun davalının kendisine de bildirildiğini, buna rağmen davalının kendi twiter hesabından müvekkili şirket aleyhine paylaşımlar yaptığını ve müvekkili şirkete karşı kanunda tanımlanan haksız rekabet kapsamındaki eylemi işlediğini, bu şekilde davalının kendi twiter hesabı üzerinden müvekkili şirketin faaliyet ve ticari işleri hakkında yanlış yanıltıcı ve incitici beyanlarda bulunduğunu, müvekkilinin bu sebeple portföyünün etkilendiğini ve mesleki itibarının zedelendiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın, AİHM'nin birçok kararında ifade edildiği gibi eleştirinin sadece olumlu karşılanan veya zararsız veya tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, demokratik toplumun gereklilikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin parçası olan, rencide eden, şoke eden, rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına aldığı gözetildiğinde, kişisel değer yargısı niteliğindeki ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında ağır eleştiri olarak eleştiri hakkı kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, buna göre eleştiri niteliğindeki paylaşım haksız rekabete ilişkin düzenlemeler kapsamında kalmadığından somut olayda haksız rekabet ve manevi tazminatın koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,davalının sosyal medya paylaşımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 55 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.